Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Niksar Yazıcık’ta ‘çevre’ kazandı

Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Yazıcık beldesinde verilen bentonit maden ocağı işletme ruhsatına karşı açılan davada mahkeme, çevreye ve insan sağlığına telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Yazıcık beldesinde verilen bentonit maden ocağı

Haberebakis.com


Tokat İdare Mahkemesi, Niksar’ın Yazıcık beldesinde bentonit ocağı işletilmesine izin veren işlemin yürütmesini durdurdu. Yazıcık Belediye Başkanlığı’nın açtığı davada alınan karar, maden faaliyetlerinin çevreye, insan sağlığına ve bölgenin ekosistemine telafisi güç zararlar verebileceği gerekçesine dayandırıldı. Mahkeme, ruhsata konu faaliyetin mevcut haliyle devam etmesinin hukuka aykırı sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

MAHKEMEDEN KRİTİK MÜDAHALE
Tokat İdare Mahkemesi, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen bentonit madeni işletme ruhsatına ilişkin işlemi mercek altına aldı. Kararda, maden arama ve işletme faaliyetine devam edilmesinin, ruhsata konu alanda geri dönüşü mümkün olmayan olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Bu nedenle yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verildi.

Yazıcık Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada, Cemil Benli adına düzenlenen ruhsatın hem yürütmesinin durdurulması hem de iptali talep edilmişti. Mahkeme, bilirkişi raporu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi dosyasındaki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, mevcut haliyle projenin hukuka uygun olmadığına hükmetti.

RİSKLER SOMUTLAŞTIRILMAMIŞ
Mahkeme kararında, bilirkişi incelemesi ile ÇED başvuru dosyasının yeterli teknik analizler içermediği vurgulandı. Jeoteknik, kaya mekaniği, şev duraylılık ve yoğunluk analizlerinin dava konusu alana özgü biçimde yapılmadığına işaret edildi. Bu eksikliklerin, projenin çevresel ve jeolojik risklerini sağlıklı biçimde ortaya koymadığı belirtildi.

Kararda, bentonit madenciliğinin hava kirliliği, yoğun toz oluşumu, toprak erozyonu ve ekosistem tahribatı gibi ciddi çevresel riskler barındırdığı ifade edildi. Özellikle tozun hem çalışanlar hem de çevredeki yerleşimler için önemli bir sağlık tehdidi oluşturduğu kaydedildi.

EKOSİSTEM ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Bilirkişi raporunda, toz yayılımının bitkilerde fotosentezi azalttığı, göl ve sulak alan ekosistemlerini olumsuz etkilediği, ışık geçirgenliğinin düşmesine bağlı olarak alg ve su bitkilerinin zarar göreceği vurgulandı. Oksijen seviyesinin azalmasının ise balık ölümlerine yol açabileceği belirtildi.

Ayrıca ruhsat alanının Asar, Yazıcık ve Dağüstü köyleriyle iç içe olduğu, Yazıcık Köyü’nün ruhsat alanının tam ortasında yer aldığı ifade edildi. Gürültü sınır değerlerinin aşılmasının kaçınılmaz olduğu ve bunun çevre ile insan sağlığı açısından kabul edilebilir seviyelerde olmayacağı vurgulandı.

KÜLTÜREL ALANLAR DA RİSK ALTINDA
Mahkeme kararında, proje alanı içinde bulunan Abdal Musa Ziyaret Yeri’nin de maden faaliyetlerinden olumsuz etkileneceği belirtildi. Bu durumun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda kültürel ve inançsal değerler açısından da kayıplara yol açabileceği kaydedildi.

60 BİN AĞAÇ TEHLİKEDEYDİ
Kararda, maden faaliyeti kapsamında yaklaşık 60 bin 50 orman ağacının kesileceği, 5 bin 303 metrekarelik orman alanının zarar göreceği bilgisine yer verildi. Gürültü ve habitat kaybı nedeniyle canlı göçlerinin yaşanacağı, biyolojik çeşitliliğin azalacağı ifade edildi.

Tarım alanlarının ve arıcılık faaliyetlerinin de yoğun tozlanma nedeniyle olumsuz etkileneceği, bunun bölge halkının geçim kaynaklarını doğrudan tehdit edeceği vurgulandı.

TELAFİSİ İMKÂNSIZ ZARAR UYARISI
Mahkeme, ruhsatın uygulanmaya devam edilmesi halinde telafisi güç ya da imkânsız zararlar doğabileceğine hükmetti. Bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verildi.

Bu karar, yalnızca Yazıcık için değil, benzer çevresel riskler taşıyan projeler açısından da emsal niteliği taşıyor.

“EŞSİZ BİR BÖLGE”
Davanın avukatı İsmail Hakkı Atal, Yazıcık beldesinin doğa, orman, hayvancılık ve endemik bitki çeşitliliği açısından eşsiz bir bölge olduğunu söyledi. Ruhsat sahasının yüzde 48’inin orman olduğunu ve dünyada başka hiçbir yerde yetişmeyen endemik bitkilere ev sahipliği yaptığını belirtti.

Atal, “Buradaki endemik nilüfer çiçeğini koparmanın cezası 570 bin lira. Ancak bentonit ocağı 900 bin liraya ruhsat alabiliyor. Bu madencilik faaliyetleri tarımı, hayvancılığı ve halk sağlığını yok ediyor. Bir kişiye iş sağlarken altı kişinin geçim kaynağını ortadan kaldırıyor. Bu sadece Yazıcık’ın değil, Türkiye’nin sorunudur” dedi.

Avukat Atal, ruhsatın tamamen iptali için Tokat İdare Mahkemesi’nde yapılacak duruşmaya da kamuoyunu davet etti.

YEREL HALK NE DÜŞÜNÜYOR
Yazıcık’ta yaşayan yurttaşlar, kararın ardından büyük sevinç yaşadı. Bölge halkı, yıllardır tarım ve hayvancılıkla geçindiklerini, maden faaliyetlerinin başlaması halinde yaşam alanlarının geri dönülmez biçimde zarar göreceğini savunuyordu.

Mahkeme kararıyla birlikte, beldede doğal yaşamın korunacağına dair umutların arttığı ifade ediliyor.

GEÇİCİ DURDURMA, KALICI MÜCADELE
Tokat İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı, bölgedeki ekosistemin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak hukuki sürecin devam ettiği ve ruhsatın iptal edilip edilmeyeceğinin önümüzdeki duruşmalarda netleşeceği belirtiliyor.

Peki bundan sonra ne olacak? Uzmanlar, nihai kararın yalnızca Yazıcık için değil, Türkiye genelindeki çevresel hassasiyeti yüksek maden projeleri için de belirleyici olacağını vurguluyor.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI