Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İflas ve konkordatoların önü alınamıyor!

Türkiye’de firmaların konkordato başvuruları son bir yılda hızla arttı. Geçici mühlet alan şirketlerin yaklaşık yüzde 10’u iflas etti.

Türkiye’de firmaların konkordato başvuruları son bir yılda hızla arttı. Geçici

Haberebakis.com


Türkiye’de ekonomik baskılar, maliyet artışları ve borç döndürülemez hale gelen tablo, firmaların konkordato taleplerini hızlandırıyor. 2018 yılından bu yana geçici mühlet kararı verilen 8 bin 822 firmadan 824’ü iflas ederken, özellikle son bir yıldaki hızlı artış dikkat çekiyor. Sadece bu yılın ilk 11 ayında konkordato sürecine giren her 10 şirketten en az biri iflas kararıyla sonuçlandı.

KONKORDATO TABLOSU AĞIRLAŞIYOR
Son yıllarda ekonomide yaşanan dalgalanmalar, şirketlerin mali yapısını derinden etkiledi. Artan maliyetler, finansmana erişimdeki zorluklar ve yükselen borç yükü, birçok firmayı konkordato sürecine yönlendirdi. 21 Kasım 2025 haftasında batık kredi miktarının 541 milyar lirayı aşması, riskin boyutunu daha görünür hale getirdi. İnşaat ve tekstil gibi yüksek maliyet ve nakit akışı baskısı yaşayan sektörlerde sorunlar belirginleşti.

Firmaların konkordato başvuruları son bir yılda belirgin biçimde artarken, geçici mühlet alan şirket sayısı yüzde 41 yükselerek 2 bin 535’e ulaştı. Bu durum, piyasadaki daralmanın işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını gösteriyor.

HER 10 FİRMADAN 1’İ İFLAS EDİYOR
Bu yılın 11 aylık döneminde kesin mühlet kararı alan firmaların yüzde 15’i, geçici mühlet kararı alanların ise yüzde 9’u iflas etti. Böylece konkordato sürecine giren her 10 firmadan en az biri iflasla karşı karşıya kaldı. İflas eden firma sayısı ise kasım ayında, geçen yılın aynı dönemine göre iki katına çıktı.

Uzmanlara göre bu artış, borç çevirme imkanlarının daraldığı, sermaye erimesinin hızlandığı ve nakit akışındaki bozulmanın derinleştiği bir dönemin yansıması olarak değerlendiriliyor.

SEKTÖRLERDE RİSK ARTIYOR: EN BAŞTA İNŞAAT
Konkordato takip verilerine göre, 2025 Kasım ayı sonu itibarıyla en riskli sektörlerin başında inşaat geliyor. 504 firma ile listenin başında yer alan sektörü, 371 firmayla tekstil ve hazır giyim izliyor. Metal ürünleri imalatında 129, gıda sektöründe ise 115 firma konkordato başvurusunda bulundu.

Ekonomistler, inşaat sektöründeki durumu özellikle kritik görüyor. Maliyet artışlarının yüksekliği, proje finansmanında yaşanan sıkışma ve talepteki daralma, sektördeki riskleri artırıyor. Tekstil sektöründe ise hem iç pazar zayıflığı hem de ihracat pazarlarında yaşanan rekabet baskısı dikkat çekiyor.

2018’DEN BU YANA TABLO NASIL DEĞİŞTİ?
KonkordotoTakip verilerine göre 2018’den bu yana geçici mühlet kararı verilen firma sayısı 8 bin 822’ye ulaştı. Aynı dönemde kesin mühlet kararı verilen firma sayısı 5 bin 639’u aştı. Buna karşın süreç her zaman olumlu sonuçlanmadı; konkordato koruması alan 824 firma iflas bayrağını çekti. Ayrıca 4 bin 729 firmaya konkordato başvurusunda red kararı verildi.

Son bir yılda iflas eden konkordato firmalarının sayısı yüzde 50 artarak 217’ye yükseldi. Bu veri, finansal sıkışıklığın artık daha fazla firma için sürdürülemez hale geldiğini gösteriyor.

NEDEN BU KADAR ÇOK FİRMA ZORLANIYOR?
Uzmanlar bu kırılganlığın birkaç temel nedenine dikkat çekiyor:
• Girdi maliyetlerindeki hızlı artış
• Bankacılık sektöründe sıkılaşan kredi koşulları
• Yüksek borçluluk seviyesi
• Nakit akışının bozulması
• Dış piyasalarda talep daralması

Bu unsurlar, özellikle sermaye yapısı zayıf ve finansmana erişim konusunda dezavantajlı firmaları daha kırılgan hale getiriyor. Ekonomistler, konkordato başvurularındaki artışın kısa vadede durmasının zor olduğunu belirtiyor. Finansmana erişim şartları gevşetilmez ve işletme maliyetlerindeki artış frenlenmezse, özellikle inşaat ve tekstil gibi yüksek riskli sektörlerde iflasların artabileceği değerlendiriliyor. 2026 yılında konkordato eğiliminin seyrini, kredi piyasasındaki gelişmeler ve maliyet baskısının yönü belirleyecek.

google-site-verification=pKYdm1P9QWf8S82xedMpcv7sapcdzwpHCvR_FPmt-LI