Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Otizmli ailelerin sessiz çığlığı büyüyor!

Otizmli bireylerin aileleri, yıllardır çözülmeyen sorunlara dikkat çekerek ses yükseltti. Eğitimden sağlığa birçok alanda yaşanan aksaklıklar, çocukların geleceğini doğrudan etkiliyor. Peki sistem neden işlemiyor? İşte çarpıcı detaylar…

Otizmli bireylerin aileleri, yıllardır çözülmeyen sorunlara dikkat çekerek ses yükseltti.

haberebakis.com

2 Nisan Otizm Farkındalık Günü öncesinde aileler, karşı karşıya kaldıkları zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye genelinde otizmli bireylerin eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişiminde yaşanan sorunların giderek büyüdüğü belirtiliyor. Aileler, sistemde ciddi bir boşluk olduğunu ifade ediyor.

Otizmli çocukların aileleri, “randevu yoksa rapor yok, rapor yoksa eğitim yok” diyerek sistemin temel hizmetlere erişimde tıkandığını vurguladı. Uzmanlar ve aileler, kurumlar arasında sorumluluk karmaşası yaşandığını ve birçok durumda hiçbir kurumun süreci sahiplenmediğini belirtiyor.

EĞİTİM SİSTEMİ EN BÜYÜK SORUN

Ailelerin en çok şikâyet ettiği konu eğitim oldu.

Otizmli bireylerin eğitim hakkının kağıt üzerinde var olduğu ancak uygulamada ciddi engellerle karşılaşıldığı ifade ediliyor. Aileler, çocukların okula kabul edilse bile sistem içinde dışlandığını savunuyor.

Uzmanlara göre erken ve kesintisiz eğitim, otizmli bireylerin gelişimi açısından kritik önem taşıyor.

“KURUMLAR TOPU BİRBİRİNE ATIYOR”

Aileler, kamu kurumları arasındaki koordinasyon eksikliğine dikkat çekiyor.

Bir kurumun sorumluluğu diğerine yönlendirdiği, ancak çözüm üreten bir mekanizmanın bulunmadığı belirtiliyor. Bu durumun, aileleri kendi başlarına mücadele etmek zorunda bıraktığı ifade ediliyor.

SAĞLIK SİSTEMİNDE UZUN BEKLEME SÜRELERİ

Tanı ve rapor süreçlerinde yaşanan gecikmeler de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.

Hastanelerde uzun randevu sürelerinin, özellikle otizmli çocuklar için ciddi zorluklar yarattığı belirtiliyor. Uzmanlara göre bu süreçler hem çocuklar hem de aileler için yıpratıcı hale geliyor.

18 YAŞ SONRASI BÜYÜK BOŞLUK

Ailelerin en büyük kaygılarından biri de çocukların yetişkinlik dönemi.

18 yaş sonrası eğitim ve sosyal desteklerin büyük ölçüde sona erdiği ifade ediliyor. İstihdam olanaklarının sınırlı olması, otizmli bireylerin toplumsal hayata katılımını zorlaştırıyor.

“BENDEN SONRA NE OLACAK?” ENDİŞESİ

Aileler için en kritik soru ise geleceğe dair belirsizlik.

Otizmli bireylerin bakımının büyük ölçüde ailelere bağlı olması, özellikle ebeveynlerin yaşlanmasıyla birlikte ciddi bir endişe yaratıyor. Bu durum, sosyal devlet mekanizmalarının yetersizliği tartışmasını yeniden gündeme getiriyor.

Uzmanlara göre dünyada her 36 çocuktan 1’ine otizm spektrum bozukluğu tanısı konuluyor. Bu oran, otizmin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir mesele haline geldiğini gösteriyor.

Türkiye’de ise son yıllarda farkındalık artmış olsa da uygulamada sistemsel eksikliklerin devam ettiği belirtiliyor. Hazırlanan eylem planlarının sahaya yeterince yansımadığı yönünde eleştiriler bulunuyor.

Otizmli bireylerin en büyük sorunu ne?
Eğitim, sağlık hizmetleri ve sosyal desteklere erişimde yaşanan sistemsel eksiklikler.

Aileler neden “yalnız bırakıldık” diyor?
Kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve yeterli destek mekanizmasının olmaması nedeniyle.

En büyük endişe ne?
Otizmli bireylerin 18 yaş sonrası yaşamı ve aileler sonrası bakım süreci.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI