haberebakis.com
Türkiye ekonomisinde son dönemde açıklanan veriler, önemli bir eşik noktasına işaret ediyor. Özellikle dış finansman kalemlerinde yaşanan hareketlilik, ekonomi çevrelerinin yakın takibinde. Kısa sürede yaşanan artış, hem kamu hem de özel sektör tarafında dikkat çekerken, piyasalarda da yankı buldu. Uzmanlar, bu tablonun orta ve uzun vadeli etkilerinin belirleyici olacağı görüşünde.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı verilere göre, 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla Türkiye’nin toplam brüt dış borç stoku yüzde 3,5 artarak 539 milyar dolara yükseldi ve rekor seviyeye ulaştı. Aynı dönemde kısa vadeli borç 170,7 milyar dolara, uzun vadeli borç ise 368,2 milyar dolara çıktı.
ÜÇ YILDA DİKKAT ÇEKEN SIÇRAMA
Veriler, sadece dönemsel değil, yapısal bir artışa da işaret ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve başladığı 2023’ten bu yana dış borç stokunun yaklaşık 135 milyar dolar arttığı ve yüzde 33’ün üzerinde yükseldiği görülüyor.
ÖZEL SEKTÖR BORCU BAŞI ÇEKİYOR
Dış borç dağılımında en büyük pay özel sektöre ait. 2026 ikinci çeyrek itibarıyla özel sektörün dış borcu 318 milyar dolara ulaşırken, kamu sektörünün borcu 197,9 milyar dolar seviyesine çıktı.
BORCUN YARISI DOLAR CİNSİNDEN
Borç yapısına bakıldığında döviz kompozisyonu dikkat çekiyor. Toplam dış borcun yaklaşık yüzde 49’u ABD doları, yüzde 28,8’i euro cinsinden. Bu durum, kur dalgalanmalarının borç yükü üzerindeki etkisini artırıyor.
GERİ ÖDEME TAKVİMİ NE SÖYLÜYOR?
Ödeme projeksiyonlarına göre borcun büyük kısmı uzun vadeye yayılmış durumda. Anapara geri ödemelerinin önemli bölümü 24 ay ve üzeri vadelerde yoğunlaşırken, kısa vadede özellikle özel sektör kaynaklı yükümlülükler öne çıkıyor.
EKONOMİ YÖNETİMİ NE DİYOR?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dış borcun milli gelire oranının gelişmekte olan ülkeler ortalamasına kıyasla daha düşük seviyede olduğunu savunuyor. Buna karşın ekonomistler, borcun mutlak büyüklüğündeki artışın dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
