haberebakis.com
Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, TBMM’de dolaşan çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, düzenlemenin teröristlere af yolunu açtığını, partisinin bu yasanın karşısında olduğunu, şehitlerin emanetine, gazilerin mücadelesine, milletin ortak değerlerine sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek, “Geldiğimiz noktada Türk gençliğini vatanına ve bayrağına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi. DYP olarak terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye için üniter Devlet yapısından asla vazgeçilemeyeceğini ifade eden İlkay Şimsek, acıklamasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin ihtiyacı terörü tamamen bitiren, Devletimizin üniter yapısını ve Milli bütünlüğünü tartışmaya açmayan, hukuk devletini güçlendiren, demokrasiyi geliştiren ve milletimizin tamamını aynı adalet anlayışı etrafında buluşturan bir yaklaşımdır. Bu vesileyle bir kez daha ifade ediyoruz ki ayyıldızlı bayrağımızın gölgesinde tek devlet, tek millet, tek vatan ve tek bayrak anlayışı, bizim vazgeçilmez ilkemizdir. Ne mutlu Türküm diyene sözü bu milletin ortak aidiyetinin ve birlik ruhunun en güçlü ifadelerinden biridir. Başta aziz şehitlerimizi minnetle yadediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyor, onların fedakarlıklarının asla unutulmayacağını ve hiç bir siyasi hesabın üzerinde tutulamayacağını bir kez daha vurguluyoruz. DYP olarak terörün tamamen sona erdiği, hukuk devletinin güçlendiği, adaletin herkese eşit uygulandığı, milletimizin birlik ve beraberliğinin daha da geliştiği güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda sorumluluk almaya ve yapıcı katkı sunmaya devam edeceğiz. Vazifemizi unutmadık, unutmayız, Atamızdan aldığımız vazifenin bilinciyle Türk gençliği olarak vatanına ve bayrağına sahip çıkan her Türk ferdini birlik olmaya davet ediyoruz. Bugün küskünlükleri ve ayrılıkları bir kenara bırakıp tek ses olma vaktidir. Vatan için. Bayrak için. Millet için.”
HESAP KİTAP BAŞKA
Terörsüz Türkiye adı altındaki söylem ve uygulamalarının arkasında farklı siyasi hayallerin kurulduğuna vurgu yapan İlkay Şimşek, şu değerlendirmede bulundu: “Burada asıl amaç mevcut iktidarın bir dönem daha iktidarı elinde tutma çabasıdır. Amacına ulaşmak için CHP’yi bölmeyi başaran iktidar şimdi de Yeni Parti engeline takılmıştır. Yeni Parti’nin kongre süreçlerinde yaşanması muhtemel sıkıntılar şimdiden görülüyor, hiç şüphe yok ki bu sıkıntılı süreç iktidarın işine yarayacaktır. Tabi ki Yeni Parti’nin seçime girme hakkını kazanamadığı, doğudaki ve hatta batıdaki sandıkların bile hesabının yapılamadığı bu süreç Cumhur İttifakı için bulunmaz fırsattır, bu gelişmeleri izleyerek erken ya da baskın seçim kararını vereceklerdir. DEM Parti’yi saflarına çekebilmek, en azından Yeni Parti’den uzak tutabilmek için ucu açık bir yasayı da hızla gündeme sokan Cumhur İttifakı bunu başarırsa hemen seçime gidecektir. Sosyo-ekonomik tabloya şöyle bir bakarsak, ülke genelinde toplu konut çalışmaları, yıllardır bitirilemeyen yatırımların yeniden hareketlendirilmesi, çevre yolları, şehir hastaneleri gibi para harcamadan geleceğe yönelik umut veren vaatler ve milletvekilleri ile bakanların seçim bölgelerine dağılması bir baskın seçime işarettir. Ayrıca ekonominin yüksek faiz ile iç ve dış borçlanmaya, yüzde 30’lara çakılan enflasyona daha fazla dayanamayacağı ortadadır. Nihayetinde sistem yüzde 50 artı 1’i dayatıyor, gerisinin hiçbir önemi yok, bu noktada şartlar bir cepheleşmeyi dayatıyor, partileri aşan süreç tabanda birleşmeyi dayatıyor. Demokrasiden yana olanlar ile diğerlerinin saflaşacağı bu süreç, kısa sürede, yani seçim startı verildiğinde, sahada mahalli düzeyde kurulacak ittifaklarla şekillenecek. İşte biz böyle bir ortamda Türk gençliği olarak, vatanına ve bayrağına sahip çıkan her Türk ferdini birlik olmaya davet ediyoruz. Tek ses, tek yürek olmalıyız ki üniter devletimizi koruyabilelim, ilelebet birlik ve beraberlik içinde yaşayabilelim.”
