Haberebakis.com
SOL Parti, Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri arasında yer alan Istranca ormanları, Longoz Ormanları Milli Parkı çevresi ve Karadeniz kıyı hattında nükleer santral kurulmak istendiğini belirterek projeye karşı çıktı. Lüleburgaz kent meydanında yapılan basın açıklamasında, nükleer santral girişiminin bölgenin ekolojik dengesi, tarım alanları ve su kaynakları açısından ciddi riskler barındırdığı vurgulandı.
LÜLEBURGAZ’DA BASIN AÇIKLAMASI
Lüleburgaz kent meydanında düzenlenen basın açıklamasını SOL Parti Kırklareli İl Sözcüsü Celal Midilli okudu. Açıklamada, Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki ormanlık alanın yanı sıra Poliçe Plajı ile kum-çakıl sahili arasındaki kıyı hattının da nükleer santral projesi kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.
“YAŞAM ALANLARIMIZI TESLİM ETMEYİZ”
Celal Midilli, SOL Parti olarak ormanların, tarım alanlarının, su havzalarının ve halkın yaşam alanlarının çok uluslu şirketlere ve yerli işbirlikçilerine bırakılmayacağını söyledi. Midilli, Trakya’nın yıllardır ağır çevresel baskı altında olduğunu belirterek, nükleer santral planının bu baskıyı daha da artıracağını dile getirdi.
TRAKYA’DA ÇEVRE MÜCADELESİNİN ARKA PLANI
Açıklamada, Trakya’daki çevre mücadelesinin 1990’lı yıllarda Ergene Nehri’nin kirletilmesiyle başladığı hatırlatıldı. Ardından yüzlerce taşocağı, kömür ocakları ve enerji projeleriyle bölgenin doğasının tahrip edildiği ifade edildi. SOL Parti, nükleer santral girişiminin bu sürecin en ağır halkası olacağını savundu.
ENERJİ AÇIĞI YOK, İKLİM KRİZİ VAR
Midilli, Türkiye’nin bir enerji açığı bulunmadığını, asıl sorunun iklim krizi olduğunu söyledi. Nükleer enerjinin dünyadaki payının 1996’da yüzde 18 iken bugün yüzde 9’a gerilediğini belirten Midilli, birçok ülkede sol ve sosyal demokrat yönetimlerin nükleer enerjiden çıkış politikaları izlediğini vurguladı.
NÜKLEER ATIK VE KAZA RİSKİ
Nükleer atıkların toprağa bırakıldığında 250 bin yıla kadar tehlike oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada, Çernobil ve Fukushima kazaları örnek gösterildi. Midilli, Çernobil faciasında yüz binlerce kişinin yaşadığı bölgeyi terk etmek zorunda kaldığını, bu kazaların nükleer enerjinin taşıdığı riskleri açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
DOĞAYA VE TARIMA ETKİLER
SOL Parti, kıyı köyü yakınında kurulması planlanan nükleer santralin yaklaşık 14 bin dönüm araziyi kaplayacağını belirtti. Santral için açılacak yollar ve enerji nakil hatları nedeniyle milyonlarca ağacın kesileceği, canlı yaşamının yok olacağı savunuldu. Ayrıca Meriç Nehri’nden çekilecek suyun tarım ve ekosistem üzerinde yıkıcı etkiler yaratacağı ifade edildi.
ÇİN ANLAŞMASI VE ELEŞTİRİLER
Basın açıklamasında, Çin ile yapılan nükleer santral anlaşmasının 2016 yılında Meclis’te sessiz sedasız yasalaştırıldığı hatırlatıldı. Lüleburgaz’daki doğalgaz çevrim santralinin bile bölgede sıcaklık artışına yol açtığı belirtilerek, nükleer santral ile Trakya’nın çölleşme riskiyle karşı karşıya kalacağı savunuldu.
ANAYASA VURGUSU VE ÇAĞRI
Midilli, Anayasa’nın 56. maddesini hatırlatarak herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı olduğunu söyledi. SOL Parti, Trakya Platformu, çevre dernekleri, bilim insanları ve hukukçuların itirazlarının yanında olduklarını açıkladı. SOL Parti, Trakya başta olmak üzere bölge halkını nükleer santral projesine karşı birleşik mücadeleye çağırdı. Açıklamada, Istrancalar’da, Longoz Ormanları’nda ve Karadeniz kıyısında nükleer santral kurulmasına izin verilmeyeceği vurgulanarak, projenin başlamadan durdurulması gerektiği belirtildi.
