haberebakis.com
Kadına ve çocuğa yönelik şiddet ile cinsel saldırı davalarında verilen bazı kararlar, hukuk çevrelerinde yeniden tartışma konusu oldu. Son dönemde farklı illerde görülen davalarda suçun niteliğine ilişkin yapılan değerlendirmelerin cezaların ağırlığını değiştirdiği belirtilirken, kadın hakları savunucuları ve avukatlar uygulamadaki yaklaşımın “cezasızlık algısını” güçlendirdiğini savunuyor. Özellikle “kasten yaralama”, “öldürmeye teşebbüs” ve “basit cinsel saldırı” ayrımları üzerinden verilen kararlar kamuoyunda tepki çekiyor.
“ATAERKİL YARGI PRATİĞİ FAİLE CAN SİMİDİ OLUYOR”
BirGün’e konuşan Muğla Barosu avukatlarından Perihan Ceviz Turasay ile Antalya Barosu’ndan Avukat Umut Çiftci, yargı süreçlerinde suç vasfının belirlenme biçimine tepki gösterdi. Avukatlar, bazı davalarda fail lehine yorumların öne çıktığını ve bunun mağdurlar açısından ikinci bir travmaya dönüştüğünü ifade etti. Turasay, mahkemelerdeki “fail odaklı yaklaşımın” adalete duyulan güveni sarstığını savunurken, kadın cinayetleri ve cinsel saldırı davalarında cezaların düşmesine neden olan uygulamaların ciddi sorun yarattığını söyledi.
SUÇUN TANIMI CEZANIN KADERİNİ BELİRLİYOR
Hukukçulara göre davalarda suçun hangi kapsamda değerlendirildiği, verilecek cezanın ağırlığını doğrudan etkiliyor. Bir eylemin “kasten öldürmeye teşebbüs” yerine “kasten yaralama” olarak değerlendirilmesi ya da “nitelikli cinsel saldırı” yerine “basit cinsel saldırı” kapsamında ele alınması, sanık lehine ciddi ceza farkları yaratabiliyor. Avukatlar, özellikle kadınlara yönelik şiddet dosyalarında bu yaklaşımın cezasızlık algısını büyüttüğünü belirtiyor.
“ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR” TARTIŞMASI
Hukuk çevrelerinde en çok tartışılan başlıklardan biri de “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin uygulanış biçimi oldu. Avukat Perihan Ceviz Turasay, bu ilkenin bazı dosyalarda geniş yorumlandığını ve mağdurun yaşadığı şiddetin arka plana itildiğini savundu. Özellikle kadın cinayetleri ve cinsel saldırı dosyalarında failin niyetine ilişkin yapılan yorumların cezaların düşmesine yol açtığını ifade etti.
DAVALARDAN ÇARPICI ÖRNEKLER
Haberde yer verilen örnekler arasında Muğla’da görülen bir istismar davası ile kadın cinayeti dosyası dikkat çekti. Bazı davalarda “nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs” yerine daha düşük ceza öngören suç tanımlarının tercih edildiği belirtilirken, bir kadın cinayeti dosyasında da “kasten öldürme” yerine “ölüm neticesine sebebiyet veren yaralama” suçundan hüküm kurulmasının tepki çektiği aktarıldı. İstanbul’da yıllardır süren bir çocuk istismarı davasında ise mağdurun yaşına ilişkin yeniden inceleme talep edilmesi kamuoyunda eleştirilere neden oldu.
“İKİNCİ MAĞDURİYET OLUŞUYOR”
Antalya Barosu’ndan Avukat Umut Çiftci, kadın ve çocuklara yönelik suçlarda mağdurun zaten ağır travma yaşadığını, dava süreçlerinde yapılan değerlendirmelerin ise yeni mağduriyetler doğurduğunu söyledi. Çiftci, özellikle kadın cinayeti girişimi davalarında failin eyleminin hafif suç kapsamında değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Yargının mağdurun yaşadığı şiddeti merkeze alan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.
KADIN ÖRGÜTLERİNDEN CEZASIZLIK UYARISI
Kadın hakları alanında çalışan hukukçular ve sivil toplum temsilcileri, son yıllarda şiddet davalarında verilen bazı kararların kamu vicdanında rahatsızlık yarattığını ifade ediyor. Özellikle iyi hal ve takdiri indirim uygulamaları uzun süredir tartışma konusu olurken, suçun niteliğine ilişkin değerlendirmelerin de yeni bir tartışma başlığı haline geldiği belirtiliyor.
Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri uzun yıllardır kamuoyunun en önemli gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Son yıllarda kadın örgütleri ve hukukçular, özellikle şiddet davalarında verilen indirim kararlarına karşı sık sık açıklamalar yapıyor. Türk Ceza Kanunu’nda yapılan bazı düzenlemelerle kadınlara yönelik suçlarda cezaların artırılması hedeflense de uygulamadaki kararlar tartışılmaya devam ediyor. Hukuk çevreleri, suç vasfı belirlenirken mağdur odaklı yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
• Suç vasfı ne anlama geliyor?
Suç vasfı, işlenen eylemin hukuk karşısında hangi suç kapsamında değerlendirileceğini ifade ediyor. Bu tanım verilecek cezayı doğrudan etkiliyor.
• Avukatlar neden tepki gösteriyor?
Avukatlar, bazı davalarda suçun daha hafif kapsamda değerlendirilerek failler lehine sonuçlar doğduğunu savunuyor.
• Tartışmanın merkezinde hangi davalar var?
Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve çocuk istismarı davalarındaki bazı kararlar tartışmanın odağında yer alıyor.
