Haberebakis.com
Michigan State Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nün yürüttüğü uluslararası bir araştırma, narsizm düzeylerinin ülkelere göre dağılımına ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 53 ülkeden 45 binden fazla kişinin verilerinin analiz edildiği çalışmada, ABD’nin narsizmin en yüksek olduğu ülkeler arasında ilk beşte yer almadığı belirlendi.
KÜRESEL NARSİZM ARAŞTIRMASI
Araştırma, akademik alanda saygınlığıyla bilinen Self and Identity dergisinde yayımlandı. Çalışmada, katılımcıların kendilerini ne ölçüde narsist olarak algıladıklarını ölçen anketler kullanıldı. Veriler değerlendirilirken yaş, cinsiyet ve algılanan sosyal statü gibi bireysel faktörlerin yanı sıra ülkelerin ekonomik ve kültürel göstergeleri de dikkate alındı. Araştırmacılar, ülkelerin bireycilik ve toplumculuk düzeyleri ile gayrisafi yurt içi hasıla verilerini analizlere dahil ederek narsizmin yalnızca kişisel değil, yapısal unsurlarla da ilişkisini ortaya koymayı hedefledi.
NARSİZMİN EN YÜKSEK OLDUĞU ÜLKELER
Araştırma sonuçlarına göre, narsizm düzeyinin en yüksek olduğu ilk beş ülke Almanya, Irak, Çin, Nepal ve Güney Kore olarak sıralandı. Bu sonuçlar, narsizmin ağırlıklı olarak Batı toplumlarına özgü olduğu yönündeki yaygın algıyı sorgulattı. ABD ise birçok popüler yayın ve akademik çalışmada narsizmle özdeşleştirilmesine rağmen, listede 16’ncı sırada yer aldı. Bu durum, narsizmin küresel ölçekte daha karmaşık bir dağılıma sahip olduğunu gösterdi.
TÜRKİYE DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmada narsizmin alt boyutlarından biri olan “hayranlık” düzeyi ayrıca incelendi. Bu başlık altında Türkiye, Nijerya, Irak, Çin ve Nepal ile birlikte ilk beş ülke arasında yer aldı. Uzmanlara göre bu bulgu, bireyin kendine hayranlık duygusunun kültürel normlar ve sosyal beklentilerle yakından ilişkili olabileceğine işaret ediyor.
EN DÜŞÜK PUANLI ÜLKELER
Narsizm puanlarının en düşük olduğu ülkeler ise Sırbistan, İrlanda, Birleşik Krallık, Hollanda ve Danimarka olarak belirlendi. Bu ülkelerde bireylerin kendilerini daha mütevazı biçimde tanımlama eğiliminde olduğu gözlemlendi.
YAŞ VE CİNSİYET FAKTÖRÜ DEĞİŞMİYOR
Çalışma, kültürler arasında ortak bazı eğilimlerin bulunduğunu da ortaya koydu. Buna göre, genç yetişkinler yaşlılara kıyasla, erkekler ise kadınlara göre daha yüksek narsizm düzeyleri sergiliyor. Bu farkın, ülkeden bağımsız biçimde büyük ölçüde benzer olduğu tespit edildi.
UZMAN DEĞERLENDİRMESİ
Araştırmanın ortak yazarlarından Michigan State Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi William Chopik, sonuçları değerlendirirken ekonomik ve demografik etkenlere dikkat çekti. Chopik, yüksek GSYH’ye sahip ülkelerde narsizm düzeylerinin daha yüksek olabildiğini, ancak yaş faktörünün hemen her kültürde benzer biçimde işlediğini ifade etti. Chopik’e göre gençlik dönemi, dünyanın neresinde olursa olsun, kişinin kendine daha fazla odaklanmasını ve yetkinliklerini olduğundan daha yüksek algılamasını beraberinde getiriyor. Zamanla yaşam deneyimleri bu algıyı törpülüyor ve bu süreç kültürler arasında büyük farklılık göstermiyor.
OLASI ETKİLER VE YORUMLAR
Uzmanlar, bu tür araştırmaların kültürel önyargıların sorgulanması açısından önemli olduğunu vurguluyor. Narsizmin yalnızca bireysel bir özellik değil, aynı zamanda ekonomik koşullar ve toplumsal değerlerle şekillenen bir olgu olduğu görüşü öne çıkıyor.
ALGILAR YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Araştırma, narsizmin belirli ülkelere özgü bir özellik olduğu yönündeki yerleşik algıların gerçeği tam olarak yansıtmadığını ortaya koydu. Bulgular, kültürel ve ekonomik bağlamların bu kişilik özelliğinin dağılımında belirleyici rol oynadığını gösteriyor.
