Haberebakis.com
İran’da ekonomik krizle başlayan ve ülke geneline yayılan protestolara ilişkin açıklanan resmi ve bağımsız veriler arasındaki fark dikkat çekiyor. ABD merkezli insan hakları kuruluşları can kaybının 5 bin 459’a yükseldiğini bildirirken, 8–9 Ocak tarihlerinde yaşanan müdahalelere ilişkin ortaya atılan “on binlerce ölüm” iddiası yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
PROTESTOLAR 28 GÜNDÜR SÜRÜYOR
İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle başlayan protestolar, kısa sürede başkent Tahran başta olmak üzere ülke geneline yayıldı. Özellikle Büyük Çarşı çevresinde başlayan gösteriler, artan güvenlik önlemleri ve internet kısıtlamalarıyla birlikte sert müdahalelere sahne oldu.
HRANA’DAN GÜNCEL CAN KAYBI AÇIKLAMASI
ABD’nin Virginia eyaleti merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran genelinde süren protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bin 459’a yükseldiğini duyurdu. HRANA, bir gün önce yayımladığı raporda bu sayının 5 bin 137 olduğunu açıklamıştı.
Kuruluşun verilerine göre, protestolar sırasında 208 güvenlik görevlisi de yaşamını yitirdi. Açıklamalarda, can kayıplarının ülkenin farklı şehirlerinde yaşanan çatışmalar ve güvenlik güçlerinin müdahaleleri sırasında meydana geldiği belirtildi.
GÖZALTI SAYISI 40 BİNİ AŞTI
HRANA’nın paylaştığı bilgilere göre, protestolar kapsamında şimdiye kadar 40 bin 887 kişi gözaltına alındı. Gözaltıların büyük bölümünün Tahran, İsfahan, Meşhed ve Şiraz gibi büyük şehirlerde gerçekleştiği ifade edildi. İnsan hakları örgütleri, gözaltı koşullarına ilişkin bağımsız denetim çağrılarını yineliyor.
TARİHİN EN KANLI İKİ GÜNÜ MÜ?
İran International tarafından yayımlanan ve gizli belgelere dayandırılan iddiaya göre, 8 ve 9 Ocak tarihlerinde ülke genelinde düzenlenen protestolara yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesi, İran tarihinin “en kanlı iki günlük sivil baskısı” oldu. Saha raporları, gizli belgeler ve tanık ifadelerine dayandırılan iddiada, bu iki gün içinde en az 36 bin 500 kişinin öldürüldüğü öne sürüldü.
Bu rakamın, resmi makamların ve bağımsız sivil kuruluşların bugüne kadar açıkladığı sayılardan çok daha yüksek olduğu vurgulandı. İddialar, kısa sürede sosyal medyada ve uluslararası basında geniş yankı buldu.
HASTANELER VE TUTUKLULUK İDDİALARI
Söz konusu belgelerde, güvenlik güçlerinin 400’den fazla şehir ve kasabada protestocularla karşı karşıya geldiği belirtiliyor. İddialara göre, çok sayıda kişi yalnızca sokaklarda değil, hastanelerde tedavi görürken veya gözaltındayken hayatını kaybetti.
Bazı tanık anlatımlarında, yaralı protestocuların hastanelerde hedef alındığı, ailelerin ise yakınlarının cenazelerini alabilmek için yüksek meblağlar ödemeye zorlandığı ileri sürülüyor. Bu iddiaların bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanamadığı da özellikle vurgulanıyor.
GİZLİ RAPORLARDAKİ SAYILAR
İran International’ın aktardığına göre, İran’daki üst düzey güvenlik kurumlarının parlamento ve devlet yetkililerine sunduğu gizli raporlarda da can kaybı sayısının hızla arttığı ifade ediliyor. 20 Ocak tarihli bir raporda 30 binin üzerinde ölümden söz edilirken, 24 Ocak’a gelindiğinde bu sayının 36 bin 500’ü geçtiği iddia ediliyor.
RESMİ AÇIKLAMALARLA ÇELİŞKİ
İran Şehit ve Gaziler Vakfı’na bağlı Adli Tıp Kurumu ise yaptığı son açıklamada, protestolarda güvenlik güçleri ve siviller dahil toplam 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, 2 bin 427 kişinin “silahlı terör grupları” tarafından öldürüldüğü öne sürülürken, 690 kişi hakkında detaylı bilgi paylaşılmadı.
Uzmanlar, resmi veriler ile bağımsız kuruluşların açıkladığı rakamlar arasındaki büyük farkın, İran’daki bilgi akışının sınırlı olması ve internet kısıtlamalarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
Protestoların şiddeti bazı bölgelerde azalmış olsa da, HRANA ve diğer insan hakları kuruluşları yeni vakaların doğrulandığını belirterek ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeye devam ediyor. Uluslararası toplumun bu iddialara nasıl yanıt vereceği ve bağımsız bir soruşturmanın gündeme gelip gelmeyeceği ise merak konusu.
