Haberebakis.com
Japonya’da bilim insanları, insan vücudunda oluşan teri doğrudan elektriğe dönüştürebilen yeni bir biyoyakıt hücresi geliştirdi. Tokyo Bilim Üniversitesi’nde yürütülen araştırmaya göre bu teknoloji sayesinde giyilebilir sağlık sensörleri dış bir bataryaya ihtiyaç duymadan çalışabilecek. Geliştirilen sistem özellikle spor takibi, hastalık izleme ve yaşlı bakımında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.
TERDEN ELEKTRİK ÜRETEN TEKNOLOJİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Araştırmayı Tokyo Bilim Üniversitesi’nden Doçent Isao Shitanda liderliğindeki ekip yürüttü. Bilim insanları, insan terinde bulunan kimyasal bileşenleri enerjiye dönüştürebilen özel bir biyoyakıt hücresi geliştirdi. Bu sistemde kullanılan su bazlı enzim mürekkebi, terdeki kimyasalları doğrudan elektrik akımına çevirebiliyor.
Teknolojinin çalışma prensibi oldukça dikkat çekici. İnsan terinde bulunan laktat molekülleri, özel enzimler sayesinde parçalanarak elektron üretimi sağlıyor. Bu elektronlar devre üzerinden oksijene aktarılıyor ve ortaya elektrik akımı çıkıyor. Laboratuvar testlerinde santimetrekare başına yaklaşık 165 mikrovat enerji üretildiği bildirildi.
TEK BASKIYLA ÜRETİLEN BİYOYAKIT HÜCRESİ
Araştırmacılar bu sistemi üretmek için serigrafi baskı yöntemi kullandı. Bu yöntem sayesinde enzim molekülleri doğrudan kağıt tabanlı bir yüzeye sabitlenebiliyor. Böylece geleneksel üretim süreçlerinde bulunan karmaşık kurutma ve çok katmanlı üretim aşamaları ortadan kaldırılıyor.
Tek baskıyla üretilebilen bu biyoyakıt hücreleri, maliyeti düşürürken seri üretim sürecini de kolaylaştırıyor. Araştırmacılar, bu yaklaşımın üretim hatalarını azaltabileceğini ve giyilebilir teknolojilerin çok daha yaygın hale gelmesini sağlayabileceğini belirtiyor.
PİLLER TARİH OLABİLİR Mİ?
Yeni teknolojinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise pil ihtiyacını ortadan kaldırma potansiyeli. Günümüzde birçok giyilebilir sensör, kalın ve sınırlı ömürlü düğme pillerle çalışıyor. Bu durum hem cihazların boyutunu büyütüyor hem de çevresel atık sorunları yaratıyor.
Geliştirilen biyoyakıt hücresi ise enerji depolamak yerine ter üretildikçe elektrik üretiyor. Yani kullanıcı terlemeye başladığı anda cihaz otomatik olarak enerji toplamaya başlıyor. Bu sayede sensörlerin kağıt kadar ince ve esnek kalması mümkün oluyor.
SAĞLIK TAKİBİNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR
Bu teknoloji özellikle sağlık alanında önemli uygulamalar sunabilir. Egzersiz sırasında vücuttaki laktat seviyeleri artıyor ve bu durum kas yorgunluğunu gösteren önemli bir biyolojik veri olarak kabul ediliyor. Terden elektrik üreten sensörler, bu verileri anlık olarak ölçerek sporcuların performansını takip edebilir.
Aynı sistem yaşlı bakımında da kritik bir rol oynayabilir. Dehidrasyon, enfeksiyon veya aşırı sıcaklık gibi sağlık riskleri, ter üzerinden alınan biyolojik verilerle erken aşamada tespit edilebilir.
BU TEKNOLOJİ GÜNLÜK HAYATA NE ZAMAN GİREBİLİR?
Uzmanlara göre terden elektrik üreten biyoyakıt hücrelerinin seri üretime geçmesi halinde giyilebilir sağlık cihazlarında büyük bir dönüşüm yaşanabilir. Fabrikalarda seri üretim aşamasına geçildiğinde, akıllı sağlık yamalarının günlük yaşamın sıradan bir parçası haline gelmesi bekleniyor.
Bu gelişme, özellikle pil ihtiyacını ortadan kaldıran giyilebilir teknolojilerin daha ucuz, çevreci ve uzun ömürlü olmasının önünü açabilir.
Japon mühendislerin geliştirdiği terden elektrik üretme teknolojisi, enerji ve sağlık teknolojilerinin kesiştiği yeni bir alanın kapısını aralıyor. Eğer seri üretim aşaması başarıyla tamamlanırsa, gelecekte sağlık sensörleri ve akıllı cihazlar insan vücudundan elde edilen enerjiyle çalışabilir.
