Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kuraklık için bulut tohumlama tartışılıyor

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Dr. Ufuk Özkan, kuraklığa karşı gündeme gelen bulut tohumlama yönteminin bilimsel dayanağı olduğunu ancak belirsizlik ve riskler içerdiğini söyledi. Yanlış planlamanın sel ve yanlış havzalara yağış riski doğurabileceğini vurguladı.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Dr. Ufuk Özkan, kuraklığa karşı gündeme

Haberebakis.com


İzmir’de son yılların en kurak dönemlerinden biri yaşanırken, gündeme gelen bulut tohumlama yöntemi bilim dünyasında da tartışılıyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ufuk Özkan, yöntemin yağışı anlık ya da mevsimsel olarak artırabildiğini ancak yanlış uygulamalarda ciddi riskler barındırdığını belirtti. Özkan, özellikle İzmir’in altyapı sorunları göz önüne alındığında sel tehlikesine dikkat çekti.

BULUT TOHUMLAMA NEDİR?
Dr. Ufuk Özkan, bulut tohumlama yönteminin sıfırdan yağmur üretmek anlamına gelmediğini vurguladı. Bu uygulamanın, atmosferde zaten var olan bulutların yağış kapasitesini artırmayı hedeflediğini ifade eden Özkan, temel koşulun uygun bulut varlığı olduğunu söyledi. Bulut olmadığı durumlarda yapılan tohumlamanın başarısız olacağını dile getirdi.

BİLİMSEL AMA BELİRSİZ
Bulut tohumlama yönteminin bilimsel temele dayandığını belirten Özkan, buna rağmen belirsizliğinin oldukça yüksek olduğunu kaydetti. Daha önce 1992-1994 yılları arasında İstanbul’da denenen bu teknolojinin günümüzde Arap Yarımadası’nda da uygulandığını hatırlatan Özkan, yöntemin iklim krizine karşı alternatif çözümlerden biri olarak görüldüğünü ancak tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

YAĞIŞ ARTIŞI SINIRLI
Bilimsel çalışmalara göre bulut tohumlama uygulamalarının mevcut yağış miktarını yüzde 25’e kadar artırabildiğini ifade eden Özkan, bu artışın daha çok anlık ya da mevsimsel düzeyde kaldığını söyledi. Uzun vadede yıllık su bütçesini kalıcı şekilde artırdığına dair güçlü veriler bulunmadığını belirten Özkan, yöntemin bu yönüyle riskli bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.

YANLIŞ HAVZALARA YAĞIŞ RİSKİ
Dr. Özkan, en büyük risklerden birinin yağışın istenmeyen bölgelere düşmesi olduğunu söyledi. Yanlış modelleme ve planlama durumunda yağışın İzmir dışındaki havzalara kayabileceğini belirten Özkan, bunun su yönetimi açısından ciddi sorunlar doğurabileceğini dile getirdi. Özellikle Gediz Havzası gibi stratejik alanlarda yapılacak hataların uzun vadeli etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.

SEL TEHLİKESİ KAPIDA MI?
İzmir’in altyapı kapasitesine de değinen Özkan, şiddetli ve kontrolsüz yağışların sel riskini artırabileceğini vurguladı. Beklenenin üzerinde gerçekleşen yağışların, kent merkezinde taşkınlara yol açabileceğini ifade eden Özkan, bulut tohumlama uygulamasının bu yönüyle dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.

PLANLAMA OLMAZSA OLMAZ
Bulut tohumlama yapılacaksa bunun multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Özkan, doğru arazi planlaması, yağmur suyu hasadı ve altyapı tasarımlarının şart olduğunu kaydetti. Yöntemin maliyetinin yüksek, fayda-maliyet oranının ise belirsizlikler nedeniyle düşük olabileceğini söyledi.

İZMİR’DE SU POLİTİKASI DEĞERLENDİRMESİ
Dr. Özkan, İzmir’de geçen yıldan bu yana uygulanan su politikalarının kısmen başarılı olduğunu belirtti. Uzun süreli su kesintilerine rağmen halkın su tasarrufu konusunda bilinçlendiğini ifade eden Özkan, bu kazanımın kalıcı hale gelmesi gerektiğini söyledi. Sanayi kuruluşlarına kota uygulanması ve su yönetiminin yıl geneline yayılması gerektiğini dile getirdi.

KİRLİLİK VE ŞEHİRLEŞME SORUNU
İzmir’i besleyen ana havzalarda şehirleşme ve kirliliğin arttığını vurgulayan Özkan, özellikle Gediz Havzası’nda ormansızlaşmanın su kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi. Su geçirimsiz alanların artmasının, yağışların yer altı sularına karışmasını engellediğini belirten Özkan, yeşil altyapı yatırımlarının önemine dikkat çekti.

ORTA VE UZUN VADELİ STRATEJİ ŞART
Dr. Özkan, kısa vadeli tasarruf önlemlerinin artık yeterli olmadığını belirterek orta ve uzun vadeli stratejilere geçilmesi gerektiğini söyledi. Yağmur suyu hasadı, doğal dere yatakları, yapay sulak alanlar ve orman alanlarının artırılması gibi uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu sürecin belediyeler, bakanlıklar, DSİ, STK’lar ve vatandaşların ortak katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

ÇÖZÜM VAR AMA TEK BAŞINA DEĞİL
Bulut tohumlama, kuraklıkla mücadelede bilimsel bir araç olarak öne çıksa da İzmir için tek başına yeterli bir çözüm olarak görülmüyor. Uzmanlara göre yanlış uygulamalar sel riskini artırabilirken, doğru planlama olmadan atılacak adımlar yeni sorunlara yol açabilir. Asıl çözümün, uzun vadeli ve bütüncül su yönetimi politikalarında olduğu vurgulanıyor.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI