Haberebakis.com
Dünyanın önde gelen teknoloji yatırımcılarından Vinod Khosla, yapay zekanın önümüzdeki yıllarda küresel ekonomi ve iş gücü piyasasında radikal değişimlere yol açabileceğini söyledi. Khosla’ya göre 2030’dan itibaren birçok meslek yapay zeka tarafından yürütülebilir hale gelirken, doğru ekonomik politikalar uygulanırsa bu dönüşüm toplum için daha büyük refah anlamına gelebilir.
YAPAY ZEKA EKONOMİYİ NASIL DEĞİŞTİREBİLİR?
Juniper Networks yatırımından yaklaşık 2.500 kat getiri elde eden ve OpenAI’a henüz 1 milyar dolar değerleme aşamasındayken 50 milyon dolar yatırım yaparak ilk kurumsal yatırımcılardan biri olan Vinod Khosla, Fortune’un Titans and Disruptors of Industry podcastinde yapay zeka ekonomisinin geleceğine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Khosla’ya göre yapay zeka yalnızca teknoloji sektörünü değil, sağlık, finans, üretim ve hizmet sektörlerini de kökten dönüştürebilir. Bu dönüşümün hem büyük fırsatlar hem de ciddi toplumsal riskler barındırdığını belirten yatırımcı, doğru politikaların uygulanması halinde daha eşit ve daha zengin bir toplumun ortaya çıkabileceğini ifade etti.
2030’DAN SONRA İŞLERİN YÜZDE 80’İNİ AI YAPABİLİR
Khosla, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisine ilişkin oldukça iddialı bir tahminde bulundu. Ona göre 2030’dan itibaren tüm işlerin yaklaşık yüzde 80’i yapay zeka tarafından yapılabilir hale gelebilir.
Bu dönüşümden etkilenebilecek meslekler arasında doktorlar, radyologlar, muhasebeciler, çip tasarımcıları ve satış profesyonelleri gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlar da bulunuyor.
Khosla, birçok meslekte yapay zekanın belirli görevleri insanlardan daha hızlı ve daha doğru yerine getirebileceğini savunuyor. Bu durumun üretim ve hizmet sektörlerinde büyük bir yapısal dönüşüm yaratabileceği değerlendiriliyor.
15 TRİLYON DOLARLIK EMEK EKONOMİSİ ORTADAN KALKABİLİR
Khosla, yapay zekanın ekonomik etkisini ABD ekonomisi üzerinden örneklendirdi. ABD’de yaklaşık 15 trilyon dolarlık gayrisafi yurtiçi hasılanın doğrudan emek gelirlerinden oluştuğunu belirten yatırımcı, yapay zeka teknolojilerinin bu değerin önemli bir bölümünü zamanla ortadan kaldırabileceğini söyledi.
İlk bakışta bu senaryonun olumsuz göründüğünü belirten Khosla, aynı zamanda bunun güçlü bir deflasyonist etki yaratabileceğini de savundu. Üretim maliyetlerinin hızla düşmesi, birçok ürün ve hizmetin çok daha ucuz hale gelmesine yol açabilir.
2040’TA 10 BİN DOLAR BUGÜNÜN 100 BİN DOLARINA DENK OLABİLİR
Khosla’nın öngörülerine göre yapay zeka ve robotik teknolojiler sağlık hizmetlerinden gıda üretimine, eğitimden konut sektörüne kadar birçok alanda maliyetleri dramatik biçimde düşürebilir.
Bu senaryoda sağlık hizmetleri, eğitim, gıda üretimi, konut ve birçok tüketim ürünü çok daha düşük maliyetlerle üretilebilir hale gelebilir.
Khosla, 2040 yılına gelindiğinde 10 bin dolarlık bir gelirin bugünün yaklaşık 100 bin dolarlık gelirine denk bir yaşam standardı sağlayabileceğini öne sürdü.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ ROBOTLAR HAYATA NASIL GİREBİLİR?
