haberebakis.com
Evrenin büyük bölümünü oluşturan ancak şimdiye dek doğrudan tespit edilemeyen karanlık maddeyle ilgili çığır açıcı bir bulgu daha ortaya çıktı. NASA’nın Fermi Gamma-Işını Uzay Teleskobu’nun 15 yılı kapsayan geniş veri seti analiz edildi ve Samanyolu’nun halosunda daha önce tanımlanmamış yeni bir gama ışını parıltısı gözlemlendi. Araştırmacılara göre bu sinyal, karanlık madde teorilerinin uzun yıllardır öngördüğü fakat ilk kez bu kadar net bir şekilde işaret ettiği bir yapı olabilir.
Haloda 20 GeV enerji seviyesinde gizemli bir küresel bölge
Tokyo Üniversitesi’nden astronom Tomonori Totani, 20 gigaelektronvolt enerji seviyesinde tespit edilen geniş ve küresel ışınımın, bilinen tüm gama ışını kaynakları çıkarıldığında geriye kalan “anomalik bir parıltı” olduğunu ifade etti.
Fermi baloncukları, nokta kaynakları, galaktik düzlem ve bilinen diğer astrofiziksel ışınımlar ayıklandığında bile bu parıltı kaybolmuyor. Bu durum, karanlık madde modellerinin öngördüğü dağılıma dikkat çekici şekilde uyum gösteriyor.
Totani, “Bu parıltı, karanlık madde parçacıklarının birbirleriyle çarpışıp yok olması sonucu ortaya çıkmış olabilir” diyerek sinyalin olağan dışı yapısına işaret etti.
Karanlık madde için tarihte bir ilk olabilir
Evrenin kütlesinin yaklaşık %84’ünü oluşturduğu hesaplanan karanlık madde, bugüne kadar yalnızca yerçekimi etkileri üzerinden tanımlanabiliyordu. Bu nedenle araştırmacılar, söz konusu sinyalin doğrulanmasının bilim tarihine geçebileceğini belirtiyor.
Eğer tespit edilen ışınım gerçekten karanlık madde parçacıklarının (özellikle WIMP’lerin) yok oluş iziyse, bu;
-
astronomide,
-
parçacık fiziğinde,
-
kozmolojide
devrim yaratacak bir kırılma noktası anlamına geliyor.
“Devrim niteliğinde olabilir ama temkin şart”
Totani, sinyalin olağanüstü önemine rağmen bilimsel temkin gerekliliğine dikkat çekiyor:
“Eğer bu sinyal karanlık madde kaynaklıysa, bu astronomi ve parçacık fiziği açısından devrim niteliğinde bir keşif olur.”
Bilim insanları, bulgunun kesinleşmesi için:
-
verilerin bağımsız ekiplerce yeniden analiz edilmesini,
-
Samanyolu dışı bölgelerde benzer ışınımların araştırılmasını,
-
tüm olası astrofiziksel açıklamaların sistematik biçimde dışlanmasını şart koşuyor.
Bu sürecin yıllar alabileceği belirtiliyor.
Araştırma JCAP’ta yayımlandı
Söz konusu analiz, kozmoloji ve astropartikül fiziğinin önde gelen akademik yayınlarından Journal of Cosmology and Astroparticle Physics (JCAP)’ta yayımlandı.
