Haberebakis.com
Bursa’nın Orhaneli ilçesinde Özsoy Doğaltaş tarafından yapılması planlanan mermer ocağı projesi, yargı kararlarıyla iki kez iptal edilmesine rağmen bu kez büyütülerek yeniden ÇED sürecine sokuldu. Aralık ayında başlatılan yeni çevresel etki değerlendirmesi süreci, kapasite artışı ve yerleşim alanlarına yakınlık nedeniyle bölge halkının tepkisini çekti.
İPTAL EDİLEN PROJE YENİDEN GÜNDEMDE
Mermer ocağı projesi için ilk olarak 2022 yılında “ÇED gerekli değildir” kararı verilmişti. Ancak Bursa 2. İdare Mahkemesi, 2024 yılında bu kararı iptal etti. Mahkeme, proje tanıtım dosyasında ciddi teknik ve bilimsel eksikler bulunduğunu, özellikle hidrojeolojik değerlendirmenin gözleme dayalı ve yetersiz olduğunu vurguladı. Toprak, su ve hava üzerindeki etkiler için yeterli önlem sunulmadığı da kararda yer aldı. Bu iptal kararı Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından onanarak kesinleşti.
İKİNCİ İPTAL DE GELDİ
İlk iptalin ardından şirket proje alanını küçültüp yıllık üretim kapasitesini 15 bin metreküpten 100 bin metreküpe çıkardı. Bu değişiklikle alınan 2024 tarihli ikinci “ÇED gerekli değildir” kararı ise Bursa 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkeme, alan daraltılırken kapasitenin artırılmasını, önceki yargı kararlarının etrafından dolanma girişimi olarak değerlendirdi ve kapsamlı bir ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğuna hükmetti.
KIRMA ELEME TESİSİ EKLENDİ
Şirket, ardı ardına gelen iptal kararlarının ardından projeyi yeniden planladı. Yeni dosyada mermer ocağına ek olarak yıllık 413 bin 100 ton kapasiteli bir kırma-eleme tesisi de projeye dahil edildi. Ocaktan çıkacak pasa malzemesinin bu tesiste işlenerek ekonomik ürüne dönüştürülmesi öngörüldü. Böylece proje yalnızca ocak faaliyeti olmaktan çıkıp sanayi tesisine dönüştü.
KAPASİTE 11 KAT ARTTI
Yeni projede yıllık mermer üretim kapasitesi 170 bin metreküpe çıkarıldı. Bu miktarın yaklaşık yüzde 90’ının pasa olarak açığa çıkacağı, bunun da 413 bin 100 ton atık anlamına geldiği belirtildi. Proje bedeli de dikkat çekici biçimde yükseldi. Önceki dosyada 5 milyon 655 bin TL olarak belirtilen yatırım tutarı, yeni projede 62 milyon 626 bin 413 TL’ye çıktı.
EN YAKIN KONUT 40 METRE
Projede yapılan bir diğer önemli değişiklik ise konum bilgilerinde yaşandı. Önceki dosyada Dağgüney ve Firoz mahalleleri olarak belirtilen mevki, yeni dosyada Yazlıca (Karasi) ve Firuzköy olarak güncellendi. En dikkat çekici nokta ise yerleşim alanlarına olan mesafe oldu. Önceki projede en yakın yapının 620 metre uzaklıkta olduğu ifade edilirken, yeni projede bu mesafenin sadece 40 metreye düştüğü tespit edildi.
ORMAN VE SU RİSKİ
Proje kapsamında yaklaşık 15 hektarlık orman arazisinin kullanılması planlanıyor. Ayrıca yeni dosyada da mermer kesme sularının kontrolsüz şekilde çevreye yayılması halinde yer altı sularına karışma riski bulunduğu ifade ediliyor. Bu durum, bölgenin içme suyu kaynakları açısından da endişe yaratıyor.
KÖYLÜLER NEDEN TEPKİLİ?
Karasi Mahallesi sakinleri, projeye karşı uzun süredir hukuki ve fiili mücadele yürütüyor. Köylüler, her iptal kararından sonra şirketin yeniden başvuru yapmasının kendileri üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirtiyor. Halkın katılım toplantısında da projeye kesin olarak karşı olduklarını dile getirdiler.
YETKİLİ AÇIKLAMASI VE HALKIN SÖZÜ
Karasi sakinlerinden Halil Yılmaz, süreci yakından takip ettiklerini belirterek, mahkeme iptal kararlarına rağmen şirketin yeniden başvuruda bulunmasını eleştirdi. Yılmaz, köylülerin dava masraflarını kendi ceplerinden karşıladığını, yeni projeyle birlikte evlerin dibinde toz ve gürültü oluşacağını ifade etti. Yılmaz’a göre halk, projeyi istemiyor ve mücadelesini sürdürecek.
OLASI ETKİLER VE SENARYOLAR
ÇED sürecinin tamamlanması halinde projeye onay verilmesi, bölgede yaşam kalitesi, orman varlığı ve su kaynakları üzerinde kalıcı etkiler yaratabilir. Sürecin yargıya taşınması durumunda ise yeni bir hukuki mücadele döneminin başlaması bekleniyor. Uzmanlara göre, mahkeme kararlarının dikkate alınmaması benzer projeler için de emsal oluşturabilir.
SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?
Bursa Orhaneli’deki mermer ocağı projesi, yargı kararlarıyla iptal edilmesine rağmen büyütülerek yeniden gündeme gelmiş durumda. ÇED sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve yetkili kurumların mahkeme kararlarını ne ölçüde dikkate alacağı merak konusu. Bölge halkı ise “Peki bundan sonra ne olacak?” sorusuna yanıt ararken sürecin takipçisi olmayı sürdürüyor.
