Yaz gelmeden birçok şehirde kitap fuarları düzenlenir.
Koltuğunun altında okumadığı kitaplar çok sayıda okuyucu fuarları gezer…
Sonuçta, fuar şirketleri; “Şu kadar milyon kişi fuarı ziyaret etti”, “Bu kadar kişi, gezdi durdu…” diye raporlar yayınlar ve fuarın ne kadar başarılı olduğunun reklamını yapar.
Yapmalıdır… Çünkü aynı firma, gelecek yıl için düzenleyeceği fuar için altyapı oluşturmak zorunda…
Peki satılan kitap?
O işle pek ilgilenen olmaz…
Bizde kitap fuarları, kitap satın almak için değil, gezmek içindir.
Maksat “mavrada” (*) çeşit olsun…
Uzaydan baktığınızda kitap fuarlarının giriş kapısında uzun kuyruklar görülür, ama yakından mercekle bakıldığında bir tane kitap satın alan görünmez.
*
FUARA GİDİŞ TÖRENİ
Özellikle genç nesillerin fuara gidişi başlı başına bir törendir.
her fuar gezisinde bir hamburger faslı olur:
Ya fuar dolaşma öncesi, ya da sonrası…
Gençler hamburgercide buluşur. Geçenlerde gördüm… Bir sokakta sadece hamburgerciler var. Hepsinin adı değişik ama ek’inde mutlaka “burger” yazılı…
Yakınlarda park var, bir banka oturup gözledim… Beş kişinin hamburgeri karton kutuda geldi. Sonra dikkatimi çekti, masada tabak, çanak, çatal bıçak yerine karton kutular var… Ve o sokağın başında iki kocaman çöp bidonları… Görevliler, çöp bidonlarına kucak kucak karton kutu atıyorlar.
Sadece o sokakta üç beş hamburgerci dükkanından çıkan karton kutular, sokağın başında devasa bir çöp yığını oluşturmuştu.
Gençler kendi arasında konuşuyor:
“Kitaplar çok pahalı…”
“Hakikaten ya şu kitabı alacaktım ama fiyatına baktım; vazgeçtim…”
“Yok ya” dedi başka biri “Bu kadar pahalı olunca gençler nasıl para bulup kitap alacak?”
“Kitap alacak parayı nereden bulacağız..”
Konuşmalar hemen hemen böyle…
Oysa bu pahalılığı konuşurken çöpe attıkları kağıt hammaddesi, satın alacakları kitap kadardır.
Gençlere kızmıyorum.
Sistem, hayatın anlamını midesine bağlayan insan yetiştirmeye başladı.
Hamburger kutusu için harcanan para ile kitap basımına harcanmayan para…
Bu iki veri, kültür dünyamızın hazin manzarasıdır.
Bu konu hakkında çok yazılabilir…
Ama israf olmasın diye yazmıyorum.
Mavranız ve karton kutunuz bol olsun…
(*) Mavra; Nehir kenarlarındaki su değirmenlerinin dönerken çıkardığı periyodik ses…

YORUMLAR