Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Milli Eğitim Akademisi’nde barınma çıkmazı!

Milli Eğitim Akademileri kapsamında eğitim almaya hak kazanan öğretmenler, eğitime başlamadan ağır bir öğretmen barınma kriziyle karşı karşıya kaldı. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere barınmaya yönelik planlama yapılmaması, geçim baskısını daha da artırdı.

Milli Eğitim Akademileri kapsamında eğitim almaya hak kazanan öğretmenler, eğitime

Haberebakis.com


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2025’te Öğretmenlik Meslek Kanunu esas alınarak kurulan Milli Eğitim Akademisi, aradan geçen süreye rağmen öğretmenlerin temel sorunlarına çözüm üretmiş değil. Akademi kapsamında alınacak 10 bin öğretmenin branşları ve eğitim görecekleri 7 il 16 Ocak’ta açıklanırken, eğitimin ne zaman başlayacağı hâlâ belirsiz. Bu belirsizlik, mesleğe adım atmaya hazırlanan öğretmenleri ciddi bir barınma ve geçim krizinin içine sürükledi.

MİLLİ EĞİTİM AKADEMİSİ BELİRSİZLİĞİ
Akademi için asıl ve yedek listelerin 30 Ocak’ta açıklanması beklenirken, öğretmenler hangi tarihte eğitime başlayacaklarını bilmiyor. Bu durum, özellikle başka şehirlerde eğitim alacak öğretmenler için barınma planı yapmayı neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bakanlığın Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde herhangi bir barınma modeli açıklamaması, öğretmen barınma krizini daha da derinleştiriyor.

10 BİN ÖĞRETMEN, SINIRLI MERKEZLER
Toplam 10 bin öğretmenin alınacağı Milli Eğitim Akademisi merkezleri yalnızca 7 ilde bulunuyor. Bu iller dışında yaşayan öğretmenler, zorunlu olarak taşınmak zorunda kalıyor. Ancak yüksek kira bedelleri, yurt fiyatları ve sınırlı kontenjanlar nedeniyle öğretmenler barınma piyasasında fırsatçılıkla baş başa bırakılıyor.

BİR YIL BOYUNCA 31 BİN TL
Akademide eğitim alacak öğretmenlerin, bir yıl boyunca aylık 31 bin 826 TL ücretle geçimini sağlaması öngörülüyor. Ancak mevcut kira ve yurt fiyatları, bu gelirin büyük bölümünü barınmaya ayırmayı zorunlu kılıyor. Öğretmenler, henüz mesleğe başlamadan ekonomik baskı altına giriyor.

1 HAFTADA 4 BİN TL ZAM
Ankara’da Akademi’yi kazanan derece yapmış bir öğretmen, Yenimahalle’de Akademi binasına yürüme mesafesindeki özel bir yurtta yaşadıklarını anlattı. Dört kişilik oda için sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil 16 bin TL istenen yurt, yalnızca bir hafta sonra fiyatı 20 bin TL’ye çıkardı. Aynı yurtta iki kişilik oda 24 bin TL, üç kişilik oda ise 22 bin TL olarak belirtiliyor.

YURT YÖNETİCİSİNİN SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Öğretmenin aktardığına göre yurt yetkilisi, zammı şu sözlerle gerekçelendirdi: “Akademiden yoğun talep var, yerimiz sınırlı. Bu fiyatla devam edeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yazın enflasyon yükselecek, devlet bize fiyat verecek, biz de size zam yapacağız.” Bu ifadeler, öğretmenler arasında büyük tepki yarattı.

İSTANBUL’DA DA DURUM FARKLI DEĞİL
İstanbul’daki akademilere yerleşen öğretmenler de benzer bir tabloyla karşı karşıya. Yüksek kira ve yurt ücretleri nedeniyle öğretmenler, ucuz apart ve otellerle bireysel ya da toplu anlaşmalar yapmaya çalışıyor. Özellikle merkezi ilçelerde barınma maliyetleri, öğretmen maaşlarının büyük kısmını tüketiyor.

TOPLU PAZARLIK ÇARESİ
NEFES’e konuşan bir öğretmen, yaşanan çaresizliği şu sözlerle dile getirdi: “40-50 öğretmen bir araya gelip apart ya da otellerle görüşüyoruz. ‘Toplu gelirsek indirim yapar mısınız’ diye pazarlık yapıyoruz. Başka çaremiz kalmadı.” Öğretmenler, kamusal bir planlama yerine bireysel çözümler üretmek zorunda bırakıldıklarını söylüyor.

ÇOCUKLU KADIN ÖĞRETMENLER ZORDA
Barınma krizinin en ağır yükünü çocuklu kadın öğretmenler taşıyor. Çocuklu bir kadın öğretmen, yaşadığı belirsizliği, “Üç yaşında çocuğum var. Eşim Malatya’dayken ben İstanbul’a nasıl gideyim? Çocuğumu kime bırakacağım, gittiğim yerde kreş bulabilecek miyim bilmiyorum. Nerede kalacağım bile belli değil” sözleriyle anlattı.

‘YATAK VERMEK BARINMA DEĞİLDİR’
Eğitimci Özgür Bozdoğan, yaşananları “öğretmeni öğrenci gibi görmek” olarak değerlendirdi. Bozdoğan, “Öğretmenler yatakhane usulü kalmaya zorlanıyor. Bunlar üniversite öğrencisi değil; evli, çocuklu, yetişkin insanlar. Barınma hizmeti sadece bir yatak vermek değildir. Özel yaşam alanı olmadan bu ihtiyaç karşılanmış sayılmaz” dedi.

MESLEĞE KRİZLE BAŞLANGIÇ
Milli Eğitim Akademisi’nin, öğretmenlerin mesleğe daha donanımlı başlaması amacıyla kurulduğu belirtilse de mevcut tablo bunun tersini gösteriyor. Öğretmen barınma krizi çözülmeden, eğitimin niteliğinin artırılmasının mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. Peki bundan sonra ne olacak? Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan acil ve somut bir barınma planı açıklanmasını bekliyor.

Kaynak: Nefes

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI