Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Birol Akel / Ankara Kamp ve Karavan Derneği Başkanı
Birol Akel / Ankara Kamp ve Karavan Derneği Başkanı

Rota / Karavancılık ve karavan yaşamı

Türkiye’de uzun yıllardır yapılan ancak pandemi dönemi ile artan bir karavan tutkusu ve karavan hayatı yaşanmaya başlanmıştır.

 

Ancak öncelikle karavancılık ve karavan yaşamı ne demek bunu bilmemiz gerekli diye düşünüyorum. Karancılığın; doğayı , hayvanı ve insanı sevmeyi ve insanın kendisi ile barışık olmayı gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu düşünüyorum. (Bu benim naçizane fikrim başkaları farklı düşünebilir.)

Fakat şu varki son yıllarda karavancı ile karavan sahibi olma birbirine karıştırılmış ve ortaya bir çok sorunlar çıkmaya başlamıştır. Bu sorunların başında konaklama ve kamp yeri sorunlar geliyor. Karavan alımının temelinde çoğunlukla “ucuz tatil” anlayışı bulunuyor. Özellikle “kırmızı dönem” olarak adlandırılan temmuz–ağustos aylarında Ege ve Akdeniz bölgelerine yoğun talep oluşuyor. Bu talep, tatil yörelerinin merkezi noktalarında aşırı kalabalığa yol açıyor. Yoğunluk nedeniyle yerel halk ve diğer tatilciler şikâyetlerini artırıyor. Bu şikâyetlerin ardından çeşitli yasaklar uygulanmaya başlandı. Bu nedenle karavanla tatil yapmak isteyenler sorunlarla karşılaşıyor ve bu sorunlar devam ediyor.

Şu da var ki; herkes bu dönemlerde adı geçen bölgelerde tatil yapmak isteyebilir kimse de bu duruma karışamaz bu insanların en doğal hakkıdır. Ancak bunu yaparken başka insanlarında haklarını düşünmek zorundayız. Bu nedenle eğer ki Ege ve Akdeniz bölgelerini tercih edeceksek bu durumda ya ücretli kamp alanlarını yada merkezlerin dışındaki sahil alanlarını karavan kampı olarak kullanırsak bu gibi sorunların ve yasakların azalacağını düşünüyorum.

 

Gelelim asıl meseleye;

Gerçek karavancı ve karavan hayatını seven insanlar zorunlu olmadıkça temmuz ve ağustos aylarında Ege ve Akdeniz bölgelerini tercih etmezler. Onlar Karadeniz ve Anadolunun diğer keşfedilmemiş bakir bölgeierinde hiçbir sıkıntı ve sorunla karşılaşmadan gönüllerince seyahat edebilirler.

 

Herkes karavan sahibi olabilir ancak herkes karavancı olamaz.

Her karavan sahibini karavancı olarak adlandırmak ve sınıflandırmanın doğru bir tespit olduğunu düşünmüyorum.

Bu nedenle gerçek karavan ve kamp sevdalılarının birlik olması ve özellikle DERNEKLEŞME yolu ile güçlü SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI oluşturmak sureti ile ancak söz sahibi olup bu kavramların doğru yönetilmesi ve yerel yönetimlerin üzerinde baskı oluşturabileceği kanatindeyim.

 

Saygılarımla.

Birol Akel

Ankara Kamp ve Karavan Derneği Başkanı

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI