haberebakis.com
185 yıllık geçmişe sahip PTT’nin Türkiye Varlık Fonu’na devrinin ardından hızla bozulan mali yapısı, 2024 yılı sonu itibarıyla rekor düzeyde zararla ortaya çıktı. Kurumun 2018’de kâr açıklamasına rağmen devredildiği fon süreci sonrasında her yıl düzenli olarak zarar etmesi dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı son rapor, PTT’nin toplam zararının 3,6 milyar TL’ye ulaştığını gösterdi.
TOPLAM ZARAR NASIL BU NOKTAYA GELDİ?
PTT’nin uzun yıllar boyunca istikrarlı bir finansal çizgi izlediği biliniyordu. Ancak 2018’deki Türkiye Varlık Fonu devri, kurumun ekonomik dengelerinde belirgin bir kırılma yarattı. Aynı yıl 216 milyon TL kâr açıklayan PTT, 2019’dan itibaren her yıl düzenli olarak zarar yazmaya başladı. Bu değişimin nedenleri konusunda kurum içindeki yönetim uygulamaları, liyakat tartışmaları ve etkisiz mali stratejiler ön plana çıkıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kamuoyuna sunulan Kamu İşletmeleri Raporu, PTT’nin mali tablosundaki bu hızlı bozulmayı detaylarıyla ortaya koyuyor. Rapora göre 2024 yılı sonunda açıklanan toplam zarar 3 milyar 613 milyon TL olarak kaydedildi. Bu rakam, bir önceki yılın zararının yüzde 51 üzerinde gerçekleşti.
VARLIK FONU DEVİRDEN SONRA SÜREKLİ ZARAR AÇIKLANDI?
PTT’nin Türkiye Varlık Fonu’na devri, kurumun işletme yapısında ciddi değişikliklere yol açtı. 2018’de hisselerin bir kısmının devredilmesinin ardından ortaya çıkan mali sonuçlar, bu dönüşümün kurum açısından beklenen verimliliği sağlamadığını gösteriyor.
2019 yılında 1 milyar 218 milyon TL zarar açıklayan PTT, sonraki yıllarda da benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldı. Kurumun zarar rakamları 2020-2024 arasında şöyle şekillendi:
-
2020: 741 milyon TL
-
2021: 387 milyon TL
-
2022: 259 milyon TL
-
2023: 2 milyar 388 milyon TL
-
2024: 3 milyar 613 milyon TL
Bu tablo, PTT’nin zarar eğrisinin her yıl daha da derinleştiğini gösterirken, kamu kaynaklarının işleyişi konusunda da tartışmaları artırıyor.
YÖNETİMDEKİ DEĞİŞİKLİKLER TABLOYU NASIL ETKİLEDİ?
Kurum içi yönetim atamaları ve liyakat tartışmaları da PTT’nin mali yapısındaki bozulmanın nedenleri arasında gösteriliyor. PTT Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Mükremin Kara’nın geçmişte İBB Kültür A.Ş’de yönetim kurulu üyeliği yaptığı biliniyor. 2011-2019 döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Kara, 2020’de PTT’nin bir iştirakine, 2021’de ise PTT Genel Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi.
Kurumun tepe yönetimindeki bu atamalar, kamu işletmelerinde etkin yönetim, hesap verebilirlik ve mali disiplin başlıklarını yeniden gündeme taşıyor.
PTT’DEKİ MALİ BOZULMA KAMUYA NASIL YANSIYOR?
PTT’nin art arda zarar açıklaması, kamu işletmelerinin genel performansını da etkiliyor. Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki bazı kurumlarda benzer eğilimler görülmesi, fon yönetiminin şeffaflığı ve etkinliği konusunda tartışmaların yoğunlaşmasına neden oluyor.
Ekonomistler, kamu kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için PTT gibi köklü kurumlarda mali disiplinin güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca kurum içi işleyişte profesyonelleşme, denetim mekanizmalarının etkinliği ve gelir-gider dengesinin yeniden kurulması önem taşıyor.
PTT’nin artan zarar tablosu, 2025 yılı bütçe planlamasında da yakından izlenecek. Kamu işletmelerindeki denetim süreçlerinin güçlendirilmesi, Varlık Fonu uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi ve mali disiplinin sağlanması, PTT’nin gelecekteki performansının belirleyici başlıkları olacak. Yetkililerin yeni bir strateji açıklayıp açıklamayacağı ise merak konusu.
Kaynak: Sözcü
