Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’de kadınlar iş gücünden uzaklaşıyor

DİSK/Genel-İş Emek Araştırma Dairesi’nin raporu, Türkiye’de kadın emeğinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunları ortaya koydu. Çalışma çağındaki 33 milyon kadının büyük bölümü iş gücüne katılamazken, istihdamdaki kadınların önemli kısmı ise güvencesiz koşullarda çalışıyor.

DİSK/Genel-İş Emek Araştırma Dairesi’nin raporu, Türkiye’de kadın emeğinin karşı karşıya

Haberebakis.com 


DİSK/Genel-İş Emek Araştırma Dairesi (EMAR) tarafından hazırlanan yeni rapor, Türkiye’de kadın emeği ve istihdamındaki yapısal sorunları ortaya koydu. Rapora göre çalışma çağındaki 33 milyon kadının yaklaşık 21,5 milyonu çeşitli nedenlerle iş gücüne katılamıyor. İş gücüne dahil olan kadınlar ise çoğu zaman güvencesiz çalışma koşulları ve kayıt dışı istihdamla karşı karşıya kalıyor.

KADINLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ İŞ GÜCÜNÜN DIŞINDA
Raporda yer alan verilere göre Türkiye’de çalışma çağındaki kadın nüfusu 33 milyonu aşarken bu grubun yaklaşık yüzde 64’ü, yani 21,5 milyon kadın iş gücüne dahil olamıyor. Ev içi bakım sorumlulukları, çocuk ve yaşlı bakımı, toplumsal cinsiyet rolleri ve iş yaşamındaki yapısal eşitsizlikler bu durumun temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Kadınların büyük bölümünün ücretli çalışma hayatına katılamaması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal eşitlik açısından önemli bir sorun olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’de kadın emeğinin hâlâ görünmeyen bir ekonomik potansiyel olarak kaldığını gösteriyor.

ÜNİVERSİTE MEZUNU KADINLARDA İŞSİZLİK DİKKAT ÇEKİYOR
Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise eğitim düzeyi ile işsizlik arasındaki ilişki oldu. Verilere göre en yüksek işsizlik oranları üniversite mezunu kadınlar arasında görülüyor.

Yüksek eğitim seviyesine rağmen iş gücüne katılımın sınırlı kalması, iş piyasasında kadınlar açısından fırsat eşitsizliğinin devam ettiğini ortaya koyuyor. Eğitimli kadınların iş bulma sürecinde karşılaştıkları engeller arasında sektör tercihleri, ücret eşitsizliği ve iş–yaşam dengesi sorunları öne çıkıyor.

GÜVENCESİZ ÇALIŞMA KADINLARI NASIL ETKİLİYOR?
İşgücüne dahil olan kadınlar için ise en büyük sorunlardan biri güvencesiz çalışma koşulları. Rapora göre istihdamdaki her 10 kadından 3’ü herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmadan çalıştırılıyor.

Tam zamanlı işlerde kayıt dışı çalışma oranı yüzde 21,1 olarak hesaplanırken yarı zamanlı çalışan kadınlarda bu oran yüzde 60,7’ye kadar yükseliyor. Bu durum, çalışma biçimi değiştikçe sosyal hak kayıplarının arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle esnek ve yarı zamanlı iş modellerinin kadın emeğinde güvencesizliği derinleştirdiğine dikkat çekiyor.

SENDİKALAŞMA ORANLARI DÜŞÜK SEVİYEDE
Kadın emekçilerin örgütlenme düzeyi de raporda ele alınan başlıklardan biri oldu. Kağıt üzerinde daha yüksek oranlar görülse de gerçek sendikalaşma oranının yaklaşık yüzde 7 seviyesinde olduğu ifade ediliyor.

Sendikal örgütlenmenin önündeki yapısal engeller ve güvencesiz çalışma biçimleri, kadın emekçilerin kolektif hak mücadelesini sınırlayan faktörler arasında yer alıyor.

TÜRKİYE CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNDE ALT SIRALARDA
Raporda yer alan uluslararası karşılaştırmalar da dikkat çekici. Türkiye, küresel cinsiyet eşitsizliği endeksinde 148 ülke arasında 135’inci sırada bulunuyor. Bu tablo, kadınların ekonomik hayata katılımı, ücret eşitliği ve iş güvencesi açısından ciddi yapısal sorunların sürdüğünü gösteriyor.

BU TABLO NE ANLAMA GELİYOR?
Uzmanlara göre kadın emeğinin iş gücüne daha güçlü katılımı için bakım hizmetlerinin kamusal olarak desteklenmesi, kayıt dışı istihdamla mücadele edilmesi ve eşit ücret politikalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kadınların ekonomik hayata katılımındaki sınırlı artışın uzun vadede daha da yavaşlayabileceği ifade ediliyor.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI