Haberebakis.com
Konya Havzası’nda uzun süredir etkisini artıran kuraklık, yer altı su seviyelerindeki düşüşle birlikte obruk oluşumlarını hızlandırırken, yüzey yarıkları ve düşey çökmeler de kent için yeni bir risk başlığı haline geldi. Uydu verilerine dayalı ölçümler, havzanın bazı bölgelerinde her yıl santimetreler düzeyinde zemin kaybı yaşandığını ortaya koyuyor.
KONYA HAVZASI AKTİF ŞEKİLDE ÇÖKÜYOR
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, Konya Kapalı Havzası’nın Türkiye genelinde uydu verileriyle düzenli olarak takip edildiğini belirtti. Bu veriler üzerinden yapılan kıyaslamalı ölçümlerin, özellikle bazı bölgelerde yıllık 10 santimetreye varan çökmeleri ortaya koyduğunu ifade eden Arslan, havzanın jeolojik olarak bir çöküntü havzası olduğunu vurguladı. Arslan’a göre Konya Havzası’nda yaşanan süreç, geçici değil; halen aktif şekilde devam eden bir zemin çökmesini işaret ediyor.
YÜZEY YARIKLARI KENT MERKEZİNE YAYILDI
Daha önce kırsal alanlar ve meralarda gözlemlenen yüzey yarıklarının, son yıllarda Konya’nın merkez ilçelerinde de yaygınlaşmaya başladığına dikkat çekildi. Arslan, özellikle sanayi bölgelerinde bu yarıkların daha görünür hale geldiğini belirterek, bazı fabrikalarda doğrudan yapısal hasarların tespit edildiğini söyledi. Karatay ilçesi başta olmak üzere farklı bölgelerde oluşan yarılmaların, üzerindeki yapılarda statik dengesizliklere neden olduğu kaydedildi.
SANAYİ YAPILARI RİSK ALTINDA
Uzmanlara göre yüzey yarıkları yalnızca tarım alanlarını değil, sanayi tesislerini ve yerleşim alanlarını da tehdit ediyor. Zemin bütünlüğünün bozulması, yapıların taşıyıcı sistemlerinde hasara yol açabiliyor. Bu durum, özellikle plansız yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde risk seviyesini daha da artırıyor.
OBRUK SAYISI HER YIL ARTIYOR
Konya Ovası’nda iklim değişikliği, uzun süreli kuraklık ve kontrolsüz yer altı su kullanımı obruk oluşumlarını tetikleyen başlıca etkenler arasında gösteriliyor. AFAD tarafından yürütülen Obruk Duyarlılık Haritası çalışmalarına göre, Konya Kapalı Havzası genelinde toplam 655 obruk tespit edilmiş durumda. Bu sayı, Türkiye’deki en yoğun obruk alanlarından birine işaret ediyor.
OBRUKLAR NASIL OLUŞUYOR?
Yetkili kurumların verilerine göre Konya’daki obrukların oluşum mekanizmaları farklılık gösteriyor. Kayıtlara geçen obrukların 331’i örtü çökmesi, 273’ü örtü oturması ve 51’i ana kayaç çökmesi şeklinde meydana geldi. Bu dağılım, yer altındaki boşlukların ve su kaybının zemin üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor.
EN FAZLA OBRUK KARAPINAR’DA
Konya genelinde tespit edilen 655 obruğun 534’ünün Karapınar ilçesinde bulunması dikkat çekiyor. Bunun dışında Cihanbeyli, Çumra, Karatay, Akören, Selçuklu, Çeltik, Sarayönü, Kadınhanı, Altınekin, Ilgın ve Ereğli ilçelerinde de farklı sayılarda obruk kayda geçti. Uzmanlar, bu ilçelerde yer altı su seviyelerinin kritik eşiklere yaklaştığını belirtiyor.
KURAKLIK VE SU KULLANIMI ANA NEDEN
Jeoloji uzmanlarına göre Konya Kapalı Havzası’nda yaşanan çökme ve obrukların temelinde, doğal su beslenmesinin azalması ve tarımsal sulamada yer altı sularının yoğun kullanımı yer alıyor. İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejiminin bozulması, havzanın kendini yenileme kapasitesini de zayıflatıyor.
BUNDAN SONRA NE OLABİLİR?
Uzmanlar, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde yüzey yarıkları ve düşey çökmelerin daha geniş alanlara yayılabileceği uyarısında bulunuyor. Obruk riskinin yalnızca kırsal bölgelerle sınırlı kalmaması, Konya’da planlama, su yönetimi ve yapı güvenliği politikalarının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor.
