haberebakis.com
Türkiye’de 2026 yılının ilk çeyreği, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları için yoğun bir mücadele ve yas dönemi oldu.
HER GÜN ORTALAMA 1 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ!
Yılın henüz başında olunmasına rağmen, her gün ortalama bir kadının öldürüldüğü veya şüpheli şekilde ölü bulunduğu bir tabloyla karşı karşıyayız. Özellikle Şubat ayında sadece 24 saat içerisinde 6 kadının farklı illerde katledilmesi, şiddetin ne denli sistematik bir hal aldığını bir kez daha kanıtladı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne bu ağır bilançonun gölgesinde giren Türkiye’de, faillerin büyük çoğunluğunun ateşli silah kullanması ve cinayetlerin en güvenli alan kabul edilen evlerin içinde işlenmesi, koruma mekanizmalarındaki zafiyeti tartışmaya açtı.
2026’NIN İLK ÇEYREĞİNDE KORKUTUCU RAKAMLAR
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ve sivil veri bankalarının raporlarına göre, 2026 yılının başından Mart ayı ortasına kadar yaklaşık 70 kadın katledildi. Ocak ayında 22, Şubat ayında ise 23 kadın cinayeti işlenirken; Mart ayının ilk haftalarında bu sayı hızla artmaya devam etti. Cinayetlerin yanı sıra, sadece Şubat ayında 29 kadının şüpheli şekilde ölü bulunması, gerçek bilançonun görünenin çok daha üzerinde olduğuna dair ciddi endişeler yaratıyor. Şüpheli ölümlerin birçoğunun yüksekten düşme veya intihar süsü verilmiş cinayetler olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
KATİLLER EN YAKINDAN: %43’Ü EVLİ OLDUĞU ERKEK
Şubat ayı verileri incelendiğinde, öldürülen kadınların %43’ünün evli olduğu erkekler tarafından hayattan koparıldığı görülüyor. Bu oranı birlikte olduğu erkekler, eskiden birlikte olduğu partnerler ve babalar takip ediyor. Faillerin arasında emekli polisler veya hakkında uzaklaştırma kararı olan kişilerin bulunması, mevcut yasaların ve tedbirlerin uygulanmasındaki aksaklıkları gözler önüne seriyor. Kadınların 15’i kendi evinde, 4’ü ise sokak ortasında katledildi.
SİLAH KULLANIMINDAKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİCİ
2026 yılındaki cinayetlerin işlenme biçimleri incelendiğinde, bireysel silahlanmanın ve ateşli silahlara erişimin kolaylığının sonuçları net bir şekilde görülüyor. Şubat ayında öldürülen kadınların %61’i ateşli silahlarla yaşamını yitirdi. Kesici aletler ve boğma yöntemleri diğer yaygın saldırı biçimleri olarak kaydedilirken, faillerin cinayetten sonra intihar etme eğilimindeki artış da hukuki süreçlerin tamamlanmasını zorlaştıran bir başka unsur olarak öne çıkıyor.
NEDEN ÖLDÜRÜLÜYORLAR?
Öldürülen kadınların birçoğunun “hayatına dair karar almak istemesi” (boşanma talebi, çalışmak isteme, barışmayı reddetme) temel cinayet bahanesi olarak kayıtlara geçiyor. Ancak korkutucu olan bir diğer veri ise, birçok cinayette bahanenin dahi tespit edilememesi. Bu durum, kadın cinayetlerinin hiçbir nedene bağlı kalmaksızın, salt toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve güç gösterisi üzerinden işlendiği tezini güçlendiriyor.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ DETAYI
Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından, 6284 sayılı Koruma Kanunu’nun uygulanması kadın örgütlerinin en büyük mücadele alanı haline geldi. 2025 yılı toplamda 294 kadın cinayetiyle kapanırken, 2026 yılının ilk aylarındaki yüksek ivme, şiddetin durdurulması için daha somut adımlar atılması gerektiğini gösteriyor. Anıt Sayaç’ta her geçen gün artan isimler, sadece birer rakam değil; yarım kalmış hayatlar, annesiz kalan çocuklar ve adaleti bekleyen aileler anlamına geliyor.
-
2026’da şu ana kadar kaç kadın öldürüldü? Mart başı itibarıyla yaklaşık 70 kadın cinayeti işlendi, onlarca kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.
-
Şüpheli kadın ölümleri ne anlama geliyor? Failin net olarak belirlenemediği veya intihar süsü verilmiş olabilecek ancak cinayet şüphesi barındıran vakalar bu kategoride değerlendirilir.
-
En çok hangi şehirlerde cinayet işleniyor? Ocak ve Şubat verilerine göre İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara en fazla vakanın yaşandığı iller arasında yer alıyor.
