haberebakis.com
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan “Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik”te yapılan kapsamlı değişiklikler, 13 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, özellikle şirketlerin mahkemeye sunduğu mali raporların güvenilirliğini artırmayı ve süreci suistimallere karşı daha korunaklı hale getirmeyi hedefliyor.
İşte yeni dönemde öne çıkan kritik başlıklar:
1. Finansal Raporlarda Standart Zorunluluğu Artık her şirket kafasına göre rapor sunamayacak. Borçlu şirketlerin mali durumunu gösteren raporlar, işletmenin büyüklüğüne göre üç farklı standartta hazırlanacak:
-
Büyük Şirketler: Bağımsız denetime tabi olanlar “Türkiye Muhasebe Standartları”nı (TMS) esas alacak.
-
Orta Ölçekli İşletmeler: Kendileri için belirlenen özel finansal raporlama standartlarına (BOBİ FRS) tabi olacak.
-
Küçük İşletmeler ve Diğer Borçlular: Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine göre rapor hazırlayacak.
2. “Makul Güvence” Raporuna İki Nüsha Şartı Konkordato başvurularının en önemli belgesi olan ve bağımsız denetçiler tarafından hazırlanan “makul güvence veren denetim raporu” artık mahkemeye iki nüsha olarak sunulacak. Bu adımın, belgelerin arşivlenmesi ve denetim süreçlerinin hızlandırılması için atıldığı belirtiliyor.
3. Bildirim Sürelerine Sıkı Takip Yönetmelikle birlikte bilgi akışı da hızlanıyor. Bağımsız denetim kuruluşları, hazırladıkları raporları imzaladıkları tarihten itibaren en geç 30 gün içinde ilgili kamu kurumuna bildirmek zorunda kalacak. Ayrıca, mahkeme yazı işleri müdürlükleri de dava açıldıktan sonra bu raporları vakit kaybetmeden ilgili mercilere iletecek.
4. Kapsam Genişletildi Daha önce belirli şirket türlerini kapsayan finansal raporlama çerçevesi, yapılan değişiklikle genişletildi. Artık bağımsız denetime tabi olmayan tüzel kişi tacirler de bu sıkı denetim ve raporlama kuralları içerisine dahil edildi.
Neden Yapıldı? Bu düzenlemenin temel amacı, mahkemelerin konkordato taleplerini değerlendirirken şirketin gerçek mali durumunu net bir şekilde görebilmesini sağlamak. Böylece gerçekten kurtarılmaya ihtiyacı olan şirketlerle, süreci kötü niyetle kullanan yapılar arasındaki ayrımın daha sağlıklı yapılması hedefleniyor.
Yeni yönetmelik, yayımlandığı gün itibarıyla (13 Mayıs 2026) uygulanmaya başlandı.
