haberebakis.com
Görme kaybına kadar ilerleyebilen bazı hastalıklar, uzun süre hiçbir belirti vermeden gelişebiliyor. Özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde daha sık görülen bu durum, rutin kontroller yapılmadığında ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar, bu sinsi ilerleyen tabloya karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Glokom (göz tansiyonu), göz içi basıncının artması sonucu optik sinirin zarar görmesine neden olan ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. En tehlikeli yönü ise çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle “sessiz hırsız” olarak adlandırılmasıdır.
BELİRTİ VERMEDEN İLERLİYOR
Glokomun en kritik özelliği, erken evrelerde genellikle hiçbir belirti göstermemesi. Hastaların büyük bir kısmı, görme kaybı başlayana kadar hastalığın farkına varamıyor.
Bu nedenle uzmanlar düzenli göz muayenesinin hayati olduğunun altını çiziyor.
GÖRME KAYBI GERİ DÖNMÜYOR
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte görme sinirinde kalıcı hasar oluşuyor. Bu hasar geri döndürülemiyor ve tedavi edilmezse körlüğe kadar ilerleyebiliyor.
İlk etapta çevresel (periferik) görme kaybı yaşanırken, ileri aşamalarda merkezi görme de etkilenebiliyor.
EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER
Her ne kadar çoğu zaman sessiz ilerlese de bazı durumlarda şu belirtiler görülebiliyor:
- Bulanık görme
- Göz ve baş ağrısı
- Işıkların etrafında haleler
- Görme alanında daralma
Bu belirtiler ortaya çıktığında hastalığın ilerlemiş olabileceği ifade ediliyor.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Uzmanlara göre bazı gruplar daha yüksek risk taşıyor:
- 40 yaş üstü bireyler
- Ailede glokom öyküsü olanlar
- Diyabet ve hipertansiyon hastaları
- Uzun süre kortizon kullananlar
Bu grupların düzenli kontrol yaptırması öneriliyor.
ERKEN TEŞHİS HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Glokom tamamen iyileştirilebilen bir hastalık olmasa da erken teşhis ile ilerlemesi durdurulabiliyor veya yavaşlatılabiliyor.
Tedavide genellikle göz damlaları, lazer uygulamaları veya cerrahi yöntemler tercih ediliyor.
