Haberebakis.com
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin Liselere Geçiş Sistemi ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda soru yapısının değişeceğine yönelik açıklamaları, eğitim çevrelerinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Eğitimciler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında planlanan düzenlemelerin yalnızca soru tipleriyle sınırlı kalmayabileceğini, ders dışı etkinliklerin LGS puanına eklenmesinin gündeme geldiğini belirtiyor.
SINAV DEĞİŞİKLİĞİ SADECE SORU YAPISI MI?
Bakan Yardımcısı Yelkenci’nin açıklamaları, sınavların ölçme ve değerlendirme anlayışında köklü bir dönüşüm hazırlığı olarak yorumlanıyor. Eğitimciler, bu değişikliğin test tekniğinin ötesinde, öğrencilerin okul içi ve okul dışı faaliyetlerinin de puanlamaya dahil edilmesini kapsayabileceğine dikkat çekiyor.
ETKİNLİKLERİN PUANA YANSIMASI GÜNDEMDE
NEFES’e konuşan eğitimci Özgür Bozdoğan, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerinin LGS yerleştirme puanına etki edeceği yönünde güçlü sinyaller aldıklarını söyledi. Bozdoğan, ortaokullarda iki yıl önce başlatılan ve bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerin karneye yansıtılmasını hatırlatarak, benzer bir yaklaşımın LGS için de değerlendirildiğini ifade etti.
TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ NE GETİRİYOR
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, akademik başarının yanı sıra öğrencinin çok yönlü gelişimini merkeze almayı hedefliyor. Bu çerçevede sosyal sorumluluk projeleri, sanat ve spor etkinliklerinin ölçme sistemine dahil edilmesi pedagojik bir yaklaşım olarak sunuluyor. Ancak eğitimciler, modelin sahadaki uygulama koşullarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
İMKANLAR EŞİT DEĞİL
Bozdoğan’a göre ders dışı etkinliklerin büyük bölümü ekonomik imkânlara bağlı. Spor kursları, sanat atölyeleri ve kültürel faaliyetlerin önemli bir kısmı ücret gerektiriyor. Bu durumun, dar gelirli ailelerin çocuklarını sistematik olarak dezavantajlı hale getirebileceği uyarısı yapılıyor.
BÖLGESEL FARKLAR DERİNLEŞEBİLİR
Okulların bulunduğu bölgenin sunduğu olanaklar da tartışmanın merkezinde yer alıyor. Çankaya gibi merkez ilçelerdeki okullarla Altındağ veya Mamak’ın dezavantajlı mahallelerindeki okullar arasında ciddi imkân farkları bulunduğuna dikkat çekiliyor. Yüzme havuzu, spor salonu veya sanat atölyesi olan okullar ile bu imkânlardan yoksun devlet okullarının aynı ölçütlerle değerlendirilmesinin adil olmayacağı ifade ediliyor.
SOSYOEKONOMİK EŞİTSİZLİK UYARISI
Eğitimciler, LGS puanına etkinlik eklenmesi halinde sosyoekonomik eşitsizliklerin daha da görünür hale geleceğini savunuyor. Bozdoğan, ücretsiz olduğu için bazı ailelerin çocuklarını farklı yapıların sunduğu imkanlara yönlendirdiğini, bunun eğitim sisteminde yeni bağımlılık alanları yaratabileceğini dile getiriyor.
OLASI ETKİLER VE SENARYOLAR
Bu düzenlemenin hayata geçmesi halinde, akademik başarısı yüksek ancak etkinlik imkanları sınırlı öğrencilerin geri planda kalabileceği, özel okul ve imkânı yüksek bölgelerdeki öğrencilerin avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, ölçme sisteminde yapılacak her değişiklik öncesinde sahadaki eşitsizliklerin giderilmesi gerekiyor.
ADİL ÖLÇME TARTIŞMASI BÜYÜYOR
LGS’de planlanan değişiklikler, eğitimde fırsat eşitliği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Eğitimciler, çok yönlü gelişimi destekleyen modellerin ancak eşit koşullar sağlandığında anlamlı olabileceği görüşünde birleşiyor. Gözler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın atacağı somut adımlara çevrilmiş durumda.
