Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ürperten iddia: Bu aşı hacılara var sağlıkçılara yok!

Menenjit aşısı konusunda İzmir’den dikkat çeken bir açıklama geldi. İzmir Tabip Odası Başkanı Uzman Dr. Yüce Ayhan, aşıya sağlık çalışanlarının doğrudan erişemediğini, talep yoluyla temin edildiğini söyledi.

Menenjit aşısı konusunda İzmir’den dikkat çeken bir açıklama geldi. İzmir

Haberebakis.com


Menenjit aşısı ile ilgili tartışma, 2 Mart 2026’da İzmir’de yapılan açıklamayla gündeme geldi. İzmir Tabip Odası Başkanı Uzman Dr. Yüce Ayhan, menenjit aşısının yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde bulunduğunu belirtti. Ayhan, sağlık çalışanlarının aşıya ancak İl Sağlık Müdürlükleri üzerinden özel talep oluşturarak ulaşabildiğini ifade etti.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI AŞIYA NASIL ERİŞİYOR?

Dr. Ayhan’ın açıklamasına göre menenjit aşısı, rutin olarak tüm sağlık kurumlarında erişilebilir durumda değil. Sağlık personelinin aşılanabilmesi için İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla başvuru yapılması gerekiyor.

Ayhan, bu uygulamanın özellikle menenjit vakalarıyla doğrudan temas eden sağlık çalışanları açısından koruyucu sağlık hizmetlerinde eksiklik oluşturduğunu dile getirdi. Hastaların biyolojik materyalleriyle temas, laboratuvar süreçleri ve tıbbi müdahaleler sırasında maruziyet riski bulunduğuna dikkat çekti.

TSK VE DİYANET BÜNYESİNDE AŞI BULUNUYOR

Açıklamada, menenjit aşısının Türk Silahlı Kuvvetleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde bulunduğu ifade edildi. Hac organizasyonları kapsamında bazı aşıların toplu şekilde temin edilerek uygulandığı biliniyor.

Dr. Ayhan, “Diyanet’e verilen aşılarla hacıların aşılanması isteniyor ancak sağlık çalışanları için bakanlık ve sağlık müdürlükleri bünyesinde menenjit aşısı yok” sözleriyle mevcut uygulamayı eleştirdi.

MENENJİT RİSKİ VE KORUYUCU ÖNLEM

Menenjit, bakteriyel ya da viral etkenlerle gelişebilen ve hızlı ilerleyebilen bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle meningokok kaynaklı vakalarda sağlık çalışanlarının enfekte materyalle teması risk oluşturabiliyor.

Uzmanlara göre bilinçli ya da kazara maruziyet ihtimali bulunan personelin aşı ile korunması, iş sağlığı ve güvenliği açısından temel bir önlem. Dr. Ayhan da açıklamasında, “Bilinçli ya da kazara maruziyet ihtimali bulunan sağlık çalışanlarının en temel koruyucu önlemlerden biri olan aşıyı istemeden bulma şansı yok” ifadelerini kullandı.

İZMİR’DE SAĞLIK ÇALIŞANLARI NE TALEP EDİYOR?

İzmir Tabip Odası’nın gündeme taşıdığı menenjit aşısı konusu, özellikle acil servis, enfeksiyon hastalıkları ve laboratuvar birimlerinde çalışan personelin korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden başlattı.

Meslek örgütleri, riskli vakalarla doğrudan temas eden sağlık çalışanlarının aşıya düzenli ve kolay erişiminin sağlanması gerektiğini savunuyor. Konunun, İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı düzeyinde değerlendirilmesi bekleniyor.

Menenjit aşıları, özellikle risk gruplarında ve toplu organizasyonlarda öneriliyor. Hac ve umre gibi kitlesel ibadet organizasyonlarında bazı ülkeler meningokok aşısını zorunlu tutuyor. Türkiye’de ise sağlık çalışanlarına yönelik menenjit aşılaması, risk değerlendirmesine bağlı olarak yürütülüyor.

OLASI ETKİLER VE SÜREÇ

Uzmanlar, sağlık çalışanlarının korunmasına yönelik aşı politikalarının netleştirilmesinin olası salgın risklerini azaltabileceğini belirtiyor. İzmir’de yapılan bu açıklamanın ardından, menenjit aşısının erişim koşullarına ilişkin resmi bir değerlendirme yapılıp yapılmayacağı merak konusu.

Sağlık otoritelerinin, riskli birimlerde görev yapan personel için standart bir aşı programı oluşturup oluşturmayacağı önümüzdeki süreçte netleşecek.

İzmir Tabip Odası Başkanı Uzman Dr. Yüce Ayhan’ın açıklamaları, menenjit aşısına erişim konusunda sağlık çalışanlarının karşılaştığı prosedürel engelleri gündeme taşıdı. Veriler ve uygulamalar, riskli temas ihtimali bulunan personelin korunmasına yönelik politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Kaynak: Ege’de SonSöz

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI