Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Köybaşı: O tuğlanın çekileceği günleri getirmek boynumuzun borcudur

CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun 33. ölüm yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun

Haberebakis.com

CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun 33. ölüm yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. Başkan Köybaşı, açıklamasında şunları ifade etti:

Sevgili dostlar;

 

Bugün hiç yazı yazmasam diyorum.

Gitsem bir dağ başına…

Gitsem, kır çiçekleri toplasam.

Bunları bir demet yapsam.

Desem ki;

Bu çiçeğin adı, “ERDEM”

Bunun adı “ONUR”

Bunun “İNANÇ”… olur.

Demiş (1981 yılında Cumhuriyet gazetesindeki “Kır Çiçekleri” başlıklı köşe yazısında Uğur mumcu

Bugün öyle bir gün işte, belki de susup önümüze bakacağımız bir gün bu gün

Her zaman yüksek sesle

“Ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım,

Ben insan hakları savunucusuyum,

Ben terörün karşısındayım,

Ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım’’

 

Diyerek hayatını ve mücadelesini anlatan Uğur Mumcu,  24 Ocak 1993 tarihinde, Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlamasıyla katledildi.

Bugün burada onu anmak için bir aradayız.

Uğur Mumcu’yu yitirmiş olmanın hüznünü, yıllar geçse de katilerinin bulunamamasının öfkesini yüreğimizde yaşıyoruz.

 

Uğur Mumcu yalnızca bir gazeteci değildi; o, ulusal bağımsızlığın, laikliğin, Cumhuriyetin ve demokrasinin yılmaz bekçisiydi.

 

Emperyalist güçler ve onların yerli işbirlikçileri Dün Sevr ile yapamadıklarını bugün yeniden deneme cesareti göstermektedir.

Bu güçlerin amacı Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkıp yerine bir ‘din-tarikat- şeriat devleti’ kurmaktır.

 

Biliyoruz ki, bu yolda mücadele edenlerden, Aydınlık gelecekten, Gerçeklerden korkanlar, bu korkuyla da baskı, zulüm, ölüm emirlerini yağdırmaktan geri durmuyorlar.

İşte onlar Sabahattin Ali’yi, Muammer Aksoy’u, Abdi İpekçi’ yi, Çetin Emeç’i, Bahriye Üçok’u, Turan Dursun’u,  Musa Anter’i, Onat Kutlar’ı, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve Metin Göktepe’yi katlettiler.

 

Ankara’nın ortasında Uğur Mumcu’yu bombaladılar.

 

Uğur Mumcu, yıllar önce bizlere, bugün ülkemizin geldiği noktayı, Demokrasiyi seçim sandığına kapatan iktidarı işaret etmişti.

 

Usta gazeteci şöyle diyordu;

Bir toplum böyle çöker işte…

Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur,

Yasanın yerini din tarikat alır, korkulur,

Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler,

Eller kollar bağlanıp götürülür.

Susulur. İşte bugün tamda bu haldeyiz

 

Ancak Biz susmuyoruz, susmayacağız

Sevgili dostlar,

 

O, ulusal bağımsızlığın, laik demokratik düzenin kalpaksız kuvayı milliyecisi, sakıncalı piyadesiydi,

Uğur Mumcu’yu anmak, sadece bir ritüel değildir

 

Uğur Mumcu’yu anmak demek:

Atatürk’ü anmaktır.

Antiemperyalist olmaktır.

Cumhuriyetçi olmaktır.

Onu anmak, Cumhuriyetin, laikliğin ve tam bağımsız Türkiye’nin mücadelesinin bir parçası olmaktır.

 

Bugün ülkemizde;

İktidarın işareti ile yapılan operasyonlar göstermiştir ki

Ülkemizde kuvvetler ayrılığı fiilen bitirilmiştir.

 

Temsili demokrasinin askıya alındığı, yargının iktidar tarafından sopa gibi kullanılarak toplumun, siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığı karanlık günler yaşıyoruz.

 

Biliyoruz ki,

Karanlığın en koyu olduğu an şafağın sökmesinden hemen öncesidir.

Güzel ülkemiz bu karanlığa asla teslim olmayacak.

 

Mumcu katledildiğinde faili meçhul cinayetlerle ilgili olarak “Bir tuğla çekersem duvar yıkılır” diyenlere buradan sesleniyoruz.

 

Çekilemez denen O tuğlanın çekileceği, o duvarın yıkılacağı, tüm sorumluların hesap vereceği,

faili meçhul tüm cinayetlerin aydınlatılacağı günleri getirmek boynumuzun borcudur.

 

Bu güçlerle mücadelemiz ülkemiz aydınlığa ulaşana dek sürecektir.

Bu mücadele, açlık sınırında yaşayan emeklilerin,

iş cinayetlerinde can veren işçilerin,

katledilen kadınların,

eğitimi tarikatlara teslim edilen çocukların,

okullarına aç giden öğrencilerin,

tüm Cumhuriyet, demokrasi sevdalılarının mücadelesidir.

Bu, faşizme karşı, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti için verilen ortak mücadeledir.

Bu mücadele yaşasın tam bağımsız Türkiye diyenlerin mücadelesidir,

Bu bizim mücadelemizdir.

 

Bir gün, mezarlarımızda güller açacak, vurulduk ey halkım unutma bizi…

Bir gün, sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak, vurulduk ey halkım, unutma bizi’’

 

Uğur’lar olsun yiğit insan…

Uğur Mumcu’nun ışığında, hep birlikte tam bağımsız, laik, demokratik bir Türkiye için omuz omuza yürüyoruz.

Güzel ülkemizde Adalet, özgürlük ve demokrasi mutlaka kazanacak.

Biz kazanacağız

 

Bugün Uğur Mumcu’nun yanı sıra, aynı gün Diyarbakır’da şehit edilen emniyet müdürü Gaffar Okkan’ı ve Türk siyasetinin, dış politikasının unutulmaz ismi İsmail Cem’i de rahmetle, minnetle anıyoruz.

aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Ruhları şad olsun.

Yaşasın Özgürlük ve Demokrasi
yaşasın Tam Bağımsız Türkiye

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI