haberebakis.com
İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde faaliyet gösteren Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türk öğretmenler, maaş eşitsizliği ve düşük zam teklifi nedeniyle uzun süredir devam eden eylemlerini büyüterek grev kararı aldı. Eğitimciler, hayat pahalılığı karşısında eriyen gelirlerinin artık yoksulluk sınırının çok altında kaldığını dile getirerek, aynı okulda görev yapan İtalyan meslektaşlarıyla aralarında ciddi bir ücret uçurumu bulunduğunu vurguladı.
MAAŞ EŞİTSİZLİĞİ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan Türk öğretmenlerin maaşlarının son yıllarda ciddi şekilde gerilediği aktarılıyor. 2022 yılında yoksulluk sınırının üzerinde olan maaşların bugün bu seviyenin oldukça altında kaldığı belirtiliyor. Öğretmenler, okul yönetiminin 2026 için yüzde 15, 2027 için ise sıfır zam teklifi sunduğunu ifade ederken, bunu kabul edilmez ve gerçeklerden kopuk bir yaklaşım olarak nitelendiriyor.
Eğitimciler, aynı okulda görev yapan İtalyan öğretmenlerin kendilerinden çok daha yüksek kazanç elde ettiğini vurgulayarak, kurum içindeki gelir dağılımındaki uçuruma dikkat çekiyor. Türk öğretmenlerin açıklamalarında, “Aynı okul, iki farklı dünya” benzetmesi öne çıkıyor.
ÇALIŞMA KOŞULLARI TEPKİ ÇEKİYOR
Türk öğretmenler yalnızca maaşlarda değil, iş yükü ve çalışma şartlarında da eşitsizlik olduğunu belirtiyor. Aktarılan bilgilere göre Türk eğitimciler, İtalyan meslektaşlarına kıyasla daha yoğun ders programı ve daha ağır çalışma temposuyla karşı karşıya kalıyor. Buna karşın aldıkları ücretin çok daha düşük seviyede kalması, öğretmenler tarafından açık bir adaletsizlik olarak değerlendiriliyor.
Öğretmenler, “Bu sadece bir ücret meselesi değil; aynı zamanda kurumsal adalet, saygı ve eşitlik meselesi” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Ayrıca Türk öğretmenlerin okulda Türkiye kültürünün ve eğitim sisteminin temsilcileri olarak görev yaptıkları, uzmanlık ve birikimleriyle eğitimin önemli bir parçası oldukları vurgulanıyor.
ÖĞRETMENLERİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ
Enflasyonun hızla yükseldiği son üç yılda Türk öğretmenlerin gelir kaybı derinleşti. 2022 ile 2025 arasındaki maaş-yoksulluk sınırı karşılaştırması durumu daha görünür hale getiriyor.
2022 Ocak ayında öğretmen maaşının 16 bin 750 TL, yoksulluk sınırının ise 13 bin 843 TL olduğu belirtiliyor. Buna göre maaşlar o dönem sınırın yüzde 20 üzerinde bulunuyordu. Ancak 2025 Kasım ayına gelindiğinde maaş 60 bin TL’ye çıkarken yoksulluk sınırı 97 bin 158 TL’ye yükseldi. Böylece öğretmenlerin geliri artık yoksulluk sınırının yüzde 40 altında kaldı.
Öğretmenler, okul ücretlerinin euro üzerinden yüzde 300 arttığını hatırlatarak, gelirdeki bu kaybın yönetim tarafından göz ardı edildiğini belirtiyor.
İTALYAN VE TÜRK ÖĞRETMENLER ARASINDAKİ ÜCRET MAKASI NE KADAR?
Eğitimcilerin aktardığına göre İtalyan öğretmenlerin aldığı maaş, Türk öğretmenlerin kazancının yaklaşık beş katı seviyesinde. Bu fark, hem çalışma barışını hem de adalet algısını zedeliyor.
Türk öğretmenler, bu dengesizliğin yıllardır sürdüğünü ancak hayat pahalılığıyla birlikte artık dayanılmaz bir noktaya ulaştığını ifade ediyor. Öğretmenler için bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve mesleki bir sorun haline gelmiş durumda.
GREV KARARI ALINDI
Tez-Koop-İş Sendikası ile okul yönetimi arasında yaklaşık dört aydır yürütülen görüşmelerden sonuç alınamadı. Zam oranlarında uzlaşma sağlanamaması, ücret eşitsizliği sorununun çözüme kavuşmaması ve çalışma şartlarıyla ilgili taleplerin karşılanmaması üzerine öğretmenler greve gitme kararı aldı.
Sendika, grev kararını kamuoyuna duyurdu ve 10 Aralık Çarşamba günü yapılacak basın açıklamasıyla detayların paylaşılacağını aktardı. Açıklamanın Beyoğlu’ndaki okul binası önünde yapılacağı belirtildi.
BU KARAR OKULU ETKİLEYECEK
Grev kararının eğitim süreci üzerinde nasıl bir etki yaratacağı merak konusu. Velilerin, öğrencilerin ve okul yönetiminin bu süreçte nasıl bir adım atacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Öğretmenler ise taleplerinin karşılanması halinde normal eğitim faaliyetlerine dönmeye hazır olduklarını ifade ediyor.
Türk öğretmenlerin talepleri gelir adaleti, eşit çalışma koşulları ve sürdürülebilir bir ücret politikası etrafında toplandığı için görüşmelerin yeniden başlayıp başlamayacağı önem kazanıyor. Basın açıklamasının ardından kamuoyu desteğinin artması ve tarafların yeniden müzakere masasına oturması olası görülüyor.
Eğitimciler ise okul yönetiminden yalnızca zam değil, adil ve şeffaf bir yaklaşım bekliyor.