Khosla’ya göre yapay zeka destekli robotlar tarım işçiliğinden montaj hattına, perakendeden muhasebeye kadar birçok alanda görev alabilir.
Bu robotların kullanım modeli ise otomobil kiralamaya benzer bir sistemle yaygınlaşabilir. Örneğin bireyler evlerinde kullanabilecekleri robotlar için aylık bir abonelik ücreti ödeyebilir.
Khosla, gelecekte sağlık hizmetlerinin büyük bölümünün neredeyse ücretsiz hale gelebileceğini, yalnızca kalp ameliyatı gibi müdahaleli işlemlerin maliyetli kalabileceğini belirtiyor.
YAPAY ZEKA YENİ MESLEKLER DE YARATABİLİR Mİ?
Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisi konusunda farklı görüşler de bulunuyor. Bazı analizler ciddi iş kayıplarına işaret ederken, birçok finans kurumu teknolojinin aynı zamanda yeni iş alanları yaratacağını savunuyor.
Tahminlere göre 2030 yılına kadar yaklaşık 92 milyon iş ortadan kalkabilirken, aynı dönemde 170 milyon yeni iş ortaya çıkabilir. Bu yeni meslekler arasında yapay zeka yöneticileri, hesaplamalı genetik uzmanları ve yeni nesil teknoloji ürün yöneticileri gibi rollerin yer alabileceği belirtiliyor.
YAPAY ZEKA ÇAĞINDA POLİTİKA NEDEN KRİTİK?
Khosla’ya göre yapay zeka çağının en kritik meselesi teknoloji değil, politika olacak. Yatırımcı, ekonomik sistemin toplumun büyük bölümünü dışlaması halinde ciddi siyasi sonuçların ortaya çıkabileceğini belirtiyor.
“Kapitalizm demokrasinin izniyle var olur” diyen Khosla, nüfusun büyük kısmının ekonomik sistemin dışında kalması durumunda insanların kapitalizmi reddedebileceğini ifade etti.
KHOSLA’NIN ÖNERDİĞİ EKONOMİ POLİTİKALARI
Khosla, yapay zeka çağında ekonomik dengeyi korumak için bazı politika önerileri de dile getirdi. Bu öneriler arasında yıllık geliri 100 bin doların altında olanlardan gelir vergisinin kaldırılması, sermaye kazançlarının normal gelir gibi vergilendirilmesi, ulusal servet fonu kurulması, robot ve yapay zeka vergileri ile evrensel temel gelir gibi uygulamalar bulunuyor.
2030–2040 DÖNEMİ KAOTİK OLABİLİR Mİ?
Khosla’ya göre yapay zeka dönüşümü kısa vadede oldukça sarsıcı olabilir. 2030 ile 2040 arasındaki dönemin “çok kaotik” geçebileceğini söyleyen yatırımcı, ülkelerin bu dönüşüme hazırlık düzeyine göre farklı sonuçlar yaşayacağını ifade etti.
Yapay zekayı benimsemekte yavaş davranan ülkelerin ekonomik olarak geri kalabileceğini belirten Khosla, bazı katı iş gücü düzenlemelerine sahip ekonomilerin bu süreçte zorlanabileceğini söyledi.
GELECEKTE ÇALIŞMAK ZORUNLULUK OLMAYABİLİR
Khosla’ya göre yapay zeka insanların yapmak istemediği birçok işi ortadan kaldırabilir. Montaj hattı işçiliği veya ağır tarım işçiliği gibi mesleklerin azalması, insanların daha yaratıcı ve sosyal faaliyetlere yönelmesine imkân sağlayabilir.
Yatırımcıya göre gelecekte çalışmak bir zorunluluktan ziyade bir tercih haline gelebilir. Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi, hükümetlerin ve ekonomik sistemlerin bu dönüşümü nasıl yöneteceğine bağlı olacak.
