Karavan da yaşamak kimilerine göre bir tutku , kimilerine göre ise bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Karavanda yaşamak veya seyahat etmek hemen hemen tüm insanların hayali ve özlemidir. Ancak bazıları ekonomik zorluklar bazıları ise kendilerine zaman ayıramadıkları için bu hayallerini sürekli erteleyip dururlar.
Karavan hayatına tutku ile bağlanan kişiler bu hayallerini gerçekleştirmiş olmanın verdiği mutluluk ile buldukları her fırsatta seyahat eder, yeni yerleri keşfeder ve yeni dostluklar kurmanın mutluluğunu yaşarlar.
Karavanda tam zamanlı yaşamak bir tutku olduğu gibi bazı durumlarda ise zorunlu olarak tercih edilen bir durumdur. Karavanda zorunlu yaşamak durumunda kalan insanlar ise çoğunlukla ekonomik şartların doğurduğu bir zorunluluktur. Özellikle ev kiralarının yüksekliği insanlarda barınma sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tüm bunların sonucu olarak karşımıza özellikle sahil bölgelerinde yerel yönetimlerin müdahale etmediği alanlarda bu gibi insanların toplu olarak yerleşmeleri ve özellikle çevre temizliği ve hijyen gibi sorunların yaşandığı bir takım alanlar oluşturmaktadırlar. Bu gibi yerleşik yerlerin yöre halkı tarafından şikayet konusu olduğunda bundan tüm karavan camiası etkilenmektedir. Karavancılara çok yerlerde tabiri caiz ise istilacı (çökmeci) gözü ile bakılmaktadır.(Bu tabir için affınıza sığınıyorum.)
Bu algıyı ortadan kaldırmak için derneklerimizin kendi bölgelerinde ve bulundukları ortamlarda doğru karavancılığı ve karavan hayatını anlatabilmeleri gerekmektedir. Aksi halde toplumun karavancılara bakış açılarını değiştirmemiz mümkün değildir.
Saygılarımla
Birol Akel
Ankara Kamp Karavan Derneği Başkanı

YORUMLAR