haberebakis.com
Dijital platformlarda artan saldırılar, artık bireysel taciz sınırlarını aşarak organize ve sistematik bir yapıya dönüşüyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen bu saldırılar, hedef alınan kişilerin günlük yaşamını ve mesleki faaliyetlerini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, yaşananların sadece çevrimiçi bir sorun olmadığını vurguluyor.
UN Women tarafından yayımlanan “Tipping Point” raporu, kadın gazeteciler, aktivistler ve insan hakları savunucularının giderek artan dijital şiddetle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Rapora göre çevrimiçi saldırılar yapay zekâ destekli araçlarla daha hızlı ve organize hale gelirken, bu durumun temel amacının kadınları kamusal alandan uzaklaştırmak olduğu belirtiliyor.
SALDIRILAR OTOSANSÜRE ZORLUYOR
Araştırma bulgularına göre dijital şiddete maruz kalan kadınların yüzde 41’i sosyal medyada kendini sansürlemeye başladı. Yaklaşık her beş kadından biri ise mesleki üretimini sınırladığını ifade etti. Kadın gazeteciler açısından tablo daha da ağır; önemli bir bölümünün tehditler nedeniyle daha az görünür olduğu belirtiliyor.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ TEHDİT DALGASI
Raporda, üretken yapay zekâ araçlarının şiddetin boyutunu büyüttüğüne dikkat çekiliyor. Deepfake içerikler, rıza dışı görüntü üretimi ve manipülasyon kampanyaları, hedef alınan kişilerin itibarını zedelemek için kullanılıyor. Katılımcıların bir kısmı özel görüntülerinin izinsiz paylaşıldığını, bazıları ise deepfake içeriklere maruz kaldığını belirtti.
ANONİM HESAPLAR VE LİNÇ KÜLTÜRÜ
Dijital şiddetin önemli bir bölümü anonim hesaplar ve organize troll ağları üzerinden yayılıyor. Sosyal medya algoritmalarının bu içerikleri büyütmesi, saldırıların etkisini daha da artırıyor. Kadınların yaklaşık üçte biri istenmeyen cinsel içerikli mesajlar aldığını ifade ediyor.
ŞİDDET EKRANDAN GERÇEK HAYATA TAŞIYOR
Rapor, dijital şiddetin yalnızca çevrimiçi kalmadığını da ortaya koyuyor. 2020’de çevrimiçi saldırılarla bağlantılı fiziksel taciz yaşayanların oranı yüzde 20 iken, bu oran 2025’te yüzde 42’ye yükseldi. Bu durum, tehdidin gerçek hayata taşındığını gösteriyor.
RUH SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Dijital saldırıların psikolojik etkileri de dikkat çekiyor. Kadın gazetecilerin yaklaşık dörtte biri kaygı ve depresyon gibi sorunlar yaşadığını belirtiyor. Uzmanlar, bu durumun ifade özgürlüğü ve demokratik katılım üzerinde doğrudan etkili olduğuna işaret ediyor.
Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte şiddetin biçimi de dönüşüm geçiriyor. Geleneksel fiziksel ve sözlü şiddetin yanında artık dijital araçlar üzerinden yürütülen yeni bir baskı türü ortaya çıkmış durumda. Uluslararası araştırmalar, özellikle kadınların bu tür şiddetten daha fazla etkilendiğini gösteriyor. Dijital şiddet; tehdit, taciz, izinsiz veri paylaşımı ve itibar zedeleme gibi çok boyutlu bir sorun olarak değerlendiriliyor.
• Dijital şiddet nedir?
Teknoloji kullanılarak bireyleri hedef alan tehdit, taciz, manipülasyon ve itibar zedeleme eylemlerinin tümünü kapsar.
• En çok kimler etkileniyor?
Kadınlar, özellikle gazeteciler ve aktivistler en yüksek risk grubunda yer alıyor.
• Bu şiddet gerçek hayata yansıyor mu?
Evet, rapora göre dijital saldırılar fiziksel tehdit ve tacizlere dönüşebiliyor.
