Haberebakis.com
Ulaş Karasu, Türkiye’de iş cinayetleri verilerine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, her gün en az 6 işçinin hayatını kaybettiğini belirtti. CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Karasu, işçi ölümleriyle ilgili soru önergelerine yanıt verilmediğini ve iş güvenliği denetimlerinin etkinliğine ilişkin soru işaretlerinin sürdüğünü ifade etti.
VERİLER NEYİ GÖSTERİYOR?
Karasu, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmede, Ocak ayında en az 146 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirtti. 2025 yılı genelinde ise en az 2 bin 105 işçinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Karasu, bu verilerin günlük ortalamada en az 6 işçinin hayatını kaybettiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Karasu açıklamasında, işçi ölümlerinin sadece istatistiksel bir veri olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, olayların sosyal ve hukuki boyutuna dikkat çekti. İş cinayetleri verilerinin, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının etkinliği açısından önemli bir gösterge olduğu değerlendiriliyor.
BAKANLIKLARA YÖNELTİLEN SORULAR YANITSIZ KALDI
Karasu, iş cinayetleri ve iş güvenliği uygulamalarına ilişkin olarak hem Türkiye Büyük Millet Meclisi hem de ilgili bakanlıklara soru önergeleri sunduğunu ancak bu sorulara yanıt alamadığını belirtti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yöneltilen sorular arasında, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulanmasına yönelik denetim sayısı, teftişlerin kapsamı ve sektör bazlı denetim programları yer aldı.
Karasu ayrıca, iş kazalarının ardından yürütülen yargı süreçlerine ilişkin bilgi taleplerinin de yanıtsız kaldığını ifade etti. Bu durumun, iş güvenliği uygulamaları ve hesap verebilirlik mekanizmaları açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
SETTE YAŞANAN ÖLÜM VE MADEN FACİASI
Karasu, Aralık 2025’te Rize’de bir dizi setinde hayatını kaybeden Ahmet Emin Yavuk’un ölümüne ilişkin sürecin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. Dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a olayla ilgili çeşitli sorular yönelttiğini ancak yanıt alamadığını ifade etti.
Ayrıca Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden kazasının yıl dönümünde meydana gelen başka bir kazada iki işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Karasu, iş cinayetleri verilerinin iş güvenliği uygulamaları açısından önemli bir tartışma başlığı olduğunu söyledi.
İŞ GÜVENLİĞİ DENETİMLERİ YETERLİ Mİ?
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yürütülüyor. Bu kapsamda işyerlerinin düzenli olarak denetlenmesi, risk analizlerinin yapılması ve iş güvenliği standartlarının uygulanması gerekiyor.
Uzmanlara göre iş güvenliği denetimlerinin etkinliği, iş kazalarının önlenmesinde kritik rol oynuyor. İş cinayetleri verileri, denetim süreçlerinin etkinliği ve işveren yükümlülüklerinin uygulanması açısından önemli bir veri kaynağı olarak kabul ediliyor.
TÜRKİYE’DE İŞ GÜVENLİĞİ
Türkiye’de iş cinayetleri verileri, özellikle inşaat, madencilik, sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşıyor. İş güvenliği uzmanları, riskli sektörlerde düzenli denetimlerin artırılması ve iş güvenliği eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekiyor.
İş kazalarının önlenmesine yönelik uygulamalar, hem işverenlerin yükümlülükleri hem de kamu kurumlarının denetim faaliyetleri kapsamında değerlendiriliyor.
GELECEK SÜREÇ
İş cinayetleri verileri ve bu konudaki açıklamalar, iş güvenliği politikalarının ve denetim süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi tartışmalarını gündeme getirebilir. Meclis’e sunulan soru önergeleri ve kamuoyunda yürütülen tartışmalar, iş güvenliği uygulamalarının gelecekteki yönünü etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor.
İş güvenliği uygulamalarına ilişkin yeni düzenlemeler ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, iş kazalarının azaltılmasına yönelik önemli adımlar arasında değerlendiriliyor.
İş cinayetleri verileri, Türkiye’de iş güvenliği uygulamalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. CHP’li Karasu’nun açıklamaları ve Meclis’e sunduğu soru önergeleri, işçi ölümleri ve denetim süreçlerine ilişkin tartışmaların devam edeceğini gösteriyor. Önümüzdeki süreçte bakanlıkların vereceği yanıtlar ve atılacak adımlar, iş güvenliği politikalarının şekillenmesinde belirleyici olabilir.
