Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uyarı: Vücudun saati bozulursa…

Yeni bir araştırma, sirkadiyen ritimdeki zayıflama ve düzensizliklerin demans riskini ciddi biçimde artırdığını ortaya koydu. Günlük aktivitesi geç saatlerde zirve yapan bireylerde risk yüzde 45 daha yüksek bulundu. Uyarı: Vücudun saati bozulursa…

Yeni bir araştırma, sirkadiyen ritimdeki zayıflama ve düzensizliklerin demans riskini

Haberebakis.com

Vücudun iç saati olarak bilinen sirkadiyen ritimdeki bozulmaların, ileri yaşlarda demans gelişme riskini anlamlı ölçüde artırdığı belirlendi. Amerikan Nöroloji Akademisi’nin dergisi Neurology’de yayımlanan çalışmaya göre, zayıf ve düzensiz biyolojik saate sahip bireylerde demans olasılığı yıllar içinde belirgin şekilde yükseliyor. Araştırma, günlük aktivitenin günün hangi saatinde yoğunlaştığının da kritik bir gösterge olduğunu ortaya koyuyor.

SİRKADİYEN RİTİM NEDİR?
Sirkadiyen ritim, insan vücudunun yaklaşık 24 saatlik uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen biyolojik zamanlama sistemi olarak tanımlanıyor. Hormon salınımı, sindirim sistemi, vücut ısısı ve bilişsel performans gibi pek çok hayati işlev bu iç saat tarafından kontrol ediliyor. Beyindeki hipotalamus bölgesinde yer alan merkez, özellikle gün ışığı gibi çevresel sinyallere duyarlı çalışıyor.

Güçlü bir sirkadiyen ritme sahip bireylerde uyku ve aktivite düzeni daha dengeli seyrederken, ritmin zayıflaması vücudu çevresel değişimlere karşı daha kırılgan hale getiriyor. Uzmanlara göre bu kırılganlık, uzun vadede beyin sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bırakabiliyor.

ARAŞTIRMA NASIL YAPILDI?
Çalışma, başlangıçta demans tanısı bulunmayan ve ortalama yaşı 79 olan 2 bin 183 yaşlı birey üzerinde gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 24’ü siyah, yüzde 76’sı beyaz bireylerden oluştu. Araştırma kapsamında katılımcılar, göğüs bölgesine takılan küçük monitörleri ortalama 12 gün boyunca taşıdı.

Bu cihazlar sayesinde günlük dinlenme ve aktivite döngüleri kesintisiz biçimde ölçüldü. Elde edilen veriler, sirkadiyen ritmin gücü ve düzenliliğini değerlendirmek için analiz edildi. Katılımcılar daha sonra yaklaşık üç yıl boyunca takip edildi ve bu süre zarfında 176 kişiye demans tanısı konuldu.

RİTİM ZAYIFSA RİSK KATLANIYOR
Araştırma sonuçları, sirkadiyen ritmi en güçlü olan grupta 728 kişiden yalnızca 31’ine demans tanısı konulduğunu gösterdi. Buna karşılık ritmi en zayıf olan grupta 727 kişiden 106’sında demans gelişti. Bu veriler, en zayıf ritme sahip bireylerde demans riskinin yaklaşık 2,5 kat arttığını ortaya koydu.

Araştırmacılar, sirkadiyen ritmin gücünde her bir standart sapma düşüşünün demans riskini yüzde 54 oranında artırdığını hesapladı. Bu bulgu, biyolojik saatteki küçük değişimlerin bile uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.

AKTİVİTE SAATİ NEDEN ÖNEMLİ?
Çalışma, yalnızca ritmin gücünü değil, günlük aktivitenin günün hangi saatinde zirve yaptığını da inceledi. Günlük aktivitesi öğleden sonra 14.15 ve sonrasında en yüksek düzeye ulaşan bireylerde demans riskinin, daha erken saatlerde zirve yapanlara kıyasla yüzde 45 daha fazla olduğu belirlendi.

Erken zirve grubunda demans görülme oranı yüzde 7 olarak ölçülürken, geç zirve grubunda bu oran yüzde 10’a çıktı. Araştırmacılar, geç aktivite zirvesinin biyolojik saat ile doğal ışık-karanlık döngüsü arasındaki uyumsuzluğu yansıtabileceğini ifade ediyor.

YAŞLANMA VE DEMANS BAĞLANTISI
Çalışmanın yazarlarından Wendy Wang, yaşlanma süreciyle birlikte sirkadiyen ritimde doğal değişimler yaşandığını, ancak bu değişimlerin belirli bir eşiği aşması durumunda demans gibi nörodejeneratif hastalıklar için risk faktörü haline gelebileceğini belirtti. Wang’a göre, ritmi parçalanmış bireylerde beyin, günlük biyolojik dengeyi korumakta zorlanıyor.

Bu durumun, bilişsel işlevlerde kademeli bir gerilemeye zemin hazırladığı ve demans riskini artırdığı değerlendiriliyor. Özellikle ileri yaşlarda düzenli uyku ve aktivite alışkanlıklarının korunmasının bu nedenle kritik olduğu vurgulanıyor.

OLASI MEKANİZMALAR
Araştırmacılar, sirkadiyen ritim bozukluklarının beyinde iltihaplanmayı artırabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca düzensiz uyku-uyanıklık döngüsünün, demansla ilişkili amiloid plaklarının beyinde birikmesini kolaylaştırabileceği ifade ediliyor.

Biyolojik saatin bozulmasının, bu zararlı proteinlerin beyinden temizlenmesini zorlaştırdığı ve uzun vadede sinir hücreleri üzerinde baskı oluşturduğu düşünülüyor. Bu mekanizmalar, sirkadiyen ritim ile beyin sağlığı arasındaki güçlü ilişkiyi destekleyen biyolojik kanıtlar sunuyor.

GELECEK ÇALIŞMALAR NEYE ODAKLANACAK
Araştırmacılar, ışık terapisi, düzenli uyku saatleri ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi sirkadiyen ritmi hedefleyen müdahalelerin demans riskini azaltıp azaltamayacağının ilerleyen çalışmalarda incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle erken dönemde yapılacak müdahalelerin, riskin düşürülmesinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Çalışmanın sınırlamaları arasında uyku apnesi gibi bazı uyku bozukluklarına ilişkin verilerin analizlere dahil edilmemesi yer aldı. Bu faktörlerin sonuçlar üzerindeki olası etkilerinin gelecekte daha kapsamlı biçimde ele alınması planlanıyor.

Araştırma, vücudun iç saatindeki bozulmaların yalnızca uyku kalitesini değil, uzun vadede beyin sağlığını da doğrudan etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Sirkadiyen ritmin zayıflaması ve günlük aktivitenin geç saatlere kayması, demans riskini anlamlı biçimde artıran göstergeler arasında yer alıyor.

 

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI