Haberebakis.com
Güvenlik kaynakları, YPG/SDG’nin 10 Mart Anlaşması’nda belirlenen şartlara uymaması durumunda Şam yönetiminin operasyon yapabileceğini, Türkiye’nin de bu süreçte destek sağlayacağını ifade etti. Kaynaklar, SDG’nin yıl sonuna kadar askeri yapısını lağvederek Suriye ordusuna bireysel katılım sağlamaması hâlinde yeni bir sürecin devreye gireceğini belirtti.
SURİYE’DE YENİ DÖNEM: ENTEGRASYON SÜRECİ
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre güvenlik kaynakları, Suriye’de yıllar süren çatışmaların ardından yeni bir güvenlik ve siyasi yapılanmanın şekillendiğini vurguladı. Ülkedeki ağır yıkımın yeniden imar sürecini zorunlu kıldığını belirten kaynaklar, bu sürecin hem ekonomik hem de siyasi olarak yeni bir denge oluşturacağını söyledi.
Körfez ülkeleri, Türkiye ve Mısır’ın yeniden imar çalışmalarında daha etkin rol alması beklenirken, Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptırımları kaldırmasının kritik önem taşıdığı ifade edildi.
“ORGANİZASYON OLARAK LAĞVEDİN, BİREYSEL OLARAK ORDUYA KATILIN”
Kaynaklar, YPG/SDG’nin yıl sonuna kadar Şam ordusuna entegre olmasının beklendiğini, ancak bunun bir örgüt yapısının devamı şeklinde değil, bireysel katılımlar üzerinden gerçekleşeceğini belirtti.
“Organizasyon olarak kendinizi lağvedeceksiniz. Birleşik yapı devam etmeyecek. SDG üst yönetiminin Şam hükümetinde yer almasını kesinlikle kabul etmeyiz” ifadeleri dikkat çekti.
10 MART ANLAŞMASI NEDEN KRİTİK?
Güvenlik kaynakları, taraflar arasında daha önce üzerinde uzlaşılan 10 Mart Anlaşması’nın entegrasyon sürecinin temel çerçevesini oluşturduğunu aktardı. Anlaşmadaki şartların yerine getirilmemesi hâlinde, Suriye ordusunun ülkenin birlik ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla operasyon düzenleyebileceği, Ankara’nın da bu süreçte destek sunacağı ifade edildi.
Son aylarda bazı bölgelerde ufak çaplı çatışmaların yaşanmasının, örgütün direnme çabası olarak değerlendirildiği belirtildi.
ABD, TÜRKİYE VE ŞAM YÖNETİMİ AYNI NOKTADA
Kaynaklara göre ABD, Türkiye ve Suriye, YPG/SDG’nin ülke bütünlüğüne uygun bir şekilde orduya entegre olması konusunda ortak bir noktada buluşmuş durumda. Bu durumun, sahadaki hareketliliği ve örgütün manevra alanını büyük ölçüde sınırladığı ifade ediliyor.
Öte yandan, sürece karşı çıkan aktörün İsrail olduğu ve bölgede dengeyi bozacak girişimlerde bulunduğu da değerlendirildi.
ŞAM VE ABD’DEN IŞİD’E KARŞI ORTAK OPERASYON
Geçtiğimiz hafta Suriye yönetimi ile ABD’nin ilk kez IŞİD’e karşı ortak operasyon gerçekleştirdiği belirtildi. Bu gelişmenin, YPG/SDG’nin en güçlü argümanı olarak kabul edilen “IŞİD tehdidine karşı varlık” söylemini büyük ölçüde geçersiz kıldığı kaydedildi.
Bölgedeki beş ülkenin (Türkiye, Suriye, Irak, Ürdün, Lübnan) IŞİD’e karşı ortak hareket merkezi kurma konusunda anlaşmaya vardığı ve Türkiye’nin bu merkeze personel gönderdiği ifade edildi.
ORTAK HAREKET MERKEZİ SAHADA NEYİ DEĞİŞTİRECEK?
Türkiye’nin de içinde bulunduğu ortak hareket merkezinin aktif hale gelmesiyle birlikte, terörle mücadele koordinasyonunun daha geniş bir bölgesel yapıya kavuşacağı değerlendiriliyor. Güvenlik kaynakları, merkezde şu anda Türk ve Suriyeli personelin görev aldığını belirtti.
Bu yapının, YPG/SDG’nin geleceğine ilişkin kararların daha hızlı ve uyumlu şekilde alınmasına katkı sağlayacağı öngörülüyor.
PEKİ BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Yıl sonuna yaklaşılırken tüm gözler, YPG/SDG’nin 10 Mart Anlaşması çerçevesinde nasıl bir yol izleyeceğine çevrilmiş durumda.
Kaynaklar, örgütün direnme çabalarının bir süre daha devam edebileceğini ancak sahadaki siyasi ve askeri tablo nedeniyle entegrasyonun kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Süreç tamamlanmazsa Şam yönetiminin operasyon seçeneğini masada tutmaya devam edeceği, Türkiye’nin ise destek vereceği belirtiliyor.
