Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Orman, tarla, su: Hepsi aynı projede!

Tekirdağ’da Kalyon Enerji’nin planladığı depolamalı RES projesi için ÇED olumlu kararı verildi. Projenin orman alanları, tarım arazileri ve içme suyu koruma sahalarıyla çakışması dikkat çekti.

Tekirdağ’da Kalyon Enerji’nin planladığı depolamalı RES projesi için ÇED olumlu

Haberebakis.com


Tekirdağ’da Ergene Havzası sınırları içinde planlanan Kalyon RES projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED olumlu kararı verildi. AKP’ye yakınlığıyla bilinen Kalyon Holding’e bağlı Kalyon Enerji’nin 2 milyar 821 milyon TL bedelle hayata geçirmeyi planladığı proje, orman alanları, tarım arazileri ve içme suyu koruma sahalarıyla çakışmasına rağmen onay aldı. Karar, bölgenin çevresel hassasiyeti nedeniyle kamuoyunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

PROJE NEREDE KURULACAK?
Kalyon RES projesi, Ergene Havzası çevre düzeni planı kapsamında kritik olarak tanımlanan alanlarda yer alıyor. Proje sahası; tarım arazisi, orman alanı, taşkın alanı, jeolojik sakıncalı alan, yeraltı suyu besleme alanı ve aşırı yeraltı suyu çekim alanı statüsündeki bölgelerle çakışıyor.

Bu alanlar, Trakya Bölgesi’nin hem gıda üretimi hem de su güvenliği açısından en hassas noktaları arasında bulunuyor. Buna rağmen projeye ÇED olumlu kararı verilmesi, planlama ilkeleri ve çevre politikaları açısından soru işaretleri yarattı.

TÜRBİNLERİN TAMAMI ORMANDA
Proje tanıtım dosyasına göre, kurulması planlanan 29 rüzgar türbininin tamamı orman arazisi vasfındaki alanlar içinde konumlandırıldı. Türbin sahaları, bağlantı yolları ve altyapı çalışmaları için ağaç kesimi yapılacağı belirtilmesine rağmen, kesilecek ağaç sayısına ilişkin net bir veri ÇED dosyasında yer almadı.

Uzmanlar, bu tür projelerde ağaç kesim miktarının açıkça belirtilmemesinin ekosistem üzerindeki etkinin sağlıklı biçimde değerlendirilmesini zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Orman alanlarının parçalanmasının, biyolojik çeşitlilik üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceği vurgulanıyor.

SU KAYNAKLARIYLA ÇAKIŞMA
Santral sahası içinde sürekli akışa sahip Monika Deresi ile Palamut, Gölge ve Domuz dereleri gibi çok sayıda mevsimsel akışlı dere bulunuyor. Ayrıca proje alanı, İkizgöller, Kazak ve Çatal göletlerinin yakın çevresinde yer alıyor.

ÇED raporunda, şalt sahası ile bazı türbinlerin Yoncalı Barajı içme ve kullanma suyu koruma alanlarıyla yeraltı suyu besleme sahaları içinde kaldığı bilgisi de yer aldı. Bu durum, projenin yalnızca yüzey sularını değil, yeraltı suyu rezervlerini de etkileyebileceği yönünde endişelere neden oldu.

YERLEŞİME YAKINLIK DİKKAT ÇEKTİ
ÇED dosyasında öne çıkan bir diğer unsur ise türbinlerin yerleşim alanlarına olan mesafesi oldu. Proje sahası içinde yer alan bir türbin ile en yakın konut arasındaki mesafenin yalnızca 175 metre olduğu belirtildi.

Bu mesafe, gürültü, titreşim ve görsel etki açısından uluslararası standartlar ve yerel hassasiyetler bakımından tartışmalı bulunuyor. Uzmanlar, bu kadar kısa mesafelerin uzun vadede yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade ediyor.

BAKANLIK NEDEN ONAY VERDİ?
ÇED olumlu kararında, projenin yenilenebilir enerji üretimi kapsamında değerlendirilmesi ve enerji arz güvenliğine katkı sunacağı gerekçeleri öne çıktı. Bakanlık, alınacak önlemlerle çevresel etkilerin “kabul edilebilir düzeyde” tutulabileceğini savundu.

Ancak çevre örgütleri ve bölge halkı, Ergene Havzası gibi yıllardır sanayi kirliliğiyle mücadele eden bir bölgede bu ölçekte bir projenin ek baskı yaratacağı görüşünde birleşiyor.

OLASI ETKİLER VE SENARYOLAR
Kalyon RES projesinin hayata geçirilmesi halinde, Ergene Havzası’nda orman ekosistemleri, tarımsal üretim alanları ve su kaynakları üzerinde çok yönlü etkiler oluşabileceği belirtiliyor. Projenin, bölgedeki yeraltı suyu dengesini ve mikro iklim koşullarını da etkileme potansiyeli bulunuyor.

 ÇED olumlu kararına karşı idari dava açılıp açılmayacağı ve projenin uygulama sürecinde yeni itirazların gündeme gelip gelmeyeceği önümüzdeki dönemde netleşecek.


Bakanlığın verdiği onay, Kalyon RES projesini hukuki olarak mümkün kıldı ancak çevresel ve toplumsal tartışmaları sona erdirmedi. Ergene Havzası’nda atılacak her adımın uzun vadeli sonuçları olacağı gerçeği, bu projeyi yalnızca bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda bir çevre politikası sınavı haline getiriyor.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI