Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Latmos, Kipaş’ın atık kül deposu yapılacak!

Kipaş Holding, Latmos’un eteklerindeki fıstık çamlığı arazisine kül düzenli depolama tesisi kurmak için Bakanlığa başvurdu.

Kipaş Holding, Latmos’un eteklerindeki fıstık çamlığı arazisine kül düzenli depolama

haberebakis.com

Latmos ve çevresindeki doğal miras, bölgede art arda gelen proje başvurularıyla yeniden gündeme taşındı. Kipaş Holding, Latmos sınırlarında yer alan fıstık çamlığı niteliğindeki arazide kül düzenli depolama tesisi kurmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan izin talep etti. Aydın ve Muğla sınırları içinde yükselen Beşparmak Dağları’nda tehdit her geçen gün büyürken, yeni başvuru bölgenin ekolojik ve kültürel yapısına yönelik kaygıları artırdı.

LATMOS’TA GÜNDEMİ DEĞİŞTİREN BAŞVURU
Aydın ve Muğla arasında uzanan Latmos, binlerce yıllık kültür birikimi ve benzersiz jeolojik yapısıyla Türkiye’nin en önemli doğal alanları arasında yer alıyor. Ancak bölgede yıllardır devam eden ocak faaliyetleri ve yeni projeler, Latmos’un bütünlüğünü tehdit eder boyuta ulaştı. Son başvuru ise Latmos’un yanı başında bulunan fıstık çamlığı arazisinde kül depolama tesisi kurulmasını içeriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, son dönemde bölgede ardı ardına ÇED süreçleri başlatırken, Batı Kipaş şirketi de yeni bir başvuru gerçekleştirdi. Şirket, Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sofular Mahallesi’nde kül düzenli depolama tesisi kurmak için resmi izin istedi.

FISTIK ÇAMLIĞI ALANINA TESİS PLANI
Şirketin başvurusuna göre tesis, 105 ada 39 no’lu parselde planlanıyor. Bu alan, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Orman Alanı” ve “Önemli Doğa Alanı” olarak tanımlanıyor. Tapu kayıtlarında “Fıstık Çamlığı” olarak geçen 222 bin metrekarelik parsel hâlihazırda Batı Kipaş’ın mülkiyetinde bulunuyor. Doğal ve kültürel açıdan hassas bu bölgeye yapılacak tesis, yerel halk ile çevre örgütlerinin gündemine oturmuş durumda.

TESİS GÜNLÜK 384 TON ATIK İÇİN PLANLANDI
Proje, Batı Kipaş’a ait kâğıt fabrikası ve enerji santralinde her gün ortaya çıkan toplam 384 ton uçucu ve dip külün depolanmasını amaçlıyor. Şirket, bu atıkları bugün yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki OYAK Çimento’ya gönderiyor. Artan maliyetler nedeniyle külün mahalle sınırları içindeki yeni alana taşınması planlanıyor.

Projenin öngörülen maksimum depolama kapasitesi 2 milyon 626 bin metreküp olarak hesaplandı. Bu kapasite, tesisin uzun yıllar boyunca kül depolayabileceği anlamına geliyor. Ancak bölgenin ekosistemi ve su kaynakları üzerindeki olası etkiler henüz kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

ÇED TOPLANTISI 2026’DA YAPILACAK
Projenin ÇED toplantısının 13 Ocak 2026 tarihinde yapılması planlanıyor. Ancak toplantının yeri ve saati henüz ilan edilmedi. Yerel halk ve çevre örgütleri toplantı sürecinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Latmos’un doğal mirasını korumak isteyen sivil toplum temsilcileri, toplantının tüm paydaşlara açık olmasının önemine dikkat çekiyor.

KİPAŞ HOLDİNG’İN BÖLGEDEKİ FAALİYETLERİ
Batı Kipaş’ın bağlı olduğu Kipaş Holding’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Mehmet Hanefi Öksüz yürütüyor. Holding, son yıllarda özellikle Aydın Söke’de kurduğu büyük ölçekli kâğıt fabrikasıyla adından söz ettirdi. Fabrikanın açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılmıştı. Bölgedeki yeni yatırımlar, ekonomik hareketliliğin yanı sıra çevresel etkileri bakımından da tartışmaları beraberinde getiriyor.

LATMOS’UN TARİHSEL VE KÜLTÜREL ÖNEMİ NEDEN BU KADAR BÜYÜK?
Latmos’un tarihine ilişkin izler Neolitik Dönem’e kadar uzanıyor. Anadolu’nun kutsal kabul edilen dağlarından biri olan Latmos, binlerce yıldır farklı kültürlerde önemli bir konuma sahip. Dağ sisteminin zirvesi sayılan Tekerlek Dağı’nın “Fırtına Tanrısı’nın evi” olarak kabul edildiği biliniyor. Hitit kaynaklarında Tarhunt, Antik Çağ’da ise Zeus olarak tanımlanan bu figürün Latmos ile ilişkilendirilmesi, bölgenin mitolojik zenginliğini gösteriyor.

Antik Yunan mitolojisine göre Ay Tanrıçası Selene’nin sevgilisi Endymon’u gizlediği mağara da bu dağlarda yer alıyor. Hristiyanlık döneminde ise Latmos, korunaklı yapısı nedeniyle manastır yerleşimlerine ev sahipliği yaptı.

LATMOS KAYA RESİMLERİ: 7-8 BİN YILLIK İZLER
Latmos’ta bilinen en erken buluntular arasında 7-8 bin yıl öncesine tarihlenen kaya resimleri bulunuyor. 1994 yılında Anneliese Peschlow-Bindokat tarafından keşfedilen bu resimler, bugüne kadar 170’ten fazla örnekle belgelenmiş durumda. Yeni araştırmalarla bu sayının artması bekleniyor. Bölgenin milli park ve jeopark ilan edilmesi için yıllardır süren girişimler, son projelerle yeniden önem kazanmış durumda.


Latmos’un Aydın ve Muğla için taşıdığı kültürel, doğal ve jeolojik değerler göz önünde bulundurulduğunda, bölgede planlanan her adımın ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. ÇED toplantısı süreci önemli bir dönemeç oluşturacak. Yerel halk ile çevre örgütleri, Latmos’un korunması gerektiğini vurgularken, projenin ekosistem üzerindeki potansiyel etkileri önümüzdeki süreçte daha fazla tartışılacak.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI