Haberebakis.com
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), HTŞ kontrolündeki ordunun Halep’te başlattığı terörle mücadele operasyonuna ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk’ün haftalık basın toplantısında verdiği mesajda, Suriye hükümetinin yardım talep etmesi halinde Türkiye’nin gerekli desteği sağlayacağı vurgulandı. Açıklama, hem bölgesel güvenlik hem de Türkiye-Suriye ilişkileri açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
HALEP’TE BAŞLATILAN OPERASYON
MSB’nin açıklamasına göre, Halep’te yaşanan son gelişmeler terör örgütlerinin sivil halkı ve güvenlik güçlerini hedef almasıyla başladı. Saldırılarda 4 kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin yaralandığı bildirildi. Bu olayların ardından Suriye hükümeti, kamu düzenini sağlamak ve vatandaşlarının can güvenliğini korumak amacıyla Halep’te geniş kapsamlı bir terörle mücadele operasyonu başlattı.
Yetkililer, operasyonun tamamen Suriye Ordusu tarafından yürütüldüğünü ve dış bir askeri müdahale içermediğini vurguladı. MSB ise sürecin yakından takip edildiğini belirtti.
“SURİYE’NİN GÜVENLİĞİ BİZİM GÜVENLİĞİMİZDİR”
MSB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye’deki gelişmelere yaklaşımı net bir çerçeveye oturtuldu. Açıklamada, “Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir” ifadesi dikkat çekti.
Bu vurgu, Türkiye’nin sınır güvenliği, göç dalgaları, terör tehdidi ve bölgesel istikrar açısından Suriye’deki gelişmeleri doğrudan ulusal güvenlik meselesi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ankara, uzun süredir Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini savunan bir politika izliyor.
“TEK DEVLET, TEK ORDU” VURGUSU
MSB açıklamasında, Türkiye’nin Suriye politikasının temel ilkelerinden biri olan “Tek Devlet, Tek Ordu” yaklaşımına da özel vurgu yapıldı. Bu ilke, ülkedeki tüm silahlı yapıların merkezi bir devlet otoritesi altında toplanmasını ve parçalı askeri yapıların sonlandırılmasını hedefliyor.
Yetkililer, bu çerçevede terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonların desteklendiğini ve Suriye’nin birliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
TÜRKİYE NE ZAMAN DEVREYE GİRER?
MSB’nin açıklamasında en dikkat çekici başlık, Türkiye’nin olası rolüne ilişkin oldu. Açıklamada, Suriye hükümetinin yardım talep etmesi halinde Türkiye’nin gerekli desteği sağlayacağı net bir şekilde ifade edildi.
Bu ifade, Ankara’nın sahaya doğrudan müdahaleden ziyade, resmi ve davet esaslı bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Diplomatik çevreler, bu mesajın hem bölgesel aktörlere hem de uluslararası kamuoyuna yönelik bir denge politikası içerdiğini belirtiyor.
Bu destek; istihbarat paylaşımı, lojistik katkı, sınır güvenliği koordinasyonu ve insani yardım başlıklarında şekillenebilir.
SAHADAKİ SON DURUM
HTŞ kontrolündeki Suriye hükümetine bağlı Harekat Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Halep’in Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahallelerinde SDG hedeflerine yönelik nokta atışı operasyonlar başlatıldı.
Aynı açıklamada, üç mahallede sokağa çıkma yasağı ilan edildiği duyuruldu. Yetkililer, sivillerin zarar görmemesi için insani koridorların açıldığını ve tahliyelerin kontrollü biçimde sürdürüldüğünü bildirdi.
Bu bölgeler, geçmişte de farklı silahlı gruplar arasında yoğun çatışmalara sahne olmuştu. Halep, iç savaşın başlangıcından bu yana stratejik önemi nedeniyle sık sık operasyonlara konu oluyor.
BÖLGESEL DENGELER NASIL ETKİLENİR?
Halep’te yaşanan gelişmeler, sadece yerel güvenliği değil, bölgesel güç dengelerini de etkileyebilecek nitelikte. Türkiye’nin olası desteği, Rusya, İran ve ABD gibi aktörlerin bölgedeki pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir.
Uzmanlara göre, Türkiye’nin açıklaması, doğrudan askeri müdahaleden ziyade “kontrollü etki alanı” stratejisinin bir parçası olarak okunmalı. Bu yaklaşım, sahada fiili varlık yerine diplomatik ve güvenlik temelli koordinasyonu öne çıkarıyor.
Halep’teki operasyonların seyri, Suriye hükümetinin Türkiye’den resmi bir destek talebinde bulunup bulunmayacağını belirleyecek temel faktör olarak görülüyor.
