Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kamusal eğitim 2025’i kayıpla kapattı!

AKP iktidarının 2025 boyunca sürdürdüğü piyasacı ve ideolojik politikalar, kamusal eğitimi derin bir krize sürükledi. Milyonlarca çocuk eğitimden koparken, çocuk işçiliği, güvencesizlik ve laiklik tartışmaları yılın en sıcak başlıkları oldu.

AKP iktidarının 2025 boyunca sürdürdüğü piyasacı ve ideolojik politikalar, kamusal

Haberebakis.com

Türkiye’de kamusal eğitim, 2025 yılında piyasa odaklı, ideolojik ve gerici politikaların belirgin biçimde hız kazandığı bir dönemden geçti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamaları sonucunda milyonlarca çocuk eğitim sisteminin dışına itilirken, eğitim hakkı anayasal bir güvence olmaktan giderek uzaklaştı. Resmi veriler, yaşanan tahribatın boyutlarını görünür kıldı.

OKULDAN KOPARILDILAR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2024–2025 örgün eğitim istatistikleri, zorunlu eğitim çağındaki 3,2 milyon çocuğun okul dışında kaldığını ortaya koydu. Özellikle ortaöğretimde okul terkleri artarken, yoksulluk çocuk emeğini yaygınlaştıran temel etkenlerden biri haline geldi. Uzmanlara göre eğitimden kopuş, bireysel tercihlerden ziyade siyasal ve ekonomik politikaların doğrudan sonucu olarak derinleşti.

TARİKATLAR OKULLARA GİRDİ
2025’te eğitim alanındaki en tartışmalı uygulamalardan biri ÇEDES projesi oldu. “Değerler eğitimi” adı altında tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller, okulları ideolojik faaliyet alanına dönüştürdü. Pedagojik formasyonu olmayan kişilerin eğitim ortamlarına girmesi, laiklik ve çocukların üstün yararı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

KAMUSAL EĞİTİMDE AKADEMİK ÇÖKÜŞ
YÖK Atlas verileri, yükseköğretimdeki tabloyu da gözler önüne serdi. 2025’te yüzlerce öğrenci sıfır ya da sıfırın altında netle üniversiteye yerleşti. YÖK verilerine göre yalnızca 6 üniversitede 10’un üzerinde doktoralı araştırmacı bulunurken, akademisyen başına düşen makale sayısı 0,35’te kaldı. 200 üniversitede yayımlanan toplam yayın sayısı ise öğretim üyesi başına 0,85 olarak hesaplandı.

ÇOCUKLAR ÖLÜME SÜRÜKLENDİ
Mesleki Eğitim Merkezleri başta olmak üzere mesleki eğitim uygulamaları, çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir yapıya dönüştü. 2025’te en az 92 çocuk çalıştırılırken yaşamını yitirdi. Bu çocukların 17’sinin MESEM kapsamında çalıştıkları atölye, fabrika ve inşaatlarda hayatını kaybettiği kaydedildi. MEB verilerine göre Ekim 2025’e kadar MESEM’lerde 1.348 iş kazası yaşandı.

SINIFLARDA TEMEL KOŞULLAR SAĞLANAMADI
Okullarda hijyen ve güvenlik sorunları yıl boyunca gündemde kaldı. Temizlik personeli eksikliği nedeniyle birçok okulda sınıflar veliler ve öğretmenler tarafından temizlendi. Fiziki koşulların yetersizliği, kamusal eğitimin yalnızca pedagojik değil, temel yaşam standartları açısından da gerilediğini ortaya koydu.

ÖĞRETMENLER GÜVENCESİZLİĞE MAHKÛM EDİLDİ
2025’te öğretmen açığı devam ederken, atama sayısı 10 binle sınırlı tutuldu. Mülakatların kaldırılacağı yönündeki vaatler bir kez daha hayata geçirilmedi. Ücretli öğretmenlik uygulaması sürerken, binlerce öğretmen 9 ay boyunca asgari ücretin altında çalıştırıldı.

MİLLİ EĞİTİM AKADEMİSİ TARTIŞMASI
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda yapılan değişiklikle Milli Eğitim Akademisi 2025’te kuruldu. Sivas’ta inşa edilen akademi için 189 milyon TL harcandı. Eğitim sendikalarına göre bu kaynakla binlerce öğretmen atanabilir, onlarca okul güçlendirilebilir ve yüz binlerce çocuğa ücretsiz yemek sağlanabilirdi. Eğitim alanındaki göstergeler, 2026’da da kamusal eğitim tartışmalarının süreceğine işaret ediyor.

Kaynak: Birgün

 

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI