haberebakis.com
Türkiye’de otizm sıklığı son 20 yılda 2 bin 500’de 1’den 30’da 1’e yükseldi. Artışın nedenleri tartışılsa da, uzmanlara göre asıl sorun otizmli çocukların eğitimde karşılaştığı yetersizlikler. KEDİ Derneği Başkanı Serap Dikmen, hem devlet destekli özel eğitim saatlerinin hem de uygulamadaki nitelik sorunlarının aileleri ciddi biçimde zorladığını söyledi.
UYGULAMA OKULLARINDA ÖĞRETMEN AÇIĞI BÜYÜYOR
Otizmli öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren uygulama okulları, özel ihtiyaçları olan çocuklara destek sunmayı amaçlıyor. Ancak Serap Dikmen’e göre bu okulların en temel sorunu öğretmen yetersizliği. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde dahi sınıfların kapasitesi artarken öğretmen sayısının aynı hızda artmadığını belirten Dikmen, bu durumun aileleri alternatif eğitim arayışına ittiğini ifade etti.
‘YÖNETMELİK VAR AMA UYGULAMA YOK’
Dikmen’e göre geniş kitleyi ilgilendiren bir başka sorun da yaygın eğitim okullarında yaşanıyor. Otizmli çocukların özel eğitim sınıflarında ya da tam zamanlı kaynaştırma öğrencisi olarak eğitim aldığı bu sistemde, yasal düzenlemeler sahaya tam olarak yansımıyor. Birçok okulda destek eğitim odasının bulunmadığını söyleyen Dikmen, bireyselleştirilmiş eğitim planlarının ise çoğu zaman “kopyala-yapıştır” yöntemiyle hazırlandığını dile getirdi.
AKRAN ZORBALIĞI VE BİLGİ EKSİKLİĞİ
Dikmen, öğrencilerin bazı okullarda akran zorbalığına ve öğretmen kaynaklı sorunlara maruz kaldığını belirterek, sorunun temelinde farkındalık eksikliği olduğunu söyledi. Çocukların akranlarının bilgilendirilmemesinin kaynaştırma sürecini zorlaştırdığını vurgulayan Dikmen, “Farklılıkla yaşama kültürü hâlâ yeterince öğretilmiyor” değerlendirmesinde bulundu.
ÖZEL EĞİTİMDE 8 SAAT SINIRI AİLELERİ ZORLUYOR
Otizmli çocukların devlet tarafından karşılanan 8 saatlik aylık özel eğitim hakkı, ailelere göre yetersiz. Uzmanlar özellikle erken yaşlarda yoğun eğitimin gerekli olduğunu belirtirken, birçok aile dışarıdan ek seans almak zorunda kalıyor. Ancak maliyetler oldukça yüksek. Öğretmenlerin 2025’teki saatlik ders ücretinin bin TL’den başlaması, aylık ücretleri ciddi biçimde artırıyor. Haftada 20 saatlik bir eğitim planı uygulandığında aylık tutar 80 bin TL’yi bulabiliyor.
‘OTİZMLİ AİLELER ÜZERİNDEN SEKTÖR OLUŞTU’
Serap Dikmen, ailelerin yüksek maliyetler nedeniyle önemli sıkıntılar yaşadığını, bazı ailelerin ev ve araba gibi varlıklarını satmak zorunda kaldığını söyledi. Maddi durumu uygun olan ailelerin çocuklarında daha hızlı ilerleme görüldüğünü belirten Dikmen, bu durumun sosyal eşitsizliği artırdığını vurguladı.
TERAPİLERİN MALİYETİ SÜREKLİ ARTIYOR
Otizmli çocuklar için iletişim terapisi, ergoterapi, duyusal bütünleştirme ve drama gibi yöntemler önem taşıyor. Ancak bu alanlarda da yüksek ücretler söz konusu. Bir eğitim merkezinin 40 seanslık paketinin 64 bin 400 TL + KDV olması, ergoterapi saatlik ücretlerinin 850 TL’ye ulaşması ve drama terapilerinin seansının 650 TL’ye yükselmesi ailelerin üzerindeki ekonomik yükü artırıyor.
NİTELİK VE İÇERİK DENETİMİ EKSİK
Dikmen, özel eğitim veren kurumların içerik anlamında yeterince denetlenmediğini söyledi. Eğitimlerin niteliğinin kurumdan kuruma büyük farklılık gösterdiğini vurgulayan Dikmen, bazı yerlerde çocuklara vaat edilen programların uygulanmadığını belirtti.
‘GÖRÜNMEZ ENGEL’ VE SİYASİ İLGİ SORUNU
Otizmli çocukların kamu politikalarında yeterince yer bulamadığını ifade eden Dikmen, görünmez engel kavramının bu durumu açıklayan önemli bir çerçeve sunduğunu söyledi. Siyasilerin görünürlüğü yüksek engel gruplarına daha fazla ilgi gösterdiğini belirten Dikmen, otizm konusunda farkındalık çalışmalarının aileler tarafından omuzlandığını vurguladı.
OTİZMLİ YETİŞKİNLER İÇİN DESTEK YOK
Dikmen’e göre bir diğer önemli sorun, otizmli bireylerin yetişkinliğe geçişte sistemden tamamen kopması. Yetişkinler için istihdam, sosyal yaşam ve bağımsız yaşam becerilerine yönelik programların bulunmaması, ailelerin kaygılarını artırıyor. Mevcut durumda yetişkin otizmliler çoğunlukla evde kapalı bir yaşam sürüyor.
SAĞLIKTA DA SORUNLAR YAŞANIYOR
Ailelerin hastanelerde de çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirten Dikmen, bazı sağlık çalışanlarının otizme dair yeterli bilgiye sahip olmamasının süreci zorlaştırdığını söyledi. Ayrıca bazı raporların süreli olması nedeniyle aileler sürekli hastaneye gitmek zorunda kalıyor.
OTİZM VERİLERİ: ARTAN İHTİYAÇ, ARTMAYAN DESTEK
Mustafa Otrar’ın TBMM’de paylaştığı verilere göre Türkiye’de yaklaşık 1 milyon otizmli birey bulunuyor. Son 5 yılda 93 bin 447 öğrenci otizm teşhisi aldı. 2025 yılı itibarıyla 11 bin 782 çocuğa yeni tanı kondu. Kaynaştırma eğitimlerinden yararlanan otizmli öğrenci sayısı 428 bine yaklaştı. Uzmanlara göre bu sayının 2030’da 750 bine, 2050’de ise 1 milyonun üzerine çıkması bekleniyor.
OTİZMİN NEDENİ NE?
Otizme yönelik pek çok iddia olsa da kesin bir neden henüz belirlenmiş değil. Serap Dikmen, otizmin genetik temelli olduğunu ve çevresel etkenlerden de etkilendiğini söyledi.
AİLELER NE İSTİYOR?
Ailelerin temel talepleri arasında erken tanı, nitelikli ve ücretsiz eğitim, gölge öğretmen desteği, sağlık hizmetlerine hızlı erişim, özel eğitim masraflarının karşılanması ve yetişkinlik dönemine yönelik planlama bulunuyor. Ailelere göre bu adımlar atılmadıkça otizmli bireylerin sosyal hayata katılımı sınırlı kalacak.
