Haberebakis.com
Tokat mermer ocağı projesi, Yeşilyurt ilçesine bağlı Karagöz ve Göllüalan köyleri çevresinde planlanan açık ocak faaliyeti nedeniyle tartışma yarattı. Zile Madencilik İnşaat Nakliye Enerji Sanayi Limited Şirketi tarafından Karadere mevkiinde hayata geçirilmek istenen proje için ÇED süreci başlatıldı. Proje dosyasına göre 24,85 hektarlık alan açık ocak sahasına dönüştürülecek, 1 milyon 250 bin ton kazı yapılacak.
24 HEKTARLIK AÇIK OCAK PLANI
Dosyadaki teknik verilere göre proje kapsamında 375 bin ton pasa sahada depolanacak, 18 bin 500 metreküp verimli üst toprak sıyrılacak. Bölge halkı, bu büyüklükteki bir faaliyetin Yeşilyurt Artova Ovası’nın topoğrafyasını, su dengesini ve tarımsal üretim kapasitesini kalıcı biçimde etkileyeceğini savunuyor.Yeşilyurt Karagöz-Göllüalan Çevre Komisyonu üyesi Bahadır Sarıyaprak, projenin sınırlı bir faaliyet olmadığını belirterek, rakamların ekolojik bütünlük üzerinde ciddi baskı oluşturacağını ifade etti. Sarıyaprak’a göre pasa yığınları erozyon ve su kirliliği riskini artırırken, yeraltı su rejiminde oluşabilecek değişimler içme ve sulama kaynaklarını tehdit edebilir.
SİT ALANI VE TARİHİ MİRAS RİSK ALTINDA
Proje sahasının hemen sınırında birinci derece arkeolojik sit alanı bulunduğu belirtiliyor. Yurttaşlar, bölgede Romalılardan kaldığı düşünülen kale kalıntıları, mağaralar ve eski yerleşim izlerinin yer aldığını aktarıyor. Ağır sanayi faaliyetinin bu alanlarda titreşim, toz ve hafriyat etkisi yaratabileceği kaydediliyor.Sarıyaprak, Yeşilyurt Artova Ovası’nın Türkiye genelinde tescilli 141 ovadan biri olduğunu ve ulusal ölçekte korunması gereken tarım alanı statüsünde bulunduğunu hatırlattı. ÇED sürecinde arkeolojik sit statüsü, tarımsal üretim değeri ve su kaynakları üzerindeki olası etkilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
BU PROJE YALNIZCA İKİ KÖYÜ MÜ ETKİLEYECEK?
Tokat Yeşilyurt, Artova ve Zile İlçeleri Dernekler Federasyonu Başkanı Rıza Doğan ise projenin yalnızca Karagöz ve Göllüalan köylerini değil, çevredeki Sivas sınır köylerini ve Yeşilyurt’taki diğer yerleşimleri de etkileyeceğini savundu. Doğan, Karadere’nin Yeşilırmak Havzası’na bağlandığını belirterek, toz ve atıkların tüm havzaya yayılabileceğini dile getirdi. Köy dernekleri, proje alanının yerleşimlere, mezarlıklara ve ibadethanelere yakın olduğunu ifade ediyor. Karagözgöllüalan Köyü Derneği Başkanı Duran Dikkaya, sulama suyunun proje sahasının hemen dibinden aktığını, patlatma ve hafriyat faaliyetlerinin su kalitesini etkileyebileceğini söyledi.
HUKUKİ SÜREÇ VE ÇED AŞAMASI
Proje için başlatılan ÇED süreci devam ederken, bölge temsilcileri valilik ve ilgili kurumlara itiraz dilekçelerini sunduklarını açıkladı. Önümüzdeki günlerde köylerde bilgilendirme toplantıları yapılması planlanıyor. ÇED sürecinin sonunda verilecek karar, Tokat mermer ocağı projesinin hayata geçirilip geçirilmeyeceğini belirleyecek. Uzmanlara göre bu tür projelerde işletme aşamasına geçildikten sonra oluşabilecek çevresel zararların geri dönüşü çoğu zaman mümkün olmuyor. Tokat mermer ocağı projesi, Yeşilyurt’ta su kaynakları, tarımsal üretim ve kültürel miras açısından geniş bir tartışma başlattı. ÇED sürecinde teknik raporlar ve bilirkişi değerlendirmeleri belirleyici olacak. Nihai kararın, yalnızca iki köyü değil Yeşilyurt ve çevresindeki havzayı etkileme potansiyeli bulunuyor.
Kaynak: Birgün
