Haberebakis.com
Eşrefpaşa Hastanesi 118 yıldır İzmir’e sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olma özelliğini taşıyan kurum, yüz binlerce bebeğin dünyaya gelişine tanıklık etti. Yıllar önce bu hastanede doğan dört kişi ise bugün aynı hastanede sağlık çalışanı olarak görev yapıyor.
118 YILDIR İZMİR’E SAĞLIK HİZMETİ VERİYOR
Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de sağlık hizmetlerinin en köklü adreslerinden biri olarak biliniyor. 118 yıllık geçmişi boyunca binlerce hastaya şifa dağıtan hastane, aynı zamanda yüz binlerce bebeğin dünyaya geldiği bir doğum merkezi olarak da önemli bir rol üstlendi.
Türkiye’de belediyeye bağlı olarak hizmet veren ilk ve tek hastane olan kurum, hem tarihsel kimliği hem de kent belleğindeki yeriyle dikkat çekiyor. Hastane yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, aynı zamanda yıllar içinde oluşan insani hikâyelerle de İzmir’in sosyal hafızasında önemli bir yere sahip.
DOĞDUKLARI HASTANEDE GÖREV YAPIYORLAR
Yıllar önce aynı hastanede dünyaya gelen dört isim, bugün aynı koridorlarda sağlık çalışanı olarak görev yapıyor. Üroloji uzmanı, ameliyathane hemşiresi, diş hekimi ve eczacı olarak görev yapan bu isimleri bir araya getiren ortak nokta ise insanlara sağlık hizmeti sunma arzusu.
Bu durum, hastanenin yıllar içinde İzmirli ailelerle kurduğu güçlü bağın da bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Sağlık çalışanları, doğdukları yerde görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiriyor.
AYNI HASTANEDE ÜÇ FARKLI KUŞAK SAĞLIKÇI
8 Nisan 1972’de Eşrefpaşa Hastanesi’nde doğan üroloji uzmanı Ural Hamurcu, yıllar sonra aynı hastanede görev yapmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi.
Hamurcu, bugün yoğun bakım servisi olarak kullanılan alanın doğduğu yıllarda kadın doğum bölümü olduğunu belirterek, 2004 yılından bu yana doğduğu hastanede görev yaptığını ifade etti. Çocukluk döneminde muayene olduğu hastanede hekim olarak çalışmanın kendisi için ayrı bir deneyim olduğunu belirten Hamurcu, bir dönem kendisini çocukken muayene eden doktorlarla aynı kurumda görev yapma fırsatı da bulduğunu dile getirdi.
Hamurcu ayrıca hastanede üç farklı kuşaktan sağlık çalışanının görev yaptığını ve bunun çalışma ortamına ayrı bir anlam kattığını söyledi.
21 YIL SONRA AYNI HASTANEDE GÖREV BAŞI
30 Haziran 1985’te aynı hastanede dünyaya gelen ameliyathane hemşiresi Yasemin Şen ise doğduğu hastaneye sağlık çalışanı olarak dönmenin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade etti.
Şen, doğumundan 21 yıl sonra aynı hastanede ameliyathane hemşiresi olarak göreve başladığını belirterek, kurumun kendisi için her zaman tanıdık bir yer olduğunu söyledi. Eşrefpaşa Hastanesi’nde çalışmanın kendisini gururlandırdığını da sözlerine ekledi.
“DOĞUMUMA ŞAHİT OLANLARLA ÇALIŞMAK GURUR VERİCİ”
12 Eylül 1996’da Eşrefpaşa Hastanesi’nde doğan diş hekimi Ekin Başak Bozdağlı, doğumunda görev alan sağlık çalışanlarıyla yıllar sonra aynı kurumda görev yapmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu dile getirdi.
Bozdağlı, mesleğini severek yaptığını belirterek, doğumuna tanıklık eden doktor ve hemşirelerle aynı yerde çalışmanın işine olan bağlılığını artırdığını söyledi. Çocukluk döneminde de sağlık hizmeti almak için sık sık aynı hastaneye geldiğini ifade etti.
DOĞDUĞU HASTANEDE ECZACI OLDU
14 Mayıs 1997’de aynı hastanede dünyaya gelen eczacı İrem Ayçetin de doğduğu kurumda görev yapmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti.
Ayçetin, doğumuna tanıklık eden bazı sağlık çalışanlarının bugün kendisiyle aynı ortamda görev yaptığını söyleyerek, sağlık alanında hizmet verebilmenin kendisi için gurur verici olduğunu ifade etti.
İZMİR’İN HAFIZASINDA YER EDEN BİR HASTANE
118 yıllık geçmişiyle Eşrefpaşa Hastanesi yalnızca bir sağlık kurumu olmanın ötesinde, İzmir’in kent belleğinde önemli bir yer tutuyor. Yıllar boyunca binlerce insanın hayatına dokunan hastane, doğumdan tedaviye kadar pek çok hikâyeye tanıklık etmeye devam ediyor.
Bugün aynı hastanede doğup büyüyen ve yıllar sonra sağlık çalışanı olarak görev yapan isimler ise bu köklü kurumun İzmir ile kurduğu güçlü bağın en somut örneklerinden biri olarak görülüyor.
