23 Nisan 1920…
Ankara’da sadece bir meclis açılmadı, bir milletin duası göğe yükseldi.
O gün, Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelmeden önce Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde toplandı.
Kur’an-ı Kerim tilavet edildi, hatimler indirildi, salavatlar getirildi, tekbirler yükseldi…
Dualar edildi:
“Allah’ım, bu milleti esaretten kurtar, bu mücadeleyi muzaffer eyle…”
Ve o duaların ardından, tekbir sesleriyle Meclis’e yüründü.
O kapıdan girenler sadece vekil değildi;
imanını, iradesini ve istiklal yeminini taşıyan bir milletti.
Yokluk vardı… ama tevekkül de vardı.
Silah azdı… ama iman tamdı.
Bazıları umutsuzluğa kapıldığında, kürsüye çıkan bir adam şunu söyledi:
“Giderseniz gidin… ben kalırım!”
Bu söz sadece bir liderin kararlılığı değil;
imanla yoğrulmuş bir bağımsızlık ahdiydi.
Dualarla açılan bir Meclis,
tekbirlerle yürüyen bir millet,
ve o yürüyüşün önünde dimdik duran bir lider…
Tarih, inananların ve direnenlerin yazdığı bir kitaptır.
Ve o kitapta 23 Nisan;
imanla kazanılmış bir istiklalin ilk sayfasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını;
rahmetle, minnetle, saygıyla anıyorum.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!

YORUMLAR