Türkiye’de araç sahibi olmak her geçen gün daha zor hale gelirken, vatandaşların otomobile ve diğer motorlu taşıtlara olan ilgisi devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mayıs 2026 Motorlu Kara Taşıtları verileri hem otomotiv sektörünün mevcut durumunu hem de vatandaşların ulaşım tercihlerindeki değişimi gözler önüne seriyor.
Mayıs ayında Türkiye genelinde 159 bin 623 yeni taşıt trafiğe kaydedildi. Ancak bu rakam ilk bakışta yüksek görünse de geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,1’lik önemli bir düşüş yaşandığı dikkat çekiyor. Bu durum, yüksek araç fiyatları, krediye erişimde yaşanan zorluklar ve ekonomik belirsizliklerin otomotiv piyasasını etkilediğini gösteriyor.
Yeni kayıt yapılan taşıtların yaklaşık yarısını otomobiller oluşturdu. Toplam kayıtların yüzde 47,5’i otomobil olurken, yüzde 37,2’si motosikletlerden oluştu. Son yıllarda motosiklet kullanımındaki hızlı artış dikkat çekiyor. Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğundan kaçmak isteyen vatandaşlar motosiklete yöneliyor. Yakıt tasarrufu sağlaması ve daha düşük maliyetli olması da bu tercihi destekleyen önemli nedenler arasında bulunuyor.
Mayıs ayında trafiğe kaydedilen araç sayısı bir önceki aya göre de yüzde 12,3 azaldı. Azalış tüm taşıt türlerinde görüldü. Bu tablo, otomotiv sektöründe talebin önceki aylara göre bir miktar yavaşladığını ortaya koyuyor.
Öte yandan Türkiye’deki toplam taşıt sayısı artmaya devam ediyor. Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 34 milyon 361 bin 85’e ulaştı. Başka bir ifadeyle Türkiye’de neredeyse her iki kişiye bir araç düşüyor. Kayıtlı araçların yüzde 51,8’ini otomobiller oluştururken motosikletlerin payı yüzde 21,4’e yükselmiş durumda. Bu oran, motosiklet kullanımının artık geçici bir eğilim olmaktan çıkıp kalıcı bir ulaşım tercihi haline geldiğini gösteriyor.
Araç piyasasının canlılığını gösteren bir diğer veri ise ikinci el satışları oldu. Mayıs ayında 752 bin 150 taşıtın devri gerçekleştirildi. Bu rakam, ikinci el piyasasının sıfır araç pazarına göre çok daha hareketli olduğunu ortaya koyuyor. Vatandaşlar yüksek fiyatlar nedeniyle yeni araç almak yerine ikinci el araçlara yönelmeyi sürdürüyor.
Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan 75 bin 851 otomobilin marka dağılımına bakıldığında Renault yüzde 16,4 ile ilk sırada yer aldı. Volkswagen ikinci, Hyundai ise üçüncü sırada bulundu. Yerli ve milli otomobil markası TOGG’un yüzde 5,2’lik payla ilk sıralarda yer alması dikkat çekti. TOGG’un kısa süre içerisinde pazarda önemli bir yer edinmesi, yerli üretime olan ilginin arttığını gösteriyor.
Yılın ilk beş ayında toplam 767 bin 999 taşıt trafiğe kaydedildi. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,7 daha düşük gerçekleşti. Buna rağmen trafikteki toplam araç sayısı 745 binin üzerinde artış gösterdi. Bu durum, araç satışlarında yavaşlama olsa bile Türkiye’de motorlu taşıt sayısının büyümeye devam ettiğini ortaya koyuyor.
Verilerin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise yakıt türleri oldu. Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 40,7’si benzinli araçlardan oluşurken hibrit araçların payı yüzde 32,2’ye ulaştı. Elektrikli otomobiller ise yüzde 18,4’lük payla önemli bir seviyeye yükseldi.
Bu oranlar, Türkiye’de elektrikli ve çevre dostu araçlara olan ilginin hızla arttığını gösteriyor. Birkaç yıl öncesine kadar elektrikli araçlar istisna olarak görülürken bugün her beş yeni otomobilden yaklaşık biri elektrikli olarak satılıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, çevre bilincinin artması ve şarj altyapısının gelişmesi bu dönüşümün temel nedenleri arasında yer alıyor.
Buna karşılık trafikteki mevcut otomobillere bakıldığında dizel ve LPG’li araçların hâlâ ağırlıkta olduğu görülüyor. Bu da Türkiye’nin araç parkının zaman içerisinde dönüşmeye başladığını ancak eski araçların etkisinin devam ettiğini gösteriyor.
Araç renk tercihlerinde ise gri renk açık ara önde bulunuyor. Yılın ilk beş ayında kaydı yapılan otomobillerin yüzde 41,9’u gri renkli oldu. Beyaz ve siyah renkler de vatandaşların en çok tercih ettiği renkler arasında yer aldı. Bu durum ikinci el piyasasında daha kolay satılabilen ve daha az değer kaybeden renklerin tercih edildiğini gösteriyor.
Sonuç olarak TÜİK verileri, Türkiye otomotiv sektöründe büyümenin sürdüğünü ancak satış hızının yavaşladığını ortaya koyuyor. Yüksek maliyetler nedeniyle vatandaşlar daha dikkatli hareket ederken, ikinci el piyasası canlılığını koruyor. Elektrikli ve hibrit araçların yükselişi ise önümüzdeki yıllarda Türkiye yollarında çok daha farklı bir araç dağılımı göreceğimizin işaretlerini veriyor. Otomobil artık sadece bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda ekonomik koşulların, teknolojik dönüşümün ve tüketici tercihlerinin önemli bir göstergesi haline gelmiş durumda.

YORUMLAR