Hacettepe Üniversitesi’nde öğrenciyken en yakın arkadaşım, dostum, kankam İranlı Muhammad Naqi Abdulhuseyni idi.
Muhammad, İran’da tekstil öğrenimi görmüş, sonra kimya okumak için Türkiye’ye gelip Hacettepe Üniversitesi’ne kaydolmuştu.
İngilizce hazırlık sınıfında Muhammad hayli zorlanıyordu. Bir yandan İngilizce öğrenmeye çalışırken öte yandan Türkçe öğrenmeye çabalıyordu.
Çok iyi bir aile terbiyesi almış, ahlaklı, aydınlık bir kafa yapısına sahipti. O yıllarda İran gayet modern, ekonomisi düzgün, para birimleri Tümen oldukça değerli, ancak demokrasiden uzak Monarşiyle yönetilen bir ülkeydi. Muhammad Monarşiye ve Monark’a karşıydı ama aklının ucundan bile Molla Rejimi geçmiyordu.
Türkçe öğrenmeye çalışırken ben ona Türkçe şarkılar, o da bana Farsça ezgiler öğretiyorduk. Bana öğrettiği bir ezginin nakaratını asla unutamam.
‘’Yeq zaman-i aşığı ruyetuem,
Gafilet tufan-ı derya budiem.’’
Türkçesi,‘’Denizlerde gafilet tufanı kopmadan, bir zamanlar güzel yüzünün aşığıydım.’’
Bazı kelime ya da deyimleri Türkçe söylemek için onun önce İngilizcesini düşünüp sonra Türkçeye tercüme etmeye çalışmasıyla komik ama çok hoş deyimler ortaya çıkıyordu. Dış kapıya, demir kapı, karaborsaya, siyah pazar dediğini unutamam.
Bir gün babası sanayici olan sınıf arkadaşımız Nazan Elgün’e, ‘’Nazannnn, biz yaz tatilinde senin babanın kârhanesinde çalışabilir miyiz?’’ diye sordu. Nazan şaşırdı, yüzü kıpkırmızı oldu. Arkadaşların kimi şaşkınlıkla, kimi gülerek karşıladı soruyu. Aslında babanın ticarethanesinde demek isterken bir pot kırdığını anlayan Muhammad, ‘’Yani Factory, yani Factory’’ (Yani Fabrika) diyerek durumu düzeltti. Rahatlayan Nazan da, ‘’Elbette, isteyen her arkadaşa yaz tatilinde iş verebiliriz.’’ dedi.
1977 yılı yazında Muhammad İran’da evlenecekti. Ortak İranlı arkadaşlarımızdan aldığım bilgiye göre nikah sonrası Hazar Denizi kıyısında balayındayken denizde boğularak hayatını kaybetmiş Muhammad!
Elbette çok üzüldüm, kahroldum. Ama şimdilerde düşündüğümde, iyi ki, İran’da Gafilet Tufanları’nın koptuğunu görmedin be Muhammad.
İyi ki, mollaların İran’ı nasıl yaşanamaz bir ülke hailne getirdiğini görmedin.
İyi ki, varlık içinde yaşayan İranlıların nasıl perişan hallere düştüğünü görmedin kardeşim.
İyi ki, ABD ve İsrail Füzeleri İran’ı vururken Şah’ın oğlu Rıza haininin ‘’ABD size yardım ediyor, ABD size özgürlük getirecek.’’ sözlerini işitmedin be kankam.
Ruhun şad olsun. Mekanın cennet olsun Muhammad…






YORUMLAR