Haberebakis.com
Şehir yaşamının temposu yalnızca iş saatlerini değil, insanların yürüme hızını da değiştirdi. BBC Science’ta yer alan ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacılarının yürüttüğü kapsamlı bir çalışma, kentlerde yaşayan bireylerin bugün 40 yıl öncesine kıyasla belirgin biçimde daha hızlı yürüdüğünü ortaya koydu.
ARAŞTIRMA NASIL YAPILDI
Çalışma, dünyaca ünlü mimar ve şehir plancısı Prof. Carlo Ratti liderliğinde yürütüldü. Araştırma ekibi, ABD’nin Boston, Philadelphia ve New York kentlerinde yaya trafiğini mercek altına aldı. Aynı noktalar, yaklaşık 30 yıl arayla çekilen görüntüler üzerinden karşılaştırıldı.
YAPAY ZEKÂ İLE 30 YILLIK KARŞILAŞTIRMA
Araştırmacılar, sosyolog William Whyte’ın 1978–1980 yılları arasında kaydettiği arşiv görüntülerini, 2008–2010 döneminde aynı alanlarda çekilen videolarla analiz etti. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde binlerce yayanın adım hızı saniye saniye ölçüldü ve dönemler arası farklar net biçimde ortaya kondu.
YÜRÜME HIZI YÜZDE 15 ARTTI
Analiz sonuçları dikkat çekici bir tabloyu ortaya çıkardı. 1980’lerde şehir içindeki yayaların ortalama yürüme hızı saniyede 1,25 metre olarak ölçülürken, bu hız 2010’lara gelindiğinde 1,41 metreye yükseldi. Bu artış, yaklaşık yüzde 15’lik bir hızlanmaya işaret ediyor.
AYLAK YÜRÜYÜŞ AZALIYOR
Araştırma, yalnızca yürüme hızının değil, sokaklardaki davranış biçimlerinin de değiştiğini gösteriyor. Saniyede 0,5 metreden yavaş yürüyen ve “oyalanan” kişilerde yüzde 14’lük bir düşüş kaydedildi. Bir kilometrelik mesafenin kat edilme süresi ise ortalama 1,5 dakika kısaldı.
HIZIN SORUMLUSU TELEFONLAR MI?
İlk bakışta bu hızlanmanın temel nedeni olarak akıllı telefonlar öne çıksa da veriler farklı bir tablo çiziyor. 2010 verilerine göre, yaya trafiğinde aktif telefon kullananların oranı yüzde 10’un altında kaldı. Bu da hızlanmanın yalnızca ekranlara bağlı olmadığını gösteriyor.
EKONOMİK BASKI VE KENT STRESİ
Uzmanlara göre asıl etkenler arasında kalabalıklaşan şehirler, artan nüfus ve yoğun rekabet öne çıkıyor. Zamanın giderek daha “pahalı” hale gelmesi, yüksek tempolu çalışma düzeni ve sürekli bir yerlere yetişme duygusu, şehir insanının adımlarını hızlandırıyor.
KAMUSAL ALANIN DEĞİŞEN ROLÜ
Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise sokakların işleviyle ilgili. Kamusal alanların sosyalleşme mekânı olmaktan giderek uzaklaşması, bu rolün daha çok kapalı alanlara taşınması, insanların sokakta geçirdiği süreyi azaltıyor. Bu durum, yürümenin daha çok “ulaşım” amaçlı yapılmasına neden oluyor.
SADECE ABD İLE SINIRLI DEĞİL
BBC Science’ın aktardığına göre benzer eğilimler yalnızca ABD şehirlerinde görülmüyor. Daha önce Londra, Tokyo ve Wellington gibi kentlerde yapılan çalışmalar da yürüme hızının son yıllarda yaklaşık yüzde 10 arttığını ortaya koymuştu.
AVRUPA ŞEHİRLERİ DE İNCELENECEK
MIT ekibi, aynı yöntemi Avrupa şehirlerine de uygulamaya hazırlanıyor. Araştırmacıların ironik yorumu ise dikkat çekiyor: “Bu hızlanma böyle devam ederse, yakında yürümek yetmeyecek; koşar adım yaşamaya başlayacağız.” Araştırma, modern kent yaşamının insan davranışlarını fark edilmeden dönüştürdüğünü gösteriyor. Şehirlerdeki bu hızlanma, yalnızca fiziksel bir değişim değil; ekonomik baskıların, zaman algısının ve sosyal hayatın yeniden şekillenmesinin de bir yansıması olarak öne çıkıyor.
