Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tabiat ve milli parklarımız yapılaşmaya açıldı!

Milli parklar ve tabiat parklarında turistik tesis yapımına izin verilmesini içeren yeni düzenleme, Resmi Gazete kararıyla yürürlüğe girdi. Milli parklar kapsamında izin sürelerinin 49 yıldan 99 yıla kadar uzatılabilmesi dikkat çekti.

Milli parklar ve tabiat parklarında turistik tesis yapımına izin verilmesini

haberebakis.com

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile milli parklar ve tabiat parklarında turistik amaçlı yapı ve tesis inşasına belirli koşullar altında izin verilebilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek süreçte izin süreleri 99 yıla kadar uzayabilecek. Düzenleme, kamu yararı ve koruma dengesi çerçevesinde uygulanacak.

MİLLİ PARKLARDA TURİSTİK TESİS İZNİ

Resmi Gazete’de yayımlanan kanun değişikliği kapsamında, milli parklar ve tabiat parklarında planlı alanlarda turistik amaçlı bina ve tesis yapılmasına izin verilebilecek. Bu izinler, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri lehine verilebilecek şekilde düzenlendi.

Süreçte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görüşü alınacak, nihai izin ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilecek. Uygulama alanlarının, imar mevzuatına uygun şekilde planlanması zorunlu olacak.

Bu kapsamda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan veya hazırlatılan uzun devreli gelişme planları, gelişme planları ve yönetim planları belirleyici olacak. Söz konusu planlar ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak yürürlüğe konulacak.

Resmi Gazete üzerinden yayımlanan düzenleme, korunan alanların kullanımına ilişkin çerçeveyi yeniden tanımlayan bir hukuki değişiklik niteliği taşıyor.

İZİN SÜRESİ VE 99 YILA KADAR UZATILDI

Yeni düzenlemede en dikkat çeken başlıklardan biri, intifa hakkı süresi oldu. Buna göre tesislere verilecek kullanım hakkı 49 yılı geçemeyecek. Ancak bu sürenin 99 yıla kadar uzatılabilmesi mümkün olacak.

Bu yapı, özellikle uzun vadeli turizm yatırımları açısından önemli bir ekonomik planlama aracı olarak değerlendiriliyor. Yatırımcılar açısından süre uzatımı, maliyet geri dönüşü ve sürdürülebilir işletme planları açısından belirleyici bir unsur haline geliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sürecin ana yürütücüsü konumunda bulunuyor.

PLANLAMA VE YAPILAŞMA SÜRECİ

Düzenleme kapsamında, milli park ve tabiat parklarında yapılacak her türlü yapılaşmanın imar mevzuatına uygun olması şartı getirildi. İmar planları, milli park gelişme planı ve tabiat parkı gelişme planı kararlarına uygun şekilde hazırlanacak.

Bu yaklaşım, korunan alanlarda kontrolsüz yapılaşmanın önüne geçilmesi amacıyla planlama disiplinini ön plana çıkarıyor. Özellikle ekosistem hassasiyeti yüksek bölgelerde yapılaşma kararlarının çok katmanlı onay süreçlerine bağlandığı görülüyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bu planlama sürecinin teknik ve idari merkezinde yer alıyor.

KORUNAN ALANLAR

Yeni yasa yalnızca yatırım ve izin süreçlerini değil, aynı zamanda koruma hükümlerini de içeriyor. Buna göre korunan alanlarda ekolojik dengeyi bozan müdahalelerde bulunanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulanabilecek.

Bu düzenleme, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde caydırıcılık unsurunu güçlendiren bir madde olarak öne çıkıyor. Özellikle milli park alanlarında izinsiz yapılaşma, doğal dokuya zarar verme veya plan dışı müdahaleler bu kapsamda değerlendirilebilecek.

Türkiye’de milli park ve tabiat parkları uzun süredir 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu çerçevesinde korunuyor. Bu alanlar, ekosistem çeşitliliği, biyolojik zenginlik ve turizm potansiyeli açısından stratejik öneme sahip bölgeler arasında yer alıyor.

Yeni düzenleme ile birlikte, uzun vadeli turizm yatırımlarına alan açılırken aynı zamanda planlı kullanım ve koruma ilkelerinin birlikte yürütülmesi hedefleniyor. Özellikle son yıllarda artan ekoturizm ve doğa turizmi talebi, bu tür düzenlemeleri gündeme taşıyan faktörler arasında gösteriliyor.

UZMAN GÖRÜŞÜ

Çevre hukuku ve kamu yönetimi alanındaki uzmanlara göre bu tür düzenlemelerde en kritik nokta, “koruma-kullanma dengesi”nin uygulamada nasıl sağlanacağı. Planlama süreçlerinin şeffaflığı ve denetim mekanizmalarının etkinliği, ekosistem üzerindeki baskının kontrol edilmesinde belirleyici olacak.

OLASI ETKİLERİ

Yeni düzenlemenin turizm yatırımlarını artırması, özellikle doğa turizmi ve kıyı turizmi bölgelerinde ekonomik hareketlilik yaratması bekleniyor. Ancak uzun süreli kullanım haklarının ekosistem üzerindeki etkileri, çevre politikaları açısından tartışma konusu olmaya devam edebilir.

Önümüzdeki süreçte, uygulama yönetmelikleri ve planlama kararlarının sahaya nasıl yansıyacağı, düzenlemenin etkisini belirleyecek temel unsur olacak.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI