Savunma hakkının engellenmesini atalarımız muhteşem Anadolu irfanıyla ‘’Köpekler serbest, taşlar bağlı.’’ sözleriyle anlatmışlardır.
Herkes suçlanan kişiye saldıracak, saldırı serbest, ama o kişi kendini savunmak için hiçbir aracı kullanamayacak. Ve bunun adına da adalet denecek.
Ekrem İmamoğlu binlerce sayfalık iddianameyle suçlanıyor. Onlarca, yüzlerce yandaş basın yayın organı iddiaları köpürte, köpürte dillendiriyor ama İmamoğlu’nun kendini savunmak için kullanabileceği sosyal medya hesaplarına ulaşım engelleniyor.
Hangi gerekçeyle? Anlamak mümkün değil. Adam sadece zanlı. Hakkında verilmiş kesinleşmiş bir hüküm yok. Anayasanın ‘“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmünü taşıyan 38/4 maddesi yok mu sayılıyor ? Yoksa anayasa askıya mı alındı?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/2. maddesine göre, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır” ilkesi Anayasal güvenceden çıkartılmış mıdır?
Bu sorulara evet cevabı verilemiyorsa neden ve hangi gerekçeyle masum sayılması gereken bir insanın savunma silahlarına el konmaktadır? Yargılanan kişinin en temel hakkı “açıklama ve ispat hakkı”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum “silahların eşitliği ilkesi” olarak da ifade edilmektedir.
Eğer siz kişiyi dilediğiniz şekilde ve adil olmayan silah (Propaganda-medya) gücünüzle suçluyor ve karşı tarafın silahlarına (Sosyal medya hesaplarına) el koyuyorsanız buna ‘’Köpekler serbest, taşlar bağlı.’’ denmez de ne denir?
Yoksa ülkemiz artık Anayasa’da yazılı olduğu üzere; “Anayasal hukuk devleti” değil midir artık?

Çok başarılı bir yazı olmuş
Yaşadığımız bu süreci çok iyi anlatmış…
Kaleminize yüreğinize sağlık.
Kalemine sağlık Allah Memleketimizin yardımcısı olsun. İnşallah en kısa zamanda hayırlı olan düzene kavuşuruz…