Haberebakis.com
Türkiye İstatistik Kurumu’nun Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı işbirliğiyle yürüttüğü 2024 Teknogirişim Araştırması, Türkiye’de teknogirişim ekosistemindeki cinsiyet dengesizliğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, kurulu teknogirişimlerin kurucu ortağı ya da en yüksek paya sahip aktif ortaklarının yüzde 87,1’i erkeklerden, yalnızca yüzde 12,9’u kadınlardan oluşuyor.
TEKNOGİRİŞİMLERDE CİNSİYET DAĞILIMI
TÜİK verileri, teknoloji odaklı girişimlerde kadınların temsiline ilişkin yapısal sorunu gözler önüne serdi. Erkekler, teknogirişimlerde kurucu ortaklık ve karar alma pozisyonlarında açık ara çoğunluğu oluştururken, kadınların oranı sınırlı kaldı. Uzmanlar, bu tablonun girişimcilik ekosisteminde fırsat eşitsizliğine işaret ettiğini belirtiyor.
KADINLARDA LİSANSÜSTÜ EĞİTİM DAHA YÜKSEK
Araştırmada eğitim düzeyine ilişkin veriler dikkat çekti. Erkek kurucu ortakların yüzde 46’sı lisans, yüzde 23,5’i yüksek lisans, yüzde 19,7’si doktora veya eşdeğeri mezunu olarak kaydedildi. Kadın kurucu ortaklarda ise lisans mezunlarının oranı yüzde 36,1 olurken, yüksek lisans mezunları yüzde 24,6, doktora veya eşdeğeri mezunlar yüzde 28,5 ile erkeklerin üzerine çıktı. Bu tablo, kadınların eğitim seviyesinin daha yüksek olmasına rağmen girişimlerde yeterince temsil edilmediğini ortaya koydu.
MEZUNİYET ALANLARI NE SÖYLÜYOR?
Kurucu ortakların mezun oldukları alanlarda ilk sırayı yüzde 49,7 ile mühendislik, imalat ve inşaat aldı. Bunu yüzde 12,7 ile iş, yönetim ve hukuk, yüzde 11,8 ile bilişim ve iletişim teknolojileri izledi. Teknoloji temelli alanların ağırlığına rağmen kadın temsilinin düşük kalması dikkat çekti.
TEKNOGİRİŞİMLERDE KADIN İSTİHDAMI
Araştırmaya göre, teknogirişimlerde çalışan personelin yüzde 69’unu erkekler, yüzde 31’ini kadınlar oluşturdu. Kadın istihdam oranı, kurucu ortaklık oranına kıyasla daha yüksek olsa da yönetici ve karar verici pozisyonlara yansıyan bir denge sağlanamadı. Çalışanlar arasında en yaygın eğitim düzeyi hem kadınlarda hem erkeklerde lisans mezuniyeti oldu.
DENEYİM VE KARİYER GEÇMİŞİ
Teknogirişim kurucularının yüzde 81,4’ü daha önce özel sektörde ücretli olarak çalıştığını belirtti. Katılımcıların yüzde 46,5’i girişimcilik, yüzde 31,4’ü serbest meslek, yüzde 30,3’ü kamu ve yüzde 24,4’ü akademi deneyimine sahip olduğunu aktardı. Kurucu ortakların yüzde 37,4’ünün yurt dışında eğitim veya iş deneyimi bulunduğu bildirildi.
YÜKSEK MALİYETLER EN BÜYÜK ENGEL
Araştırmada teknogirişimlerin karşılaştığı en önemli engel yüzde 80,8 ile yüksek maliyetler olarak belirlendi. Bunu özkaynak yetersizliği, kredi ve girişim sermayesine erişimde güçlük ile kamu desteklerine ulaşamama izledi. Girişimlerin yüzde 54,4’ü yeni finansman arayışında olduğunu belirtirken, gelen yatırım tekliflerinin büyük bölümünü yetersiz bulduklarını ifade etti.
İHRACAT VE AR-GE BAĞLANTISI
Teknogirişimlerin yüzde 22,8’i 2024 yılında ihracat yaptı. Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerde ihracat oranı yüzde 25,6’ya çıkarken, Ar-Ge yapmayanlarda bu oran yüzde 12,9’da kaldı. İhracatta en fazla satış yapılan bölge yüzde 66,2 ile Avrupa Birliği olurken, en büyük sorun lojistik maliyetlerin yüksekliği olarak kaydedildi.
İRADE VE POLİTİKA SORUNU
Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Eski Başkanı Nazan Moroğlu, teknogirişimlerde kadın oranının düşüklüğünü “irade ve politika sorunu” olarak değerlendirdi. Moroğlu, kadınların eğitim düzeyi yüksek olmasına rağmen karar mekanizmalarında yeterince yer alamadığını vurgulayarak, bakım yükünün kadınların istihdama katılımındaki en büyük engellerden biri olduğunu söyledi. Moroğlu, geçici özel önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. TÜİK’in 2024 verileri, Türkiye’de teknogirişim ekosisteminde kadınların potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini gösteriyor. Eğitimdeki üstünlüğe rağmen karar alma süreçlerindeki düşük temsil, yapısal politikaların yeniden ele alınmasını gündeme getiriyor. Peki bu tabloyu değiştirecek adımlar ne zaman atılacak?
