Haberebakis.com
MEB 2025 raporu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçe kullanımı ve eğitim sistemindeki temel sorunlara ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre 2020-2025 döneminde Din Öğretimi Genel Müdürlüğü harcamaları 11 kat artarken, 2026 itibarıyla öğretmen açığı 100 bini aştı. İkili eğitim ve kalabalık sınıflar da “eğitimdeki tehditler” başlığı altında sıralandı.
DİN ÖĞRETİMİ BÜTÇESİNDE 11 KAT ARTIŞ
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan rapora göre Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün harcamaları her yıl artış gösterdi. 2020 yılında 10 milyar 78 milyon 100 bin TL olan harcama, 2025’te 109 milyar 829 milyon 808 bin TL’ye ulaştı.
Yıllara göre harcama kalemleri şöyle gerçekleşti:
• 2020: 10 milyar 78 milyon 100 bin TL
• 2021: 11 milyar 914 milyon 839 bin TL
• 2022: 20 milyar 642 milyon 274 bin TL
• 2023: 41 milyar 668 milyon 290 bin TL
• 2024: 82 milyar 591 milyon 783 bin TL
• 2025: 109 milyar 829 milyon 808 bin TL
Raporda, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, MEB bünyesindeki 23 birimin 16’sından daha fazla harcama yaptığına dikkat çekildi.
ÖĞRETMEN AÇIĞI VE DÜŞÜK ATAMA SAYISI
MEB 2025 raporu, öğretmen açığı ile atama sayıları arasındaki farkı da ortaya koydu. 2026 yılı itibarıyla öğretmen açığının 100 bini aştığı belirtilirken, 2025 yılında yalnızca 16 bin 765 öğretmen ataması yapıldığı kaydedildi.
Bu durum, özellikle kalabalık sınıflar ve ikili eğitim uygulamalarının sürmesinde temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
MAARİF VAKFI VE DİĞER KURULUŞLARA AKTARILAN KAYNAK
Raporda, 2023-2025 döneminde yardım yapılan kurum ve kuruluşlara ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre birlik, kurum ve kuruluşlara aktarılan kaynak 2025 yılında 8 milyar 358 milyon TL’ye yükseldi.
Eğitim bütçesinden pay alan bazı kurumlar şöyle sıralandı:
• Türkiye Maarif Vakfı: 6 milyar 774 milyon 954 bin TL
• Ahmet Yesevi Üniversitesi: 553 milyon 931 bin TL
• Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi: 1 milyar 29 milyon 208 bin TL
EĞİTİMDEKİ TEHDİTLER NELER?
Raporda “Kurumsal kabiliyet ve kapasitenin değerlendirilmesi” başlığı altında eğitimdeki temel risk alanları da sıralandı. Buna göre:
• İkili eğitim uygulamaları
• Derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısındaki okul bazlı farklılıklar
• Veriye dayalı politika geliştirme ve bütünleşik veri sistemlerinde yapay zekâ kullanımının yetersizliği
• Eğitimde hizmet ihracına yönelik uygulamaların sınırlı kalması
• Uzay teknolojileri, yapay zekâ, siber güvenlik ve savunma sanayi gibi stratejik alanlarda yetişmiş insan kaynağı eksikliği
Bu tespitler, eğitim sisteminde hem fiziki kapasite hem de nitelikli insan kaynağı açısından yapısal sorunların sürdüğüne işaret ediyor.
EĞİTİM POLİTİKALARINDA NASIL BİR YOL İZLENECEK?
MEB 2025 raporu, bütçe öncelikleri ile eğitimdeki temel ihtiyaçlar arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Öğretmen açığı, kalabalık sınıflar ve ikili eğitim uygulamalarının azaltılması için atılacak adımlar, önümüzdeki dönemde eğitim politikalarının odağında olacak.
Raporda yer alan veriler, yalnızca mali büyüklükleri değil, aynı zamanda eğitim sisteminin kapasite sorunlarını da gözler önüne seriyor. Peki bundan sonra ne olacak? Eğitim bütçesinin dağılımı ve öğretmen atamaları, kamuoyunun yakından izlediği başlıklar olmaya devam edecek.
