Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kadına şiddet ‘yakın’dan geliyor!

TKDF’nin paylaştığı Kasım 2025 raporu, şiddet ihbarlarının büyük bölümünün kadınlardan geldiğini ve ev içi şiddetin en kritik sorun olmaya devam ettiğini gösterdi.

TKDF’nin paylaştığı Kasım 2025 raporu, şiddet ihbarlarının büyük bölümünün kadınlardan

Haberebakis.com


Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) “Ev İçi Acil Yardım Hattı Kasım 2025 Veri ve Analiz Raporu”, kadınlara yönelik şiddetin sürdüğünü ve başvuruların önemli düzeyde arttığını gösterdi. Raporda yer alan verilere göre, yalnızca Kasım ayında 457 çağrı alındı ve ihbarların yüzde 89.6’sını kadınlar yaptı. Ev içi şiddet vakalarının domine ettiği tablo, Türkiye’de kadınların en yakınlarındaki erkeklerden zarar görmeye devam ettiğini ortaya koydu.

KASIM AYINDA ŞİDDET İHBARLARI ARTTI
TKDF’nin açıklamasına göre Kasım 2025’te değerlendirilen 457 çağrının önemli bir bölümü doğrudan şiddet ihbarı niteliğinde oldu. Raporda yer alan analizler, son aylarda artış eğilimindeki toplumsal şiddet ortamının kadınlara yönelik riskleri daha da büyüttüğünü gösteriyor. Türkiye’nin farklı illerinden gelen başvurular, özellikle ev içi şiddetin sürdüğünü ve çok boyutlu bir sosyal sorun haline geldiğini ortaya koyuyor.

EV İÇİ ŞİDDET VAKALARI: TABLO AĞIR
Rapora göre Kasım ayında yeni kayıt açılan toplam 87 vakanın 53’ü doğrudan ev içi şiddet olarak sınıflandırıldı. Türkiye’nin birçok kentinde kadınların partnerleri, eşleri veya eski eşleri tarafından zarar gördüğü vakalar dikkat çekti. Sığınma evi talebi ise 23 ayrı başvuruda öne çıktı. Bu durum, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik güvenlik arayışının giderek güçlendiğini gösteriyor.

Hattın acil müdahale gerektiren 1 vaka belirlediği ve bunun gerekli kurumlara yönlendirildiği ifade edildi. Ayrıca 59 çağrıda hukuki bilgilendirme yapıldığı, 28 çağrının karakola, 16 çağrının ise barolara yönlendirildiği kaydedildi.

SALDIRGAN PROFİLİ: EN ÇOK KİMLER ŞİDDET UYGULUYOR?
Verilere göre saldırganların büyük bölümünü kadınların evli olduğu erkekler oluşturuyor. Oran yüzde 46.8 olarak kaydedildi. Bu veri, kadınların en fazla en yakınlarındaki erkekler tarafından zarar gördüğünü doğruluyor.

Bunun ardından yüzde 13.8 ile aile fertleri ikinci sırada yer aldı. Kardeş, baba, akraba gibi yakın çevredeki kişiler tarafından uygulanan şiddetin hâlâ önemli bir risk faktörü olduğu görüldü.

Bu dağılım, şiddetin temel kaynağının kadının ev içindeki en yakınları olması gerçeğini bir kez daha teyit etti.

YAŞ GRUPLARI NE ANLATIYOR? ŞİDDETİN HEDEFİ KİMLER?
TKDF raporunun en çarpıcı noktalarından biri, ihbarlara yansıyan yaş aralığı oldu. Kasım ayında şiddet ihbarında bulunan kadınlardan en küçüğü 11 yaşında, en büyüğü 63 yaşında olarak kaydedildi. Bu geniş yaş aralığı, şiddetin yalnızca yetişkin kadınları değil, çocuk ve genç yaştaki kızları da kapsadığını gösteriyor.

Bu bulgu, kadınlara yönelik şiddetin kuşaklar boyu devam eden sistematik bir sorun olduğuna işaret ediyor.

HUKUKİ VE KURUMSAL DESTEK YETERLİ Mİ?
Raporda yer verilen yönlendirme verileri, kadınların büyük bölümünün yardım sürecinde güvenlik güçleri, barolar ve sosyal hizmet kurumlarına başvurduğunu gösteriyor. Ancak kadın örgütleri, mevcut mekanizmaların şiddeti durdurmak için yeterince hızlı veya etkili işlemeyebildiğine dikkat çekiyor.

Karakol veya baroya yönlendirilen vakaların sayısının artması, kadınların adli sürecin desteğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösterirken, sahadaki uygulamaların tutarlılığı konusunda da soru işaretlerini gündeme getiriyor.

ŞİDDETİ ÖNLEMEDE POLİTİKALAR NEDEN YETERSİZ?
Kadınlara yönelik şiddetin artış trendi, uzmanlara göre yalnızca bireysel değil yapısal bir sorun. Kadın örgütleri, yıllardır koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi, caydırıcı cezaların artırılması ve yerel yönetimlerin aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Ancak rapor, yetkili makamların etkili önlem adımları atmadığına dair eleştirel bulgular içeriyor. Bu durum, kadınların kendilerini güvende hissetmelerini zorlaştırıyor.


TKDF’nin Kasım 2025 verileri, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin derinleşerek sürdüğünü ve kapsamlı politikalara olan ihtiyacın arttığını gösteriyor. Kadın hakları savunucuları, hem ulusal hem yerel düzeyde koordineli adımların atılması, sığınma evi kapasitesinin artırılması ve şiddet mağduru kadınların hukuki desteğe erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirtiyor.

Uzmanlara göre etkili politika değişikliği olmadan, kadınların en yakınlarındaki erkeklerden gördüğü şiddetin azalması kısa vadede mümkün görünmüyor.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI