Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sivas Suşehri’nde köy yaşamı tehlikede!

Sivas Suşehri’nde tamamı mera ve ormanlık alanda kalan patlatmalı mangan ocağı üç kat büyütüldü. Evlerin 10 metre yakınına kadar dayanacak proje, Üzümlü Köyü’nün yaşamını doğrudan tehdit ediyor.

Sivas Suşehri’nde tamamı mera ve ormanlık alanda kalan patlatmalı mangan

Haberebakis.com


Sivas’ın Suşehri ilçesinde tamamı mera, orman ve tarım alanı içinde kalan patlatmalı mangan ocağı için üç kat kapasite artışına onay verildi. “ÇED gerekli değildir” kararıyla genişletilen proje, Üzümlü Köyü’nü adeta maden sahasının içine hapsedecek. Venüs Etiman Madencilik’in sunduğu Proje Tanıtım Dosyası (PTD), mevcut 6,9 hektarlık alanın 24,6 hektara çıkarıldığını, yani ocağın yaklaşık üç kat büyütüldüğünü doğruluyor.

EVLERİN DİBİNE KADAR DAYANDI
PTD’de yer alan bilgilere göre kapasite artışıyla beraber maden sahası ile bir ev arasında yalnızca 10 metre kalacak. Bir diğer evin uzaklığı 25 metre olarak kaydedildi. Köyün tamamı ise 305–635 metre bandına sıkışıyor. Bu mesafelere rağmen projede delme–patlatma yöntemi kullanılacağı açıklandı. Patlatmalarda ANFO ve jelatin dinamitler kullanılacak.

Uzmanlar, bu ölçüdeki yakınlığın köyde ciddi hasarlara neden olabileceğini belirtiyor:
• ev duvarlarında ve yapılarda çatlaklar,
• şiddetli titreşim kaynaklı rahatsızlıklar,
• sürekli toz ve gürültü,
• heyelan ve şev kayması riski.

Projenin 58 yıl sürecek olması, Üzümlü Köyü’nde iki kuşağın patlatmalı maden ocağıyla iç içe yaşamak zorunda kalması anlamına geliyor.

YILLIK KAPASİTE 10 BİN TONDAN 755 BİN TONA FIRLADI
Mevcut üretim kapasitesi 10 bin ton olan mangan ocağı, kapasite artışıyla yılda 755 bin ton cevher ve pasa çıkaracak. Buna ek olarak yılda 500 bin ton pasa daha oluşacak. Böylece sahada her yıl toplam 1 milyon 255 bin ton malzeme yer değiştirecek.

Maden sahasının hemen yanında yaşayan haneler ve Üzümlü Köyü, bu hacimdeki toz, gürültü ve titreşimle yıllarca kirli havaya maruz kalacak.

MERALAR, ORMANLAR VE TARIM ARAZİLERİ MADENE AÇILIYOR
PTD’de yer alan arazi analizleri, projenin etkisini açıkça ortaya koyuyor:
Yer altı suyu maden için çekilecek ve bölgedeki su kaynakları baskı altına girecek.
Orman alanları kesilecek, kazılacak ve habitat bütünlüğü parçalanacak.
Mera alanları yok olacak, hayvancılık ağır darbe alacak.
Tarla ve bağ arazileri doğrudan maden ve pasa depolama alanına dönüşecek.
Hazineye ait tarım arazileri proje sahasının içinde kalacak.

Bu durum, köy ekonomisinin temelini oluşturan tarım ve hayvancılık için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

KÖY HALKI TEHDİDİN BOYUTUNU YENİ ÖĞRENİYOR
BirGün’e konuşan Üzümlü Köyü Muhtarı Seyfi Kılıç, kapasite artışından haberdar olduklarını ancak projenin köy yaşamını nasıl etkileyeceğini tam olarak bilemediklerini söyledi. Üzümlü halkının hukuki mücadele başlatacağını belirten Kılıç, şunları aktardı:
“Biz bu bölgede tarım ve hayvancılıkla geçiniyoruz. Yaşamımıza ve geçim kaynaklarımıza zarar verecek her adım için hukuka başvuracağız.”

Uzmanlara göre köyün bu boyutta bir patlatmalı ocakla iç içe bırakılması, yalnızca ekonomik değil, sosyal ve sağlık açısından da uzun süreli bir yıkım doğurabilir.

RİSKLER NELER?
Bölgede yıllardır süren doğal dengenin bozulmaması için en kritik unsurların başında su varlıkları ve bitki örtüsü geliyor. Maden genişlemesiyle birlikte:
• Toz yükü dramatik biçimde artacak,
• Ekosistem üzerindeki baskı yoğunlaşacak,
• Tarım arazilerinin verimliliği düşecek,
• Patlatmalar nedeniyle heyelan riskleri çoğalacak,
• Evlerin yapısal güvenliği tehdit altına girecek.

Sahadaki uzun soluklu faaliyetler, bölgenin ekolojik karakteri açısından geri dönülmez sonuçlar yaratabilir.

BÖLGEDE YAŞAYANLARI NE BEKLİYOR?
Köylüler, kapasite artışının resmen onaylanmasının ardından önümüzdeki günlerde hukuki adımlarını başlatmaya hazırlanıyor. Muhtarlık, çevre kuruluşlarıyla temasa geçerken uzmanlar, bölgedeki tarımsal varlıkların korunması için acele edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Ocağın 58 yıllık proje ömrü düşünüldüğünde, kapasite artışının yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de biçimlendireceği ifade ediliyor.

SONUÇ
Sivas Suşehri’nde üç kat büyütülen patlatmalı mangan ocağı, Üzümlü Köyü’nün yaşam dokusunu doğrudan tehdit eden uzun ömürlü bir çevre riskine dönüşmüş durumda. Mera, orman ve tarım alanlarının madene açılması; evlere metrelik uzaklıkta patlatma yapılacak olması; milyon tonluk malzeme hareketi ve su kaynaklarına olası baskı, bölgenin önümüzdeki yıllarda ciddi bir ekolojik ve sosyal tahribatla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI