Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sağlık sisteminin yükünü ‘diğer’ personel taşıyor!

Sağlık Bakanlığı verilerine göre sağlık sisteminde görev yapan 549 bin 528 kişi “diğer personel” kategorisinde yer alıyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, bu çalışanların artan iş yükü ve ücret eşitsizliğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre sağlık sisteminde görev yapan 549 bin

Haberebakis.com


Sağlık Bakanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de toplam sağlık çalışanı sayısı 1 milyon 436 bin 686’ya ulaştı. Bu sayının 182 bin 879’unu hekimler, 227 bin 420’sini hemşireler oluştururken, 549 bin 528 kişi ise “diğer sağlık personeli” ve “diğer personel” kategorisinde görev yapıyor. SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, sağlık sisteminin bu geniş çalışan grubunun görünmeyen bir yük taşıdığını belirterek, görev tanımı belirsizliği ve ücret eşitsizliğine dikkat çekti.

SAĞLIK SİSTEMİNDE “DİĞER PERSONEL” SAYISI DİKKAT ÇEKİYOR
Sağlık Bakanlığı verilerine göre sistemde görev yapan 227 bin 505 kişi “diğer sağlık personeli”, 322 bin 23 kişi ise “diğer personel/hizmet alımı” kategorisinde yer alıyor. Bu iki grup birlikte değerlendirildiğinde toplam 549 bin 528 çalışanın sağlık sisteminin önemli bir bölümünü oluşturduğu görülüyor.

Bu grup içinde psikologlar, tıbbi teknologlar, anestezi teknikerleri, acil tıp teknisyenleri, sağlık işçileri ve ağız diş teknikerleri gibi elliden fazla farklı meslek yer alıyor. Bu çalışanlar, teşhis, tedavi, bakım ve destek hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol üstleniyor.

Uzmanlara göre sağlık hizmetleri yalnızca hekim ve hemşirelerden oluşmuyor; sistemin kesintisiz işlemesi için çok sayıda farklı meslek grubunun eş zamanlı çalışması gerekiyor.

SAĞLIK HİZMETLERİNDE BAŞVURU SAYISI ARTIYOR
SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, sağlık sistemine yapılan başvuruların her geçen yıl arttığını belirtti. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 bütçe teklifinde kişi başı hekime müracaat sayısının 2027 yılı için 12,6 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Karacabey, bu seviyeye 2024 yılı itibarıyla ulaşıldığını ifade etti.

Bu başvurular yalnızca muayene süreçlerini değil, aynı zamanda tedavi, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini de kapsıyor. Bu nedenle sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmı, hekim ve hemşireler dışındaki sağlık çalışanları tarafından yürütülüyor.

Sağlık politikası uzmanları, artan başvuru sayılarının sağlık çalışanları üzerindeki iş yükünü doğrudan artırdığını ve sistemin sürdürülebilirliği açısından personel planlamasının kritik önem taşıdığını belirtiyor.

GÖREV TANIMI BELİRSİZLİĞİ VE ÜCRET EŞİTSİZLİĞİ GÜNDEMDE
Karacabey, sağlık çalışanlarının önemli bir bölümünün görev tanımlarının net olmamasının iş yükünü artırdığını ifade etti. Özellikle psikologlar, teknikerler ve teknik personelin artan hizmet talebi nedeniyle daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Ayrıca düşük taban ödeme katsayıları, ücret farkları ve fazla mesai yükünün sağlık çalışanları arasında ekonomik eşitsizlik yarattığı ifade ediliyor. Fazla mesai ve nöbet uygulamalarının çalışanların çalışma koşullarını doğrudan etkilediği belirtiliyor.

Sağlık sendikaları, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından tüm meslek gruplarının eşit koşullarda değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

SAĞLIK SİSTEMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ NASIL ETKİLENİYOR?
Uzmanlara göre sağlık sisteminde görev yapan tüm personel, hizmet zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Teşhis süreçlerinden tedaviye, hasta bakımından teknik destek hizmetlerine kadar birçok aşamada farklı meslek grupları görev alıyor.

Personel dağılımı, çalışma koşulları ve görev tanımlarının netleştirilmesi, sağlık sisteminin verimli işlemesi açısından kritik unsurlar arasında yer alıyor.

Artan hasta başvuru sayıları, sağlık hizmetlerine olan talebin büyüdüğünü gösterirken, bu durumun sağlık çalışanlarının iş yükünü doğrudan etkilediği ifade ediliyor.

GELECEKTE SAĞLIK PERSONELİ POLİTİKALARI NASIL ŞEKİLLENECEK?
Sağlık sisteminde çalışan sayısının artması, sağlık hizmetlerine erişimin genişlediğini gösterirken, çalışma koşulları ve görev dağılımı konusundaki düzenlemeler önemini koruyor.

Önümüzdeki dönemde sağlık çalışanlarının görev tanımları, çalışma koşulları ve ücret politikalarına yönelik yapılacak düzenlemeler, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak.

Sağlık hizmetlerine yönelik talebin artmaya devam etmesi, sağlık çalışanlarının rolünü daha da kritik hale getiriyor.

Kaynak: Cumhuriyet

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI